Hüseyin Aykol

Şırnak T Tipi Cezaevi doluyor!

İnşaatı tam olarak tamamlanmadan açılan Şırnak T Tipi Cezaevi’ne sevk edilenler arasında kadın tutsaklar da bulunuyor. Mardin E Tipi Cezaevi’nden, 13 Mayıs 2014 günü Sarya Ölmez, Raziye Eren ve Behice Tanrıverdi; Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nden, 23 Mayıs 2014 günü Ayfer Ekin, Asiye Atılgan, Azime İke ve Vahide Erdem Şırnak T Tipi Cezaevi’ne getirilmiş bulunuyor. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nden buraya sevk edilen 48 kişi arasında Salih Gülenç de bulunuyor. Arkadaşlarının dikkatine...

Artık başlık bulamıyorum!

Şakran 3 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Şehmus Çingü’nün babası Ahmet Çingü, 16 Mayıs 2014 günü vefat etti. Okurumuz babasının cenazesine katılmak için gerekli belgeleri sunarak başvurdu. Ancak cezaevi idaresi, yasalarda yer alan, söz konusu son derece insani talebi, güvenlik gerekçesiyle reddetti. Yasalarda bulunan haklar, Kürtler söz konusu olduğunda, genellikle kullanılmıyor maalesef. Bu arada, Çingü ailesine başsağlığı; geride kalanlara ise sabır diliyoruz.

Şırnak T Tipi Cezaevi açıldı

Yapımı uzun bir süredir devam eden Şırnak T Tipi Cezaevi açıldı ve buranın ilk ‘sakinleri’ Mardin E Tipi Cezaevi’nden sevk edildi. Yargılamaları Şırnak’ta olduğu için yeni cezaevine sevk edilenlerin isimleri şöyle: A. Cebbar İğdi, A. Aziz Uygur, Ramazan Toğurlu, Haci Üzen, Ağit Sakman, İbrahim Deyer, Ahmet Ayan, İbrahim Belge, Hiriş Menberi, M. Emin Seyrek, Cahit Sevim, Mehmet Behem, Serbest Ekeren, Hamza Bayar, Şerif Güngen, Tahir Batak, Reşet Uyar, Rıdvan Tanış, Kadir Aydemir, Kahraman Aktay, Tevfik Tunç, Abdurrahman Yanık, A.

ADİL OKAY VAKASI

Adil Okay, Karabük T Tipi Cezaevi’ne yolladığı bir fotoğraftan ve kartpostaldan yola çıkarak, hakkında “cezaevinden firar örgütleme” anlamına gelecek bir suçlama ile soruşturma açıldığını, savcılığın ifadesine başvurması sonucu öğrenmiş bulunuyor.

Özel yetkili mahkemeler kapatıldı

Adı Kamil Şen, 22 aydır siyasi tutuklu. 13 Şubat 2012 günü, tam 15 yıl hapis cezası aldı. Tutuklu bulunduğu dönemde dört cezaevi gördü. En son olarak Ankara’daki Sincan Çocuk Cezaevi’nden, İstanbul’daki Maltepe Çocuk Cezaevi’ne sürgün edildi. Bulunduğu yerde, sadece kendisi siyasi olduğu için tek başına bir odada kalıyor. 4 ay sonra 18 yaşını dolduracak ve o zaman da büyüklerin kaldığı cezaevlerinden birine sürgün edilecek. Dahası her sürgün edilişinde, askerlerin tartaklamasına maruz kalıyor. Diyeceksiniz, ‘güvenlik’ güçleri, içeridekiler kötü davranıyor da, dışarılara iyi davranıyor?

Sevk isteyene değil istemeyene var

Resul Kocatürk’ün yaşamakta olduğu sağlık sorunları nedeniyle avukatı Gülizar Tuncer tarafından 12 Şubat 2013 tarihinde “ceza ertelenmesi” talebinde bulunuldu. Ondan sonra Kocatürk, birçok defa hastanelere götürüldü. Son olarak 21 Nisan 2014 günü İstanbul-Bakırköy hastanesine sevki çıkan Resul Kocatürk, 33 saatlik ring yolculuğu sonrasında doğru dürüst tedavi edilemediği gibi, bir sonraki randevu günü olarak kendisine verilen tarih, 26 Mart 2015 oldu. Ceza ertelemesi için, bir felaket mi bekleniyor acaba?

25’lik delikanlı!

Güncellenme : 25.04.2014 07:54

22 Nisan 2014 günü 25 yaşıma bastım! Nitekim, Ankara bürodaki arkadaşlarımız, sağ olsunlar, o gün özel bir yemek düzenlediler ve pasta keserek beni kutladılar. Şimdi çoğunuz, “Hah, sonunda Hüseyin hocayı delirttik; adam 60 yaşını geçeli çok oldu ama kendini 25 yaşında sanıyor!” diye telaşlandınız, değil mi?

Cezalar, cezalar...

Serhat Kutlu, BDP’nin Mersin İl Kongresi’nde BDP’nin bayrağını taşıdığı için 35 yıl hapis cezası almıştı. Tutuklandığında 18 yaşında olan Kutlu’nun cezasının 25 yılını Yargıtay onaylamış. Bu arada, Aydın Oğuz’un 47 yıl, Murat Şimşek’in 26 yıl hapis cezası, Yargıtay tarafından onaylanmış. Bu rakamlar, Yargıtay için çok sıradan şeyler gibi geliyor galiba. Bir insanın 47 yıl ceza alabilmesi için ne yapması gerekiyor acaba?

Gidenlerin ardından...

Yer, Kırıkkale F Tipi Cezaevi. Tarih, 30 Mart 2014. Saat, 24:00 civarı. Aram Akyüz, kalp krizinden hayatını kaybetti. Böyle deniliyor ama ne kadar doğru. Çünkü cezaevinde görevli bir doktor yok. Donanımlı bir sağlık personeli yok. Dahası hastaneye sevk için hazır bir ambulans da yok...

Aram Akyüz, 1973 yılında Nusaybin’de doğdu. Çok genç yaşlarda Özgürlük hareketine katıldı. Çocuk yaşta hapse atıldı. Kısa bir süre sonra cezaevinden çıktıktan sonra, yüzünü dağlara döndü. Orada birçok defa yaralandı. İkinci kez esir düştüğünde bedeninde kurşunlar taşıyordu.

Bir yoklama yapalım mı?

Özgür basın geleneğini oluşturan basın kuruluşlarımıza 27 ay önce yapılan baskınlarda 50’ye yakın arkadaşımız gözaltına alınmış ve bilahire bazıları tutuklanmıştı. “KCK Basın” olarak adlandırılan bu operasyondan önce de kimi gazeteci arkadaşlarımız zaten içerideydi.

Başka operasyonlardaki gazetecilerle birlikte, içerideki gazeteci sayısı o denli arttı ki, Türkiye bu konuda dünya birincisi (!) oldu. Son aylarda epey gazeteci tahliye oldu. Ancak Türkiye’nin -gazetecilerini hapse atmaktan kaynaklı- yüz kızartıcı durumu halen geçmiş sayılmaz.

Sayfalar