Cumhuriyet Gazetesi

Avukattan acı itiraf: Korktum, işkenceye sessiz kaldım

 

46 sayfalık raporda “Avukatlar, sağlık personeli, gözaltından bırakılmış kişiler ve gözaltında tutulanların ailelerinin gözaltında işkence ve kötü muameleyle ilgili 13 vaka anlattıkları” belirtilerek görüşülen 40’ı aşkın kişinin isimlerinin “güvenlik gerekçesiyle” gizli tutulduğu ifade edildi. Raporda görüşmelerin, bu kişilerin “kapsamlı gözaltılarda sıranın kendilerine gelmesinden korktuklarını söyledikleri bir ortamda gerçekleştirdiği” ifadesi de yer aldı.

"Oğlumu Tanıyamadım"

 "4 Ağustos tarihinde oğlum ve iki hücre arkadaşını ellerinden ve ayaklarından kelepçeleyerek çırılçıplak soyup süngerli odaya atmışlar. 4 saat bu süngerli odada en az altmış kişi gelip tekme, tokat, yumruk, cop gibi buldukları her araç ve yöntemle oğlum ve hücre arkadaşlarını döverek işkence etmişler."

Darbe girişiminin ardından Sincan Cezaevi’nde yer açmak için başka cezaevine nakledilen hükümlünün annesi, oğlunun yaşadıklarını Cumhuriyet’e anlattı.

Mersin İHD: 'Cezaevlerinde hak ihlalleri artıyor'

"İçinde AK Parti ve Tayyip kelimesi geçen mektuplar suç unsuru sayılıyor. Cezaevleri Nazi kamplarına çevrilmeye çalışılıyor. Suç işleyen görevlileri uyarıyoruz. İşlediğiniz suçlar için er geç yargının önüne çıkacaksınız. Bunun takipçisi olacağız." 

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, OHAL ilan edilmesinin ardından cezaevlerindeki hak ihlalleri konusunda derneğe başvuru sayısında büyük artış olduğunu açıkladı.

Mahpusane mektubudur - İçi yanıktır

Gazetedeki posta kutusuna elinizi uzattığınızda dergi, broşür, kitap, mektup kalabalığının içinde onları hemen tanır, ayırt edersiniz: “Mahpusane mektubu”durlar.
Çok eski günlerde masum aşk mektuplarının ucu “Senin için yanıp tutuşuyorum” anlamında hafiften yakılırdı. “Ah yine yakmış yar mektubun ucunu” diye türküleri bile vardır.
Mahpusane mektubunun ucu yakılmaz. Ama bilen bilir, "içi" yanıktır…

Sayfalar