Adil Okay

Sizin Hala Bir Mektup Arkadaşınız Yok mu?

HASTA TUTSAK AYNUR’UN YEŞİL YAPRAĞI

Aynur Epli, “Özgürlük ve Eşitlik” talebini yüksek sesle söylediği için 18 yıldır zindanda. İçeride büyümüş deyim yerindeyse. El yordamıyla yön tayin etmeye çalışmış. Daracık hücresinde eline geçen kitapları okumuş. Günde birkaç saat gökyüzüne bakma imkânı olmuş. Beraber olduğu koğuş-hücre arkadaşlarıyla paylaşmaya çalışmış bildiklerini.

Fatma Tokmak Ölüyor… Duyuyor Musunuz…

Çocukluğumda asfaltın henüz girmediği dar sokak aralarında “Destancı”lar gezerdi. Trafik kazasında bir ailenin yok oluşu ya da genç yaşta amansız hastalığa yakalanan bir çocuğun yaşam öyküsü gibi trajedileri süsleyip –püsleyip ağıt-türkü formatında okurlardı. O sırada evde olan kadınlar, erkekler, çocuklar Destancı’yı sesinden tanır hemen dışarı çıkar dinlerlerdi. Destan bitince yaşlı gözlerle 5-10 kuruş verip tek sayfaya dökülmüş “destan”ı satın alırlardı.

Velhasıl o dönemde tanımadığımız insanlar için gözyaşı dökerdik.

Adil Okay yazdı: Salim Turgut’un ’Ömrüne Sığamayanlar’

‘’Bugün ‘demokrasiye geçildi’ masallarının anlatıldığı ülkemizde, başta F tiplerinde olmak üzere tüm hapishanelerde ‘Ten’e ceza yok’ denilirken, Tin’e eza tüm şiddetiyle sürmektedir. Sistemin, ‘mübalağa’ sözcüğünün yetmeyeceği insafsız izansız, insanlık dışı uygulamaları biçim değiştirerek devam etmektedir.’’ 

BİRGÜN, CUMHURİYET, EVRENSEL VE ÖZGÜR GÜNDEM YASAKLANDI MI?

“Geçtiğimiz ay birçok mahpusa okuduğum (legal) dergi ve gazete ekleri yollamıştım. Paketlerden biri de tutsak yazar Sami Özbil’e gitti. Dün postacı kapımı çaldı ve Özbil’e yolladığım paketi geri getirdi. Pakete baktım, genellikle “Sevk edildi- bu adreste bulunmuyor” ibaresi olan mühürle iade yapılırdı ama bu kez durum farklıydı. El yazısıyla “Adrese iade” yazılmış ve açıklama olarak matbu bir kâğıt yapışmıştı. Üzerinde “CTE GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN 10/11/2014 TARİHLİ VE 172740 SAYILI YAZISI GEREĞİ ALINMAMIŞTIR” yazıyordu.”

HASAN GÜLBAHAR YALNIZ DEĞİLDİR- TÜRKİYE’NİN NELSON MANDELA’LARINDAN HASAN GÜLBAHAR ZİNDANDA

Bu gün akıl almaz bir haberle daha sarsıldık. Dört yanımız kan gölü haline gelmişken, AKP hükümeti 21 yıl sonra ülkeyi yeniden sıkıyönetimle, sokağa çıkma yasağı ile karartırken Hasan Gülbahar’ın önce gözaltına alındığını ve sonra apar topar hapishaneye götürüldüğünü öğrendik. Gülbahar’ın son olaylar nedeniyle tutuklandığını sanırken anladık ki olay farklıymış. Daha doğrusu ortada olay falan yokmuş.

Sayfalar