Hüseyin Aykol

Seçim süreci yoğunluğu

Seçim kampanyası sürecinde son üç haftaya giriyoruz. Artık, seçim haberlerimiz ve seçim izlenimleri, neredeyse tüm sayfalara yayılmakta. Bu yüzden, 30 Mart’a kadar, sayfa dağılımında köklü değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Sağlık, din, forum ve içeriden gibi kimi sayfalarımız, bu yüzden, şimdilik askıya alındı. Okurlarımızın bu durumu anlayışla karşılayacağını umuyoruz.

Hükümlüler oy kullanmak istiyor

Seçim yasasında yapılan son değişiklik gereğince tutuklu ve hükümlüler oy kullanabilecek. Ancak Şakran T Tipi Cezaevi’nde kalan okurlarımıza oy kullanamayacakları belirtilmiş. Yüksek Seçim Kurulu’na başvuracaklar ama anlaşılan okurlarımızın oy vermesini birileri engellemiş. Bu konuda, tüm cezaevlerindeki okurlarımız durumlarını öğrenmeli ve oy vermeleri engelleniyorsa, gereğini yapmalı.

En basit talepler bile reddediliyor

Alanya L Tipi Cezaevi’ndeki okurlarımıza, yemekhanenin içini gören kameraları kırdıkları için disiplin ve zarar tazmini davası açıldı. Ancak kameraların kaldırılmazsa, kameraları kırmaya devam edeceklerini belirten ve nitekim yeniden yemekhanenin içini gören bir kamerayı kıran ve kıramadıklarını bir başkasının önünü örten okurlarımıza, böylesi hareketlere devam ederlerse, kendilerinin tekli hücrelere kapatılacağı cezaevi yönetimince belirtilmiş.

Hasta tutsak sorunu zirvede

Özgür basın geleneğine bağlı medya kuruluşları olarak içerideki hasta tutsakların sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz. Biraz da bu yüzden olsa gerek, hasta tutsaklar başta Adalet Bakanlığı ve insan hakları kuruluşları olmak üzere esas başvurmaları gereken yerler yerine, öncelikle bize mektup göndermeyi yeğliyorlar. Bizler, bu mektupları öncelikle Dicle Haber Ajansı üzerinden haber yapmaya çalışıyoruz. Buradan Stêrk TV, Med Nûce, Özgür Gündem, Azadiya Welat ve Evrensel gazeteleri başta olmak üzere, kimi televizyonlar ve gazeteler alarak, haber yapıyorlar.

Başlık bulamadım!

Kocaeli’deki Kandıra 2 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Cemal Yılmaz, beş yıl önce karaciğer nakli olmuş. Bu nedenle, organ nakli bölümü olan tam teşekküllü bir hastanede sağlık durumunun takip edilmesi gerekiyor. Daha önce, Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kontrolleri yapılıyordu. Oradaki ilgili doktor ayrıldığı için, bu sefer başka doktorun kontrolü altına girdi ve değişik testler yapıldı. Ardından yeniden rahatsız olması üzerine gittiği hastanede herhangi bir test yapılmadan böylesi şeylerin olabileceği belirtilerek, geri gönderildi.

İçeridekiler, gelir kaynağı olabilir mi?

Bir yere kapatılmak, tek başına çok büyük bir cezadır. Geçmişteki nüfus sayım günlerini hatırlayın. Yiyecek, içecek stoğu yaparsınız, televizyon başına geçersiniz ya da kitaplarınızı, gazeteleri okursunuz ama dışarıya çıkmanız yasak olduğu için homurdanır, durursunuz. Oysa sadece 8-10 saatlik bir şeydir bu. Ama insan doğasında vardır, bir yere kapatılmaya karşı çıkmak, özgür olmak...

Hasta tutsaklar için çağrı

Cezaevine girdiğinde sadece 19 yaşındaydı. Şimdi 41 yaşında. Yani 22 yıldır içeride. İçerideyken, başta annesi olmak üzere, birçok akrabasını yitirdi. Onların -en çok da annesinin- acısı, sürekli yüreğini yaktı. Hapse atıldığında 9 aylık olan kızı, babasının gönderildiği Sakarya, Edirne, Erzurum, Bursa, İstanbul, G. Antep ve Mardin cezaevlerinde peşinde koşarken, büyüdü ve şimdi 23 yaşında. Çölyak hastalığı yüzünden sürgün gönderildiği birçok yerde, dışarıdan alınması, bulunması zor, pahalı özel yiyeceklere ulaşmaya çalışmakla geçti hem ailenin, hem de onun ömrü.

Hassas bir konu

Kırıklar 1 nolu F Tipi Cezaevi’ndeki okurlarımız, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın hapiste tutulmasını protesto etmek için kendini yakan Mahsun Özen’ın anısına bir kitap yazmak istiyorlar. Henüz 22 yaşında olan Mahsun Özen’in iki yıl boyunca yanlarında hapis kaldığını belirten okurlarımız, onunla ilgili bilgi ve anıların kendilerine ulaştırılmasını istiyorlar. Öcalan’ın kendisi için böylesi eylemlere karşı olduğunu defalarca açıkladığı için bu kitap yazma isteğine, -Mahsun Özen’in tercihine saygı duymakla beraber- kimsenin katılacağını hiç sanmıyoruz.

Sağlık sorunları bitmiyor

Elbistan E Tipi Cezaevi’ndeki okurlarımız, kelepçeli tedaviyi kabul etmedikleri için hastaneye gitmeyi reddediyorlar. Ancak durumları ağır olanları, arkadaşları hastaneye gitmesi için ikna ediyor. İyi de ediyorlar. Böylesi bir tavır yüzünden, ağır hastalardan birinin içeride ölmesi, hepimizi çok üzer. Bu cezaevinde Gökhan Gökmen’in boğazında burundan uzayıp gelen bir et var. İki yıldır ameliyat olması gerekiyor; ancak yapılmamış. Dışarıda iken açık kalp ameliyatı olan Nuri Yeşil, şimdi de içeride guatr hastalığına yakalandı.

Ucube bir dava!

Bir kişiyi zorla, tehditle nasıl dağa gönderebilirsiniz? Ama bir genç kadın ve ailesi böyle bir şey iddia ediyor. Söyledikleri birbiriyle çelişiyor ama dağa gitmek istemediğini söyleyen kadın evinde otururken, bu konuda üstüne iftira ettikleri Zeliha Belge, şu anda üç sayfalık bir iddianame ile müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Hiç tanımadığı biri tarafından, kendisini tehditle, zorla dağa göndermek istediğini iddia eden birinin iftirasıyla iki yıldır cezaevinde tutuklu bulunan Zeliha Belge hakkında Van 5.

Sayfalar