Mektuplar

Tutsak direnişçiden Suat Kılıç'a...

İzmir'de Gezi Direnişi'nin ardından yapılan operasyonlarda tutuklanan sınıf devrimcisi Serdar Gür, üniversite öğrencilerini ve taraftar gruplarını tehdit eden Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'a açık mektup yazdı. Kendisi de üniversite öğrencisi olan Gür'ün mektubunu sunuyoruz.

Suat Kılıç’a açık mektup

Gençliğin üzerindeki buzlar eriyor. Sermaye iktidarı çözülen suyun altında boğulmamak için yeni hamleler içinde. Ekim ayında kampüslerin öğrencilerle dolması, tribünlerin her şehirde, her hafta öfke dolu gençlerle tekrar tekrar buluşması korkularını büyütüyor.

Her Mahpus Bir…

Canım ablamın, Şengül’ümün bu duyarlılığını hassasiyetini gören koğuşdaşlarımla ve bazı mektup arkadaşlarımla: “Her mahpusa bir Şengül abla lazım!” sonucuna ulaştık.

Günlerdir sevinçler deriyorum.

Emeğin değerinin bilindiğini, hakkının verildiğini görmek, insanın bam başka duygularla donanmasına fazlasıyla yetiyor.

O zaman akıl ve yürek dinginleşiyor; yapılan işlerden alınan zevk ve üretkenlik de bir başka oluyor.

Demir parmaklıklar ve beton duvarlara inat, müthiş bir enerjiyle donanıyorsunuz, adeta pil yutmuş gibi oluyorsunuz.

Dedim ya…

"Burcu Koçlu'ya özgürlük!"

İzmir'de Gezi Direnişi nedeniyle tutuklanan sınıf devrimcisi Burcu Koçlu'nun öğrencilik yaptığı Ege Üniversitesi'nden bir arkadaşının kaleme aldığı mektubu okurlarımızla paylaşıyoruz.

Sınıf kavgasının olduğu her alanda yer alan Gezi direnişçisi Burcu Koçlu’ya özgürlük!

Tarihsel bir dönemden geçiyoruz.

İdamımızı İstediniz..!

Anayasa değişikliği olmasaydı, geçirecektiniz yağlı ilmeği boynumuza…

Yahut, dünyanın başka topraklarında, sizin emperyal efendileriniz oturturlardı bizi elektrikli sandalyeye, akıtırlardı ölümcül zehri damarlarımıza.

Şimdi sömürünün niteliği gereği, böyle ölüm cezalarını gerekli bulmuyorsunuz ama daha ağırını biliyorsunuz: ömür boyu hücre… ve fakat, “öyle bir ibret-i alem olsun ki” diyorsunuz, “Taksim Meydanında sallandırır” gibi büyütsün gözleri ürkü ile.

"Burcu Koçlu'ya özgürlük!"

Gezi Direnişi nedeniyle tutuklanan sınıf devrimcisi Burcu Koçlu, zindanda ölümle burun buruna. Kırıklar F Tipi'nde tutuklu bulunan Gezi direnişçisi Erhan İnal da Burcu Koçlu'nun sağlık durumuna dikkat çekerek serbest bırakılmasını istedi. Erhan İnal'ın mektubunu sunuyoruz.

Burcu Koçlu için hazırlanan bir video...

Sesimizi Duyan Var mı?

Bir gece evde otururken sosyal medyadan birkaç arkadaşımın ‘bu akşam gezi parkında nöbet tutuyoruz’ iletisini yazdığını gördüm. Birkaç saat sonra bu iletiler artamaya başladı ve ben de yakın bir arkadaşımı arayarak Gezi Parkı’nda buluşmayı önerdim, o da kabul etti. Saat gecenin ikisiydi her şey çok sakin ve eğlenceliydi; çoğu arkadaşımız ordaydı. Saat epeyce ilerlemiş artık yatma vakti gelmişti; birçok kişi getirdiği çadırlarda uyuyorlardı.

