Hüseyin Aykol

Cezaevlerinin kalbi Kobanê’de!

Afyonkarahisar E Tipi Cezaevi’nde bulunan Hamdullah Özen, Osman Gül, Ramazan Çınar ve Mehmet Arbus, Kobanê’ye yardım koridoru açılması talebiyle 15 Ekim 2014 gününden itibaren süresiz dönüşümlü açlık grevine başladılar.

Batman M Tipi Cezaevi’nde bulunan PJAK’lı tutsaklar Ehlam Kaçar, Felek Gasyak, PKK’li tutsaklar Ahmet Mamo, Şirin Bağlı, İhsan Koşer, Süleyman Öztoprak, Mehmet Çetin, Hasan Acar, Fırat Boral, Ahmet Çelik, Özkan İnci ve Aydın Aslan Kobanê’ye yardım koridoru açılması talebiyle 15 Ekim 2014 gününden itibaren süresiz dönüşümlü açlık grevine başladılar.

Ortadoğu’nun JİTEM’i...

Önce Mahmur’da, sonra Kerkûk’te şimdi de Adana’da bir gazeteci arkadaşımızı yitirdik. Son bir ayda üç şehit birden! Özgür Basın Geleneği, bedel ödemeye devam ediyor hâlâ. IŞİD çetesini durdurmayı başaran tek güç, Kürt Özgürlük Hareketi oldu. Ancak bunun birçok alanda bedeli de var. O şanlı şehitler kervanına üç gazeteci arkadaşımız da katılmış bulunuyor.

Cezaevleri dolup taştı

Tam 152 bin kişi Türkiye’deki yüzlerce cezaevinde bulunuyor. Cezaevleri tıka basa dolu olduğu için AKP hükümetinin planlamasında onlarca cezaevinin inşa edilmesi var. Bunca cezaevi ve bunca insan söz konusu olduğu için, bizim sayfa da her hafta birçok sorunla dolup taşıyor. Dahası bunların bir kısmını, ben haber yapmaları için Dicle Haber Ajansı’na veriyorum. Onların yaptıkları haberleri de kimi günlük gazetelerle, yüzlerce yayın organı yayınlıyorlar. Bu hafta da kimi sorunları aşağıda sizlerin dikkatine sunuyorum:

Aklımız Kobanê’de

Gebze M Tipi Cezaevi’nde bulunan PKK-PAJK, MKP ve TİKKO’lu kadın tutsaklar, çok sayıda battaniye, yazlık-kışlık giyim, çamaşır ve çorabı Şengal ve Rojava’daki halklara ulaştırılmak üzere ilgili kurumlara gönderdiler. Dahası IŞİD katliamlarına karşı yapılan iki günlük açlık grevine de katıldılar.

Giresun E Tipi Cezaevi’nde bulunan 25 tutsak, iki buzdolabı, dört televizyon ve bir miktar giyim malzemesini Şengal ve Kobanê halkına ulaştırılmak üzere ilgili yerlere gönderdiler. Kendi duruşlarının dışarıdaki yardımseverlere de örnek olmasını diliyorlar.

Ağırlaştırılmış müebbet cezalıların dikkatine!

Ağırlaştırılmış müebbet cezalı Metin Güven (Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi); Ramazan Tanrıverdi (Kalkandere L Tipi Cezaevi); Basri Kılınç (Şakran 2 nolu T Tipi Cezaevi) ve Hamit Orbay (Şakran 2 nolu T Tipi Cezaevi). Bu okurlarımız, ilgili belgelerini, söz konusu kurumlara gönderdikleri halde, 12 Eylül 2014 günü yayınladığımız listede adlarını bulamamışlar. Bu durumda, bilgi ve belgelerini, ilgili kurumlara yeniden göndermek zorundalar.

Sürgün ve sevk mevsimi

Mehmet Başçı, 2005 yılında bir patlama sonucu ağır şekilde yaralandı ve bir bacağı kesildi. Ardından tutuksuz olarak yargılanmaya başlandı; ancak 2012 yılında tutuklanarak cezaevine konuldu. Ardından altı cezaevi gördü: Metris T Tipi Cezaevi, İnebolu M Tipi Cezaevi, Tekirdağ T Tipi Cezaevi, Tekirdağ F Tipi Cezaevi ve 2013 yılında Metris R Tipi Cezaevi. Tedavi amaçlı olarak gönderildiği Metris R Tipi Cezaevi’nden, yeniden Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi’ne geri gönderilen okurumuz, “Ben sevk talebinde bulunmadım. Beni, Tekirdağ’a sürgün ettiler. Arkadaşlarımın dikkatine!..” diyor.

Şengal ve Rojava’ya büyük ilgi

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan PAJK, PKK, TKP-ML, MLKP ve TKEP-L’li siyasi kadın tutsaklar, battaniye, giysi, ayakkabı, nevresim ve 500 lira nakit para ve kendi üretimleri olan el işlerinin dışarıda satılması üzerine, elde edilecek geliri Silopi’deki Êzidî halkımıza gönderdiler.

Karataş Kadın Cezaevi’ndeki siyasi kadın tutsaklar, aralarında topladıkları 500 lira ve battaniye ve giyeceklerin bulunduğu 10 çuval eşyayı, Adana Tuhad-Der aracılığıyla Êzidî halkımıza ulaştırdılar.

İçerideki duyarlılık çok yüksek!

On aydır cezaevinde bulunan Serbest Ekeren’in bir ayağında protez var. Bu protezin her ay kontrol edilmesi ve 6 ya da 12 ayda bir değiştirilmesi gerekiyor. Ancak okurumuzun tedavi için Diyarbakır’a sevki olduğu halde, iki aydır gönderilmiyor. Cezaevi idaresi ve savcısı, her hafta göndereceklerine dair söz veriyorlar; ancak sonra da “asker yok, güvenlik sorunları var,” diyerek göndermiyorlar. Böylesi bir vicdansızlık olur mu?

Tuhaf şeyler!

Ömer Utan, aldığı 17 yıl hapis cezası nedeniyle Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, 4 yıldır yatıyordu. Ancak Yargıtay, okurumuzun aldığı cezanın örgüt üyeliği kısmını bozup, diğerlerini onaylayınca, cezaevi yönetimi, “Sen örgüt üyesi değilmişsin; o nedenle seni burada tutamayız” deyip, kendisini Kandıra 1 No’lu T Tipi Cezaevi’ne sürgün etmişler. Okurumuzun itirazı üzerine, yeniden kaldığı F Tipi Cezaevi’ne geri gelemese de, orada konulduğu adlilerin bulunduğu ilk koğuştan, yurtseverlerin bulunduğu bir koğuşa geçebilmiş.

Hastalar ve doktorlar

Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan ve şimdiye kadar 22 yıldır hapis tutulan A. Vahap Yılmaz, kalp-astım ve bel fıtığı hastası. Kendisinin talebi üzerine, çok zor olsa da cezaevi yönetimi, okurumuzu hastaneye sevk ediyor. Orada da bir doktor, “Niye buraya geliyorsunuz. Yaptığınız, sizi buraya getiren güvenlik güçlerini yormak” diyebiliyor. Kaldı ki, aynı doktor, okurumuzun kabul etmesi halinde, kendisini ameliyat edebileceğini söylemiş.

Sayfalar