Muharrem Kurşun

Hapishanedeki Evrim yoldaşın gülümsemesi için

Hemen yapabilecek olsam hapishanedeki Evrim Erdoğdu yoldaşın özgürlüğü için derdim. Ama bu söylem pek gerçekçi değil. Gerçekçi olan yoldaşımın bir an için bile gülümsemesi. Şakran hapishanesinde işkence haberinde Evrim yoldaşın ismini okuyunca kaygılandım. Çünkü yoldaş, astım hastasıydı ve yeni hastalıklar da edinmiş. Tecritte kalıyormuş. 19 Eylül’de tecritin süresi bitmese bile tarihi belli olacakmış.

Ölüm Orucu Gazisi OHAL'in Hapishanelere Yansımasını Değerlendiriyor

Hapishanelere yönelik saldırı emekçi sınıflara saldırının ön cephesidir

İçeriden ölüm haberleri duymamanın tek koşulu dışarıdaki emekçilerin tutsaklarla dayanışma içine girmesi. Bu dayanışma ne denli güçlü örülebilirse, içerideki saldırıların ve ardından dışarıda daha da yoğunlaşacak devlet terörünün önüne o denli geçilebilir.

Devlet hapishanelerde daha da saldırganlaşıyor

Şakran Hapishanesinden Evrim Erdoğdu'nun söyledikleri insanı müthiş umutlandırıyor. Bu sözleri ondan, yani tutsaklardan duymak için, onlara yazmak gerekiyor. Yazdıkça, direnişle beraber umut ta paylaşılıyor.

İHD’nin Mart ayı hak gaspları raporu ve Tecrite Karşı Mücadele Platformu'nun Şubat ayı raporu tutsakların uğradıkları hak gasplarını sayfalarca anlatmış.

Hapishanelerde hasta tutsaklar katlediliyor!

"Hasta tutsakların serbest bırakılması, tedavilerinin engellenmemesi tutsaklar için atacağımız temel sloganlardan ikisidir. Beraberinde yalnız hasta tutsaklara değil, tüm tutsaklara mektup yazarak hem tecrit duvarlarına bir darbe indirmiş oluruz, hem de tutsaklara moral oluruz."

“Hapishanelerde hasta tutsaklar katlediliyor” derken, ajitasyon yüklü bir sloganı dillendirmiyor, yazık ki, gerçekliği ifade ediyoruz. Katliamın son örneği MKP davasından tutsak olan Hüseyin Dinç. Hasta tutsaklar için oluşturulan sosyal medya sayfasından Dinç için bir yazı var:

Ölüm Orucu Gazisi "Mektup" Kampanyamıza Destek Sundu

"Tutsak yoldaşlarımıza mektup yazarak tecriti kıralım"

Mektup yazmak deyince kaçıyor insanlarımız ya da tam olarak oturtamıyor kafasında. İhtiyaç olarak (deneyim paylaşmak, tartışmak, sohbet etmek) yazılmıyor haliyle. İçeri düşüldüğünde yabancılığı atmak zaman alabiliyor.

Yani mektuplaşmaya da bir nevi devrimci eğitim olarak bakmak – baktırmak gerekiyor. Ki insanlarımız yazma alışkanlığı da edinsin. …

Mektup yazılmadı diye tutsak ölmez ama mektup hem içeriyi hem dışarıyı geliştirir.”