Hüseyin Aykol

Çok güzel bir kampanya

Aslında haberini gazetemizde yaptık ama ben burada yinelemek istiyorum. Cezaevlerindeki insanlar için bir şeyler yapmaya çalışan kimi sivil inisiyatifler var.

Bunlardan biri olan “görülmüştür” internet sitesi, şöyle diyor: “Yıllardır sürdürmeye çalıştığımız politik tutsaklarla yazışma, dayanışma çabamız devam ediyor. Tabi bu süreçte politik tutsakların ‘dışarıdan’ yeterince mektup alamadıklarından -dolaylı olarak- şikâyetçi olduklarını fark ettik. Bir tutsak için en önemli moral kaynağı: Ziyaretçi ve mektuplardır diyorlar.

Hasta mahpuslar

Ankara’daki Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi şöyle diyor: “Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2009’da 242; 2010’da 260; 2011’de 285; 2012’de 287; 2013’te 267 kişi hapishanelerde yaşamını yitirdi. Hapishaneler ‘beni duyun’ diye çığlık atıyor. Kürt Özgürlük Savaşçılarından Devrimci Sosyalist mahpuslara, adli mahkûmlardan Ergenekoncusuna-İBDA-C’lisine, onlarca insan içeride öldü. Bunların sorumlusu Adalet Bakanı’yla, Başbakan’ıyla, Cumhurbaşkanı’yla, Meclis Başkanı’yla, Bakanlar Kuruluyla Devlet’tir.

Bu vicdansızlık niye?

Tekirdağ 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Abdülkadir Fırat, mevcut durumu nedeniyle Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Oradaki Sağlık Heyeti, Fırat için şöyle bir rapor verdi: “Üst estremite ile kendine bakım aktivitelerini yapamıyor. Yardım olmaksızın ayağa kalkamıyor ve yürüyemiyor. Konuşma bozukluğu mevcuttur. Hastalığı süreklidir, iyileşemez, ağır hastalık ve engellilik niteliğinde olup, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali niteliğindedir.”

Muğla E Tipi Cezaevi’ndeki sorunlar

Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan beş kişi, iki buçuk yıl önce Muğla E Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Sadece kendilerinin siyasi tutsak olduğu bu cezaevinde adli tutukluları etkilemesinler diye, müşahedenin basık tavanlı bir odasında tutuluyorlar. Çıktıkları havalandırma o kadar küçük ki, doğru dürüst volta bile atamıyorlar. Bakanlığın ilgili yönetmeliklerinde yer alan sosyal faaliyetlerin hiçbirinden yararlanamayan okurlarımız, müşahade bölümünün üst katlarında bulunan psikopat kişilerin küfürlerine ve gece yarısı sonrasında gürültülerine maruz kalıyor.

Sayfalar