Adil Okay

HASTA TUTSAKLAR ÖLÜYOR… BUGÜN DE HÜSEYİN DİNÇ…

22 yıldır mahpus olan hasta tutsak Hüseyin Dinç yaşamını yitirdi. Dinç, İHD ve diğer kurumların çağrısına rağmen son ana kadar tahliye edilmedi.

Devletin hasta tutsakları pazarlık objesi olarak gördüğünü dolayısıyla onları bilerek ölüme yolladığını defalarca yazdık. Bu konuda eylemler yaptık, imza kampanyaları düzenledik. Ama ne yazık ki sonuç alamadık.

Sizin Hala Bir Mektup Arkadaşınız Yok mu?

HASTA TUTSAK AYNUR’UN YEŞİL YAPRAĞI

Aynur Epli, “Özgürlük ve Eşitlik” talebini yüksek sesle söylediği için 18 yıldır zindanda. İçeride büyümüş deyim yerindeyse. El yordamıyla yön tayin etmeye çalışmış. Daracık hücresinde eline geçen kitapları okumuş. Günde birkaç saat gökyüzüne bakma imkânı olmuş. Beraber olduğu koğuş-hücre arkadaşlarıyla paylaşmaya çalışmış bildiklerini.

Fatma Tokmak Ölüyor… Duyuyor Musunuz…

Çocukluğumda asfaltın henüz girmediği dar sokak aralarında “Destancı”lar gezerdi. Trafik kazasında bir ailenin yok oluşu ya da genç yaşta amansız hastalığa yakalanan bir çocuğun yaşam öyküsü gibi trajedileri süsleyip –püsleyip ağıt-türkü formatında okurlardı. O sırada evde olan kadınlar, erkekler, çocuklar Destancı’yı sesinden tanır hemen dışarı çıkar dinlerlerdi. Destan bitince yaşlı gözlerle 5-10 kuruş verip tek sayfaya dökülmüş “destan”ı satın alırlardı.

Velhasıl o dönemde tanımadığımız insanlar için gözyaşı dökerdik.

Adil Okay yazdı: Salim Turgut’un ’Ömrüne Sığamayanlar’

‘’Bugün ‘demokrasiye geçildi’ masallarının anlatıldığı ülkemizde, başta F tiplerinde olmak üzere tüm hapishanelerde ‘Ten’e ceza yok’ denilirken, Tin’e eza tüm şiddetiyle sürmektedir. Sistemin, ‘mübalağa’ sözcüğünün yetmeyeceği insafsız izansız, insanlık dışı uygulamaları biçim değiştirerek devam etmektedir.’’ 

Sayfalar