Tutuklu gazeteci Uysal'dan mektup var

Tutuklu gazeteci Uysal'dan mektup var

Tutuklu Özgür Gelecek gazetesi muhabiri İzzet Uysal, "Biz 'taş zindanlara' doldurulurken; başka eller uzanıyor 'kaldırım taşlarının' kalbine" dedi. Gezi direnişinin ardından tutuklanan Uysal, 'taş duvarlara' inat dışarıyla nefes almaya devam ettiklerini belirtti.

Etkin Haber Ajansı / 25 Temmuz 2013 Perşembe, 11:36

İZMİR- İzmir Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özgür Gelecek gazetesi muhabiri İzzet Uysal, "Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü" dolayısıyla bir mektup yazdı.

Mapusta bir çapulcuyum, siz kardeşlerimi özledim!

Parkı olayları nedeniyle 20 Haziran’da şafak baskınında gözaltına alındı. 23 Haziran’da tutuklanarak Kırıklar F tipi cezaevine gönderildi. Oradan yoldaşlarına bir mektup yazdı. 

Mektup;

Mapusta Bir Çapulcuyum, Siz Kardeşlerimi Özledim!

Mapusa düşeli erkenciyim. Kahvaltı gelmeden kalkıyorum. Gördüğüm gerçeküstü rüyalar pembeye döndü dönecek derken... Kantinden aldığımız çalar saat yeni doğmuş bir kuzu. Gücü bana yetiyor uyanıyorum.

Tutuklu gezi direnişçisi Aydoğan'dan mektup var

Gezi direnişi nedeniyle tutuklanan ESP üyesi Çağrı Aydoğan tutuklu olduğu Edirne F Tipi Cezaevi'nden mektup gönderdi.

EDİRNE- Gezi direnişi nedeniyle tutuklanan ESP üyesi Çağrı Aydoğan'dan mektup var.

Aydoğan'ın Edirne F Tipi Cezaevi'nden gönderdiği mektup şöyle:

"Merhaba dostlar, yoldaşlar!

Öncelikle Taksim ayaklanmasının dinmek bilmeyen coşkusu ile sizleri selamlıyorum. Ayaklanmanın tutsaklarından biri olarak devam eden direniş azminizi görüyor, cesaretli ve onurlu duruşunuzu kutluyorum.

Adalet üzerine

Ankaralı direnişçilerden, Halkevleri üyesi Yener Çıracı’nın 8 Temmuz’da kaleme alıp Sincan Hapishanesi’nden gönderdiği mektubu yayımlıyoruz. “Adalet üzerine” bu mektup yazıldığında, Ali İsmail henüz aramızdan ayrılmamış, Ali İsmail’in ölümünden sorumlu tutulan “zanlılar” karakoldan çay içip çıkmamış, kaçma şüphesi olmayan “palalı” Fas’a kaçmamış, Taksim Dayanışması ve üniversite öğrencilerine yönelik baskınlar yapılmamıştı… – Sendika.Org

Ben Sincan 1 Nolu Hapishanesi’nde kalan, Ankara’da yaşanan isyan sırasında tutuklanan 35 kişiden biriyim.

Hasta tutsak Hakan Gölünç'ten mektup var

Ölüm döşeğine kadar tutacaklar

 

Hakan GÖLÜNÇ / Metris Cezaevi* Güncellenme : 13.07.2013 05:35
Hasta tutsak Hakan Gölünç’ten mektup var: Beynimdeki tümör sağ gözümü kör etti. Sol gözümde de aynı nedenle görme oranı yüzde 24 azalmış durumda. Yine tümör ameliyatından sonra epilepsi hastalığı baş gösterdi ve günde 20 çeşit ilaç kullanıyorum...

 

‘Moral ve maneviyatını yıkın bize öyle getirin’

Merhaba...

Tahliye Sevinci

19 Aralık katliamından sonra hapishanelerde tahliye törenleri de değişti. Her koğuşun/ hücrenin sokaklara gönderdiği arkadaşının ardından tilili çekip sloganlarla uğurlaması kaldı geriye.

