Ganime Gülmez

BİZ HALA KOCAMAN BİR ‘BÖCEK KOLEKTİFİ’YİZ

"Bu bilmece-bulmaca, hele yapayalnız, tek ve yatalak halde! 30 kilo civarındayım, gerçekten kahkaha-çığlık atmamak zorundayım. Pakette, bir F Tipi Hapishanesi’nde hücreden hücreye toparlanmış belki 100 çeşit böcek kurutulup, üzerine yapıştırılmış bir kağıt! Tutsaklar her hücreden, havalandırmada buldukları böcekleri toplamışlar, bir merkezde buluşturmuşlar. Hepsi yapıştırılmış bir kâğıt üzerine, uğur böceğine refakat eder halde!"

 

KUŞLAR BİLE TEDİRGİNKEN

“Taşınmayı biliriz hepimiz. Eşyaları kolilemek günler alır. Yeni eve, semte-komşulara ısınmak-alışmak! Belki aylar. Hapishanelerde taşınmak! Bir an şöyle çırılçıplak bilmediğiniz bir şehirde sokağa çıktığınızı tasavvur edin. Hem çıplaksınız, hem de bilmediğiniz bir şehirde. Yanınızda hiçbir eşyanız yok, giysileriniz bile. Öyle bir hal bile, bir tutsağın apansız sürülmesinden daha iyidir. ‘Betimleme Sanatı’ değil bu, bizzat kendi tecrübelerimden biliyorum! ‘TAŞINDI’, değil de ‘SÜRÜLDÜ’ denmesinin sebebi budur.”

Dışarıdan İçeri Mektup II: "Mazgaldan atladım, yanına geldim. Rüya değil; gerçek!!

CAN MESUT KOCAMAN MERHABA SANA, HEPİNİZE...

"Güneşin olsun gönlünde...."

Mazgaldan atladım, yanına geldim. Rüya değil, rüya değil; gerçek!!

Mazgaldan atladım ve Kızılırmak’ın bu şarkısıyla sana merhaba dedim. Duyuyor musun? Hatırlıyor musun bu şarkıyı!! Hatırlamıyor musun? Hatırlamazsan hatırlama, bir şey olmaz. Ben gönderiyorum sana; yanındakilere söyle, hemen benim yerime söylesinler bunu sana!

İhmal etmesinler!! Bakalım bu şarkı sana kalem tutturup bir şeyler yazdırabilecek mi?

SİZ ÖZGÜR OLMADAN DA SİZLERLE KAVUŞUYORUZ!

Güzel günlerdi...

Bir dostun omuzunda kavuşan eller

Masum bez bebekler ve geçen onca zaman...

Şimdi her birimiz bir yerlerde, uzakta, ayrı

Bir omuza hasret hayat devam etmekte.

Şimdi tek başına hücremde mazi canlanır gözümde

O günleri anımsarım...

Gülüşlerde saklı kalan o mutluluk sadece bir fotoğraf karesinde kalmakta.

Hatıralar yalnızken daha çok acı vermekte

FOTOĞRAF KÖPRÜSÜ'NDE "MASKESİZLERLE"

“Ve kocaman bir ışık topu; kaç elden, kaç gözden, kaç duvardan, kaç postaneden, kaç bilgisayar ekranından.. sızarak bu Köprü’de cisimleşti. (…) Bu Fotoğraf Köprüsü’nde yürümek, sadece ama sadece gözümüzün -yüreğimizin sesiyle ilerlemek; şaşırtıcı bir yolculuk!”

"Uçurtması\ mavilerde yiten çocuk\ yüreğini yitirme

Bak\ tüm çiçekler\ ve kuşlar\ inan ki seninle

Sıkıntılar çarşısına düşersen\ türkülerimizi dinle"

Zindandan sürgüne - Ölüm orucundan hayata yolculuk

BİZİ HER YERDE GÖRÜYORSUNUZ? AMA BİZ SİZİN GÖRDÜĞÜNÜZ "BİZ" DEĞİLİZ!

"Etrafınızda, başı ağrıyan, depresyonda olan, eli-ayağı tuttuğu halde hayatından yakınan o kadar insan vardı ki; sizin güler yüzünüzün-yaşam ısrarınızın- başardıklarınızın nasıl bir mücadele olduğunu anlamaları imkansızdı. Kapitalizm insanları bu kadar yabancılaştırdı."

"Sürgünlük" kavramı, yıllarca-yığınlarca insanı ilgilendiren bir kavramken; Ölüm Orucu Gazisi olarak SÜRGÜNDE olmak bambaşka bir olgu.

Sayfalar