Hüseyin Aykol

Grup Yorum üyeleri: TTE’yi giymeyeceğiz!

Grup Yorum’un 11 üyesi şu anda beş ayrı hapishanede tutuklu bulunuyor. Niçin mi? Galiba, sadece Grup Yorum üyesi oldukları için ya da albüm yapmaya devam ettikleri için. Nitekim son 10 ay içinde Kültür Merkezi 4 defa basılmış ve her seferinde hazırlık içinde olan albümlerine el konulmuştu. Ancak tüm bu engellemeler ve baskılara rağmen Grup Yorum’un albümü 22 Eylül 2017 günü piyasaya çıktı. Kültür Merkezi, 24 Eylül 2017 günü, yine basıldı ve imza günü düzenleyen Grup Yorum üyeleri gözaltına alınmaya başlandı.

Ödemiş T Tipi Cezaevi’ne dikkat!

Ödemiş T Tipi Cezaevi, bir-buçuk yıl kadar önce açılan bir yer. Burada dış güvenlikten sorumlu askerler, hastaneye sevki çıkan ağır hastaları hastaneye götürmemek için akla hayale gelmedik dayatmalarda bulunuyormuş. Dahası arama bahanesiyle odalara girildiğinde mahpusların eşyalarını kırıyor, üzerine birçok cezaevinin damgası bulunan kitap, dergi ve el yazılarına el koyuyorlarmış. Üstelik de “Biz FETÖ-METÖ bilmeyiz. Onlar bu vatanın evladı. Düşman olan sizsiniz!” diyorlarmış.

Bir anne ve üç çocuğunun hikâyesi

Bir süre önce anne ve iki çocuğu Dilan ve Engin Yalçın, Van’da tutuklandı. Kardeşlerden biri Van Yüksek Güvenlikli CİK’te, diğeri ise Van T Tipi Cezaevi’nde bulunuyor. Denetimli serbestlik ile bırakılan anne ise, haftada iki kez imza veriyor. Anne Van’daki iki çocuğundan başka, ağır hasta olan ve altı yıldır cezaevinde bulunan oğlu Kemal Yalçın’ı Ağrı Kapalı Cezaevi’nde ziyaret etmeye çalışıyor. Anne ile iki çocuğu Dilan ve Engin’in ilk duruşması 1 Şubat 2018 günü Van’da yapılacak. Kamuoyunun ilgisi bekleniyor.

 

Hücre cezaları ve infaz yakma!

Son günlerde içeriden gelen mektuplarda, alınan kimi hücre cezalarından sonra mahpusların infazının yakıldığına dair mektuplar almaya başladım. Ben de, böylesi kişilere, (kulaktan dolma bilgiyle, bir yıl içinde üç hücre cezası olmadan infaz yakılamayacağı gibi) cevaplar verdim. Oysa böylesi bir bilgi külliyen yanlış!

Hapishanede kendi kendisiyle maç yapmak ve Yeni Sürgünler

Elazığ 1 nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan okurlarımızın bir bölümü, cezaevindekilerin haklarından biri olan, bir başka odadakilerle birlikte spor yapmaya çıkarılma konusunda yakınmış. Onların odasındakilerin, birlikte spora çıkarılacakları oda -henüz- boşmuş ve bu nedenle sadece kendi odalarındaki kişilerle spora çıkarılıyorlarmış(!) Bence siz yine de iyisiniz. Almanya vatandaşı gazeteci Deniz Yücel, odada tek başına kaldığı yetmezmiş gibi, spora da tek başına çıkarılıyor. Ama o hiç yakınmıyor. Neden mi? Diyor ki, “Kendi kendimle maç yapıyorum ve kazanan hep ben oluyorum!”

İçeriden Mektuplar

Elazığ 1 nolu Yüksek Güvenlikli CİK’te birçok kişi tek kişilik odalarda tutuluyor. Bunlar arasında ağır hasta mahpuslardan Yaşar Kırmızı da var. Ancak durumu en ağır kişi herhalde Gürbüz Topçu olmalı. Çatışmada yaralanmış. Sol gözü hiç görmüyor. Sağ gözü de az görüyor. Yine sol kolu ve ayağı da çalışmıyor. Başka yaşamsal organlarında da yaralanma var. Tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda ama ne çok kişinin olduğu bir odaya veriliyor ne de yanına refakatçi olabilecek biri veriliyor. İdarenin bu tutumunu anlamak mümkün değil.

Hapishanelerde infazlar keyfi olarak yakılıyor

Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Hamza Üngür, Şubat 2012’de tutuklandı. Aynı yıl -yani tutuklu iken- bir hücre cezası aldı. 2016 yılında iki kez hücre cezası aldı. 2016 yılının sonunda aldığı 8 yıl 9 ay hapis cezası, Yargıtay’da onaylandı. Normalde Ağustos 2018’te tahliye olması gerekirken, kendisine gönderilen yeni müddetnamede infazının yandığı ve tahliye tarihinin Ekim 2020 olduğu yazılmış. Mutlaka müddetname veren makama itiraz etmeli. İnfaz yakılması için aynı yıl içinde üç hücre cezası gerekir…

 

Her fırsatta hapis cezasi / hapishaneden yeni gelen mektuplar

Siverek T Tipi Cezaevi’nde bulunan Mahmut Akpınar, facebook’tan yaptığı iddia edilen paylaşımlardan dolayı 5 yıl 2 ay hapis cezası almış. Ardından görüşüne gelen babası da hemen cezaevine, oğlunun yanına konulmuş. Meğerse, okuryazar olmayan babasına da aynı iddia ile 4 yıl hapis cezası verilmiş. Oysa babasına ya da avukatına herhangi bir tebligat gelmemiş. Baba-oğulun memleketleri Mardin’deki E Tipi Cezaevi’ne sevk istekleri ise, kabul edilmiyor. Mahmut Akpınar, hangi cezaevinde olduklarını bilmediği pek çok arkadaşından mektup bekliyor.

 

Sayfalar