Mektuplar

Gönül Bulut yazdı: Umarım sesimizi birileri duyar da yönünü bu zulümhanelere döner.

“Açık görüşüne giderken kullanmak için elime birkaç peçete aldım. “Açık peçete götüremezsin, yasak” dediler. “Alerjim var, kapalı peçeteyi süs için mi götüreceğim, kullanacağım” ısrarım duvara çarptı kaldı. Bazı yasaklar artık akılla, mantıkla açıklanacak gibi değil. Ve katmerlenerek devam ediyor. Umarım sesimizi birileri duyar da yönünü bu zulüm hanelere döner. Bize düşen, hep olduğu gibi inancı kuşanarak direnmek ve yine direnmek. “

Tutsak karikatüristlere kendi çıkardıkları dergi "Golik" verilmiyor.

Tutsakların karikatürlerinden - çizimlerinden oluşan "Golik" dergisi, Mehmet Boğatekin ve bir grup tutsak yoldaşı tarafından yıllardır çıkarılıyor. OHAL bu kez karikatürü vurdu. Golik çizerlerine son sayı yasaklandı. Ekte paylaştığımız mektupta Boğatekin'in konu hakkında yazdıklarını okuyabilirsiniz.

 

22 Yıllık Tutsak Hapishanedeki FETÖ'cüleri Sürgün ve OHAL'i Yazdı

“Kaldığımız her koğuşta yaşadıklarımızdan dolayı birkaç ay belki yeter psikolojimizi düzeltmeye. Cezaevinin yarısını boşaltmışlar FETÖ’cülere ayırmışlar. Diğer taraftan tahliyeler, denetime çıkanlar, açık cezaevine geçenler mevcut. Bu durumlar psikolojimizi iyice alt üst ediyor. Hocam kusura bakmayın sorunlarımızı böyle uzun uzadıya yazdım. Ama yazamadıklarım çok daha fazla. Ohal’den dolayı “yazamazsınız” diyorlar. Burada böyle nasıl devam edilir bilmiyorum.

Sürgün mektubu: YENİDEN SIRTINDA HEYBE YOLLARA DÜŞMEK PAYIMIZA DÜŞTÜ...

“Ve  yine kapınızı bir sürgün-sevk öykümü paylaşmak için çalıyorum. “Görülmüştür”de görmek isteyenlerle paylaşmak isterim yeni memleketin fi hallerini! Tabi “Görülmüştür” gözüyle bakanlar nasıl görür ve gördüğü \ okuduğunun karşısında neler hisseder, nelere yoğunlaşır, yaşamlarında anlatılanlar ne kadar kalıcı ve onların yüklü olduğu vb. sorulara cevap bulamayacak olsak da, yine de “Görüldü”yü görmek isteyenlere buradan da selam olsun.”

Tutsak Kinyas Ataman Hiç Beklemediği Anda Gelen Mektubun - Kitabın Heyecanını yazdı

“Sizlere sevgi yüklü kelimeler çıkarmak güç olsa da, yüreğimizdeki sevgiyi tahmin edebilirsiniz. Hele “bizlere yolladığınız esintiler” yürek bağını daha da güçlendirmiştir. Zindan yaşamında da en güzel duygu budur: Hiç beklemediğin anda tanımadığın yoldaşlardan, dostlardan ve yazarlardan bir mektup veya kitap esintisi  farklı bir duygu yaratmaktadır.

Tutsak Yazar Sürgüne Tecrite Rağmen Sevginin Gücünü Yazıyor

“Ben sevginin gücüne inanırım. İnsanların sevgi ile en büyük zalimliği altedebileceğini biliyorum. Bizi sevgisizliğe mahkum etmek isteyenlere inat herkesi daha çok seveceğim. Bize sürgün belletilen diyarları sevgi yumağına dönüştürmek için elimden gelen tüm çabayı sarfedeceğim. Dostlar üzülmesin, canlar yanmasın biz bütün zamanlarda ve mekanlarda birlikteyiz, birlikte olacağız. Sesimizi, yüreğimizin sıcaklığını hep ulaştıracağız sizlere.

Hücresini Yakan Kadın Tutsaktan Mektup Var

“Kartında bir isteğin vardı. Dışarıda olsan neyin fotoğrafını çekerdin demiştin. Okuduğumda şunu söyledim; “bakınca bütün hücrelerimin aydınlık ve ferahla dolacağı bir soluğun fotoğrafı”. Çok soyut değil mi? Niye öyle dediğimi anlatayım. Buradaki hak gasplarına karşı hücremi yakmıştım. Ve 2 haftadan fazla yanık hücrede kaldım. Her yan is ve her solukta onu çekiyorum. Sadece 1 saatlik havalandırma saatinde çıkıyorum. Senin mektubun da o an geldi...

Ergin Doğru yazdı: Onlarca Dersim'li Gülünç Suçlamalardan Zindandayız...

"Düzmece polis fezlekesinde baraj karışıtı eylemlere katılmak, Dersim 38 Katliamı Anmaları'na, 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne katılmak, kalekol yapımına karşı çıkmak, Roboski Katliamı'na karşı çıkmak ve genel siyasi gelişmelere ilişkin düşünce açıklamakla suçlanıyorum. Bahsedilen konulardan yargılanmak sanırım sadece bu ülke hukukuna has bir anlayış. Gülünç ve absürd gözükse de bu suçlamalardan ceza alan ve yargılanan onlarca Dersimli'nin olduğunu unutmamak gerekiyor.

