Mektuplar

Mehmet Yamaç'tan mektup var:"13 yıldır tedavim keyfi olarak engelleniyor"

Merhaba;

Size yeraltı nehirlerinin coşkunluğu ve kararlılığıyla tüm engelleri aşa aşa menzile varmaya kenetlenmiş ölümsüz bakışları alınlarımızda hissederek yürüyoruz özgürlük sevdasının güzelleştirdiği duyarlı direngen yüreklerinizi en içten devrimci duygularla selamlıyorum.

Sizin duyarlılığınızı bildiğim için bu mektubu size yazıyorum. Zulüm, baskı, işkence ve insanlık onuruna karşı yapılan bu saldırılara karşı sizleri duyarlı olmaya çağırıyorum.

MAHPUSLARDAN "ÇAPULCULARA" DESTEK MEKTUPLARI GELİYOR

FÜSUN ERDOĞAN'DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI

Dünyanın En Güzel Çapulcularına!

Çöp kovasında ağaç büyütmeye kalkışınca, kollarımı dolayacak bir gövdesi de ne yazık ki olamıyor! Ama siz bakmayın onun cılız, bodur haline. O dünyanın en güzel erik ağacı...

Gebze - BİA Haber Merkezi    21 Haziran 2013,

Ahmet Arif’in dizelerindeki gibi; “Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.”

Deli Dalgalar’la Dayanışma

Deli Dalgalar’ın ilk ürünü hapishanelerden aldıkları mektup ve fotoğraflarla hazırladıkları albümdü. Sonra gönderdikleri bazı fotoğraflar üzerinden tutsakların yazdıkları öykülerden seçilmiş bir kitap çıkardılar.

Deli Dalgalar’ı duymuş olmalısınız.

Beş yıllık bir tarihi var.

Yolu hapishanelerden geçmiş bir grup kadın ve erkeğin başlattığı; tutsaklarla dayanışmak isteyen gönüllü her bireyin kendine yer bulabileceği bir inisiyatif.

Bir dernek değildir.

Herhangi bir mekânları da yok.

Tayyar Eroğlu Mektup Yasaklarını ve Görüş Günleri Çocukları Anlatıyor

TAYYAR EROĞLU MEKTUP YASAKLARINI VE GÖRÜŞ GÜNLERİ ÇOCUKLARI ANLATIYOR

1 No’lu F-Tipi Cezaevi A-7 19  Sincan ANKARA

Merhaba Adil Heval

Umuyor ve diliyoruz ki her bir şey oldukça iyidir. Bizlerde gayet iyiyiz. En kötü olanlarda dahi (imha, soykırım, işkence, katliam) gülümsemeyi eksik etmeyen, onu, mücadelenin bir aracına dönüştüren kültürün üyesi olmanın bir ürünü bu iyi oluşumuz.

Tutsak Ressam Ahmet Bilge Hatay'lı arkadaşlardan bilgi istiyor

AHMET BİLGE E TİPİ CEZAEVİ C-4 ELBİSTAN K. MARAŞ

Sevgili Adil heval

Dilerim iyisin. Önce dergileri, ardından da kartlarını aldım. Teşekkür ederdim.

Çalışmalarımın kurduğunuz sitede paylaşıldığını, bu hususta son derece ilgili olduğunuzu kardeşim Emel de belirtmişti.  Genel manada bir ilgi-duyarlılığınız var cezaevlerine ilişkin; bu, bu cephede sevgi-saygı yeşertiyor. Zira ilgili olma iddiasıyla kurulan birçok kurum bile o denli ilgisiz ki.

7 Yıldır tutsak olan gazeteci Füsun Erdoğan'dan faks var

7  Yıldır tutsak olan,

tahliye beklerken savcının müebbet hapis istediği gazeteci Füsun Erdoğan’dan faks var.

Gön: Füsun Erdoğan                                                                            

Kadın Kapalı Hapishane A-8                                                               

Gebze Kocaeli                                                                                        

            Sevgili Adil;

Cebrail Çokta'dan Mektup ve Resimler

Merhaba Berdan Arkadaş 

Yürekten kucak dolusu selamlar,sevgiler,saygılar dilerim her zaman ki gibi.Sağlıgın ve moralin yerindedir bizlerde iyi sayılırız.

Degerli Berdan Arkdaş gönderdigin yürekten sıcak satırlarını aldık,eline ve emeğine sağlık.Çizimlerim sağlam sana ulaşmasına sevindim.Karakalem çizimleriyle beraber Mehmet hewalin mektubuna 1 mayıs kartı çizmiştim umarım çizim sağlam ulaşmıştır.Zira bazılarına yasak getirildi.

Cevat Yerdegül'den Mektup Var: "Arkadaşlarla bir araya geldiğimizde geleceğe dair düşlerimizi seriyoruz orta yere"

 Sevgili Adil merhaba,

Gönderdiğin yeni kitabını aldım, çok teşekkür ediyorum. Yaşadığımız sürgün nedeniyle daha önce gönderdiğim mektubumun eline ulaşıp ulaşmadığı tereddüdünü yaşarken, kitabı elimde buldum. Güzel bir sürpriz oldu, bundan son derece sevinç duyduğumu söylemeliyim.

