Murat Türk

Müebbetlik tutsak yazar Murat Türk'ten yeni bir şiir: Özgürsün Sen

 

 

Özgürsün Sen

 

Bir buğu inceliğinde sızabiliyorsan

Kanatlanabiliyorsan uçurum kenarında

Köklere inerken göklere de çıkabiliyorsan

Yanmadan sarılabiliyorsan ateşe

Hapsetmiyorsan yüreğini göğsünün daracık kafesine

Güneşten de su içebiliyorsan

Taşlara kök salıp yeşerebiliyorsan çatlaklarda

Koruyabiliyorsan içindeki el değmemiş yeri

Rengârenk rüzgâr apak aydınlıksan

Kendinden uçup kendine konabiliyorsan

Kıpkızıl kızarabiliyorsan utançtan

"İki aydır tecritin dibini yaşıyoruz"

Tutsak yazar Murat Türk'ten mektup var:

Merhaba 
    Selamlar iletiyorum. Kartını bir süre önce aldım. Serginin açılamayacağı tahmin ediliyordu. Tanıtım kartı çok anlamlıydı. Şimdiden sana ve tüm emeği geçenlere teşekkür ve başarı dileklerimi iletiyorum.

    Daha önce sana “özgürlük” şiirinin son halini yollamıştım. Kartında değinmediğin için ulaşmamış olabileceğini düşünerek tekrar yolluyorum. Umarım sıkıntı olmaz. Artık son hali budur.

Kadının Asaleti

Zihinsel algısı iktidara odaklanmış erkek, topluma egemen olmadan önce hayat güzeldi. Dinlerin, felsefe ve ideolojilerin vaat ettiği cennet veya toplumsal ütopyalar o güzel hayattan feyz alıyorlardı. Demek ki analar özgürlüğü ve eşitliği daha o dönemde gerçekleştirmişlerdi. Sonra, direnen kadının dediği gibi: “Demek ki Tanrı fazla öfkelenmişti bana. Bu kız bu kadar başına buyruk olmamalı hayattan bu kadar keyif almamalı dedi herhalde. (s. 135 Tencerenin Dibi)