Hapishanede sevinç ve hüznün birleştiği noktadır tahliye anları.

Sen yanı başındaki arkadaşını, dostunu, yoldaşını sokaklara uğurlamanın büyük sevincini yaşarken…

O tutsaklıktan kurtulmanın sevinciyle, ayrılmanın arkadaşlarını ardında bırakmanın hüznü bir arada yaşar.

Değişik zamanlarda çok farklı tahliye an’ları yaşadım.

Tutsak Mesut Çeki Kırıkkale F tipinde hak ihlallerini yazıyor

Kırıkkale F tipi'nde hak ihlalleri

Kırıkkale F Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Mesut Çeki, yaşadıkları hak ihlallerini bir mektupla ETHA'ya anlattı. Tecrit hücrelerinde fiziki ve psikolojik şiddetin had safhada uygulandığını belirten Çeki, sohbet, haber alma ve beslenme gibi hakların hapishane yönetimince engellendiğini kaydetti.

Etkin Haber Ajansı / 10 Temmuz 2013 Çarşamba, 16:39

Sincan hapishanesinden tüm kadın direnişçilere selam olsun

Kadın düşmanlarına karşı umudu, sokakta isyana dönüştüren tüm kadın direnişçilere selam olsun!

Gezi Direnişi kısa sürede tüm yurt çapına yayılan bir isyana dönüştü. Tencere tavalarıyla bu isyana ana rengini veren kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesiminden insanlar sokağa çıktı. İsyan bir halk hareketine dönüştü.

Kolay değil elbet 11 yıl… Zulmün ve ölümün iktidarı AKP’nin gerici, faşist, ırkçı, ayrımcı politikalarına maruz kalmak…

Gezi tutsağından mektup!

Dün tutsak, bugün dışarda olan bir çapulcudan mektup var; "Tutuklanmadan önce geçirdiğim 20 gün, 22 yıllık hayatımın en güzel günleriydi"

Merhabalar…

Ben Yusufcan Yıldırım. 18 Haziran sabahı Ankara’da evi basılarak gözaltına alınan ve 22 Haziran’da tutuklanan 22 kişiden biriyim. Avukatların yaptığı itiraz sonucunda 4 Temmuz'da serbest bırakıldım.

Sizlere Sincan’daki Gezi Tutsakları’ndan selam getirdim. Onlar çok güçlüler, moralliler ve hala direnişe devam ediyorlar. Biz neredeysek onlar da bizimle beraberler.

ANKARA BAROSU BAŞKAN ADAYI TUTUKLU AVUKAT SELÇUK KOZAĞAÇLI'DAN MEKTUP VAR

ANKARA BAROSU BAŞKAN ADAYI TUTUKLU AVUKAT SELÇUK KOZAĞAÇLI'DAN ;

Ankara barosu, uzun yıllardır kendisine has sol geleneği ayakta tutan bir meslek örgütü. Aynı zamanda Türkiye Sosyal demokrasisinin hem kadro hem de politika üreten önemli zeminlerinden biri kabul edilebilir. Bu kadrolarla bir çok kez çalıştım ve politikalarını yıllarca eleştirel bir mesafeden izledim.

BU GÜN BARO BAŞKANLIĞINA ADAYIM.

Tutuklu ODTÜ Öğrencisi Yoldaş Aydın'dan Mektup Var!

"Merhaba, ben Ankara'da hukuksuz bir yargılama sonucu tutsak düşen 22 kişiden biriyim. Bugün tutsak edilişimizin 5. günü ve biz ancak bugün 'Bir kağıt ve kalem edinme hakkına' kavuşabildik. Tahminimce yazının size ulaşması 8-9 günü bulacak. Burada iletişim kurabilmek başlı başına bir mesele. İroniktir; ben bu yazıyı yazarken yan hücreden sesler gelmeye başladı bile: "Savunma hakkımız engellenemez!"

Sayfalar