DİSK'in Tutuklu Tek Yöneticisi Yazdı: SESİMİZİ DUYUN DUYURUN

“ Ben Barış ARAS, Izmir Disk Genel-İş Sendikası 2 No‘lu Şube Yöneticisi'ydim tutsak düşmeden önce. Evet  DİSK‘in tutuklu tek yöneticisiyim. Tutuklandığımda 5 yaşında olan oğlum Ulaş, şu an 9 yaşında ve zulmü benden daha yoğun yaşıyor. En azından İzmir‘de her hafta görebildiği babasını şimdi imkansızlıklar nedeniyle, okulun aksamaması için kaç ayda bir görecek? Sürgün sonrası babasının yüzünde, ellerinde şişlik ve morlukların nasıl olduğunu çok iyi anlayabiliyor.

Tutsak Yazar Serdar Koç, Elbistan Hapishanesi'nden Yazdı: Kimler tahliye oldu?

“En son yolladığınız karpostalları aldım. Teşekkür ediyorum. Bu vesileyle ben de size ilk yazımsal çalışmam olan romanımı yolluyorum... Cezaevindekilere dair duyarlılığınız ve oluşturduğunuz inisiyatif takdire şayan. (...) Bu arada toplumun canını acıtan niceleri, yine kestirmeden özgürlüklerine kavuştular. Biz ise lağvedilen DGM’lerin verdiği cezaların ceremesini çekiyoruz hala...

Tutsak Murat Kur Edirne Hapishanesinden Kamuoyuna Sesleniyor

“Bizler zindanlardan sesimizi yükselterek, karşılaştığımız her tür insanlık dışı uygulamaya karşı direnip haklarımızı koruma mücadelemizi sürdürürken dışarıda da demokrasi-devrim güçlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, sanatçıların, insan hakları savunucularının, tutsak örgütlülüklerinin ve tutsak ailelerinin OHAL merkezli saldırı ve hak gasplarına karşı duyarlı olmalarını öneriyor ve çağırıyoruz.”

Bandırma'ya Sürülen Tutsak Yazar Ziyaretçi Talep Ediyor

“Dedim ya, alıştık artık alışılmaması gereken bu mekanlara. Aslında alışma, yola revan olunduğunda ölüm ve yaşam arasında gidip gelen bir sarkaç misali tüm benlikte hissedilmekten kaynağını bulmakta. Tabii en büyük eziyet ailelere. O kadar uzağa gelmeleri çok zor. Anamı artık ayakları kendisini taşıyamadığından dolayı, Siirt'e bile tekerlekli sandalyeyle anca getirebiliyorlar. Ya Balıkesir tarafları? Doğrusu Ege ellerinde -Balıkesir- hiçbir akrabamızın olmadığı bölgelerden biri. Yol yok, iz yok.

Tahliye Edilip Geri Tutuklanan Hasta Tutsak İsmet Ayaz'dan mektup

Görülmüştür sayfalarında geçtiğimiz yıllarda sıkça mektubuna ve Çölyak hastalığı dolayısıyla çektiği sıkıntılara yer verdiğimiz İsmet Ayaz, hastalığı nedeniyle tahliye edilmişti. Çıktığında bizi aramış ve teşekkür etmişti. O da Hasan Gülbahar gibi, kısa bir özgürlük zamanından sonra yeniden tutuklandı.

İsmet Ayaz'ın mektubunu ekte paylaşıyoruz.

iletişim:

İSMET AYAZ 

L TİPİ KAPALI CEZAEVİ D- 5 KOĞUŞU 

Silivri’den yansıyan “Tutsaksan, devrimciysen, kadınsan her türlü işkenceyi hak ediyorsun”

Fiziki müdahaleleri de erkek personel yapıyor. Ben iki kez bu şekilde saldırıya uğradım.. Hakkımızı aradığımızda gardiyanlar bize ‘biz devletiz, devlete ayıp olmaz’ vb. şeyler de söylüyorlar. Erkek personelle tartıştığımızda ‘kadınların bize gücü yetmez” diyorlar.

Tutsak Yazardan Mektup: “Bir türbülanstayız adeta. Herşey ve heryer sallantıda."

 

 

Bir türbülanstayız adeta. Herşey ve heryer sallantıda. Tıpkı çocukken meyve bahçelerine dalıp biraz erik ve kaysı çalıp yemek için ağaca tırmanıp sonra da bahçe sahibi tarafından ağaçta yakalanıp, bahçe sahibinin işin keyfini çıkarmak için aşağıdan meyve ağacını sallayıp bizi düşürmeye çalışması gibi. Tutunduğun dala iyi sarılmak lazım...

ÜZERİNDE PUŞİ VE PARKA OLDUĞU İÇİN TUTUKLANAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNDEN MEKTUP VAR

Kuşların kanadı  kırılırsa yaşayamaz, atların ise bacakları, insanın ise özgürlüğü elinden alınırsa yaşayamaz! Hayatımı her daim bu inanç doğrultusunda şekillendirdim. Bağımsız, özgür, demokratik bir Türkiye kuşkusuz en büyük hayalimdi ve bu hayalimi bir çocuğun annesini sevdiği gibi yüreğimde her geçen gün büyüttüm. (…)

Sayfalar