Kitabun içeriği ve biçimi hakkında muhakkak ki bir çok şey söylenecek ve bir çok yorum da yapılacaktır, yapılmalıdır da. En azından hitap ettiği duyarlı kesimler içinde ilgi gösterme bağlamında bir karşılığı olacaktır düşüncesindeyim.

“Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi...”

FÜSUN ERDOĞAN'DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI

“Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi...”

Hapishane kapılarında büyümenin ne mene bir şey olduğunu çarpıcı örnekleriyle anlatan sevgili Adil Okay’ın Nota Bene Yayınları’ndan çıkan “Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi…” kitabını okumanızı öneriyorum.

Babası Adil Okay’ın kızı adına yazdığı mektuplarla tanıştım şirinem Öykü ile…

Vefasızlığın, incelikten ve sevgiden yoksun yabancılaşmanın insanın içini üşüttüğü bir süreçte kapımı çalmıştı Öykücük!

Zeliha Bulut'tan Mektup Var

9 Nisan 2013 - Salı

Sevgili Öykü, Tülin ve Adil Merhaba!

Sevgili Adil. Nasılsın diye sormama fırsat vermeyecek kadar, sık yazdığın için sormuyorum :)

Kartını geçtiğimiz hafta almıştım; “yayında yardımcı olamasam da, değerlendiririm” diye not düşmüştün. Nasıl sevindimmm!

Ben pek bu işleri , ortamı anlamam, dışarıdan çok uzun süredir kopuğum. O nedenle sen taşra demişsin Mersin'e ne bilirim ki! Ama bugün senden bir faks ve kart aldım, sol yumruğumu kaldırdım, “İşte bu! İşte bu!” dedim.

A.Vahap Narin'den Mektup Var: "İdaremiz sağolsun bizi rahat bırakmak istemiyor"

 Sevgili Adil Arkadaşım merhaba;

 

Baharın gelişiyle birlikte küçük penceremizden sızarak ve süzülerek bizlere ulaşıp mis kokularıyla kendi bedenimizin damarlarına yerleşerek ve verdiği ruhla en derin duygularımla sizleri selam, saygı ve sevgilerimi iletiyor, yaşam ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

"13 yaşındaki Ahmet Yıldız'ın hayata veda edişi çok acı olduğu kadar herkesi düşündüren bir ölüm şeklidir!"

Sevgili Adil;

12 Mart tarihli kartını aldım. İçinde, sevgi ve dostluk harmanlandığını söylemeye gerek yok. Yoğun gündem arasında bu tarafa bakmaktan da ayrılmıyorsun. Çok sağol. Bu çalışmaların güzel günlere vesile olsun.

Vahap Narin'den Mektup Var

18.03.2013 Pazartesi

Merhaba Sevgili Adil Arkadaşım

İyi olmanız umuduyla en derin duygularımla selam, saygı ve sevgilerimi iletirken özgürlüğün, barışın, baharın gelişini müjdeleyen Newroz Bayramı'nızı en derin duygularımla kutluyor ve tüm insanlığa barış kardeşlik ve huzuru getirmesini diliyorum.

Roza Yaruk'tan Mektup Var

ROZA'DAN MEKTUP

Darbeler ve barışa şahitlik eden bir eylül gününde, henüz ailemin göçe zorlanmadığı Silvan topraklarında bir Kürt ve kadın olarak dünyaya geldim.
Yaşamla daha güçlü mücadele etmem gerekeceğinden olsa gerek, Roza adını almışım.Yaşamla tanıştıkça, adımı kimden miras kaldığını öğrenmem beni Rosa LUXEMBURG ve arkadaşlarının açtığı yolda yürümeye ve yeni yollar keşfetmeye yöneltti.

Zeliha Bulut'tan Mektup Var: "Papatya Zamanı Görüşmek Üzere"

Sevgili Adil, kartını alır almaz annelere yazdım ama ne yaptılar bilmiyorum. Adresini de verdim, iç posta ile ulaşabileceğim analara senin çalışmanı anlattım. Yazıp yazmadıklarını bilmiyorum. Buraya Batman, Diyarbakır'dan gelen anaların bir ikisi tahliye oldu. KESK'li anneler ve sürgün gelen anneler kalmıştı. Onlar çok zorlanıyorlar, dil sorunu yaşıyorlar. Ziyarete gelen giden olmuyor.

Hüseyin Uzundağ'dan Mektup Var: "Newroz Piroz Be"

Tarihin kanlı ve karanlık sayfaları, sıcaklığı bugüne varan görkemli ateşlerin izini taşıyor. O sayfaları nasırlı eller çevirdiğinden beri bize ait gözlerin, koca ellerin, güneşte kavrulmuş tenlerin ışıltısı vuruyor bilincimize. 21 Mart insanlığın doğa ile birlikte ayaklandığı gün! Demirci Kawa, ocağındaki ateşi dağlara taşırdığında arkasından bir halk yürüdü. Zulmün adı Dehaq'tı. Ve Dehaq karanlığa gömüldü.

(...)

Sayfalar