Cumhuriyet Gazetesi

Esra Özakça eşi Semih Özakça'ya son ziyaretini anlattı: Görüşümüz veda gibiydi

57 gündür açlık grevi yapan ve ev hapsine çarptırılan Esra Özakça, 132 gündür açlık grevinde olan eşi Semih Özakça'yı son ziyaretini anlattı. Özakça 'görüşümüz veda gibiydi' dedi.

İşte  Esra Özakça'nın gazeteduvar.com'dan Serkan Alan'a son ziyareti anlattığı  röportajdan başlıklar;

 "59 kiloya düştü. Son görüşmemiz veda gibiydi"

Hayatının ilk gününde gözaltı

Meryem Çiftçi, ‘Terör örgütü propagandası’ yapmak suçlamasıyla 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

***

Meryem Çiftçi, ‘Terör örgütü propagandası’ yapmak suçlamasıyla 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası Yargıtay tarafından onanan Çiftçi, önceki gün doğum yaptığı Özel Güney Hastanesi’nde doğan bebeğiyle beraber gözaltına alınıp, geceyi karakolda geçirdi.

Miraz bebek, ilk doğum gününü cezaevinde geçirdi

Gülistan Diken Akbaba ile birlikte 7 aylıkken cezaevine giren Miraz bebek 1 yaşına girdi. Miraz bebeğin ailesi ve çok sayıda kişi Maltepe Beşçemeler Meydanı’nda Miraz bebek ve cezaevindeki tüm çocuklar için balon uçurdu. Miraz bebeğin babası Cengiz Zaza Akbaba, “Umarım Miraz’ın 2’nci doğum gününü annesi ile birlikte kutlarız” dedi.

 

***

TAYAD'ın raporu: Tecrit artarak sürüyor

Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği’nin (TAYAD) Mart-Nisan 2017 raporuna göre, F tipi cezaevlerinde hak ihlalleri artarak devam ediyor.

Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği’nin (TAYAD) Mart-Nisan 2017 raporuna göre, F tipi cezaevlerinde hak ihlalleri artarak devam ediyor. Rapor, tutuklu ve hükümlülerin, yaşadıklarını yazdıkları mektuplara dayanıyor. Tutuklu ve hükümlülerin, mektuplarındaki “Tecrit uygulanıyor. Sohbet yok, dergi yok, mektup yok ama her zaman saldırı, disiplin cezaları var” ifadeleri dikkat çekti.

5 çocuğa işkence sümen altı... Kod adı başkan

Savcılık, Adana E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu 5 çocuğa işkence yaptıkları ileri sürülen dört infaz koruma memuru hakkında açılan soruşturmayı kapattı. Doktor raporlarına rağmen savcılık “yeterli delil” olmadığına karar verdi. Gördükleri şiddeti anlatan çocuklardan biri olan İ.E. cezaevi personeline ‘başkan’ diye hitap edildiği için isimlerini bilmediğini söylemişti.

Avukattan acı itiraf: Korktum, işkenceye sessiz kaldım

 

46 sayfalık raporda “Avukatlar, sağlık personeli, gözaltından bırakılmış kişiler ve gözaltında tutulanların ailelerinin gözaltında işkence ve kötü muameleyle ilgili 13 vaka anlattıkları” belirtilerek görüşülen 40’ı aşkın kişinin isimlerinin “güvenlik gerekçesiyle” gizli tutulduğu ifade edildi. Raporda görüşmelerin, bu kişilerin “kapsamlı gözaltılarda sıranın kendilerine gelmesinden korktuklarını söyledikleri bir ortamda gerçekleştirdiği” ifadesi de yer aldı.

"Oğlumu Tanıyamadım"

 "4 Ağustos tarihinde oğlum ve iki hücre arkadaşını ellerinden ve ayaklarından kelepçeleyerek çırılçıplak soyup süngerli odaya atmışlar. 4 saat bu süngerli odada en az altmış kişi gelip tekme, tokat, yumruk, cop gibi buldukları her araç ve yöntemle oğlum ve hücre arkadaşlarını döverek işkence etmişler."

Darbe girişiminin ardından Sincan Cezaevi’nde yer açmak için başka cezaevine nakledilen hükümlünün annesi, oğlunun yaşadıklarını Cumhuriyet’e anlattı.

Mersin İHD: 'Cezaevlerinde hak ihlalleri artıyor'

"İçinde AK Parti ve Tayyip kelimesi geçen mektuplar suç unsuru sayılıyor. Cezaevleri Nazi kamplarına çevrilmeye çalışılıyor. Suç işleyen görevlileri uyarıyoruz. İşlediğiniz suçlar için er geç yargının önüne çıkacaksınız. Bunun takipçisi olacağız." 

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, OHAL ilan edilmesinin ardından cezaevlerindeki hak ihlalleri konusunda derneğe başvuru sayısında büyük artış olduğunu açıkladı.

Mahpusane mektubudur - İçi yanıktır

Gazetedeki posta kutusuna elinizi uzattığınızda dergi, broşür, kitap, mektup kalabalığının içinde onları hemen tanır, ayırt edersiniz: “Mahpusane mektubu”durlar.
Çok eski günlerde masum aşk mektuplarının ucu “Senin için yanıp tutuşuyorum” anlamında hafiften yakılırdı. “Ah yine yakmış yar mektubun ucunu” diye türküleri bile vardır.
Mahpusane mektubunun ucu yakılmaz. Ama bilen bilir, "içi" yanıktır…

Sayfalar