Sendika.org

Diyarbakır Cezaevi’ndeki tutuklu ve hükümlü çocuklara darp ve cinsel istismar

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde yaşları 15 ile 17 arasında değişen 20’ye yakın çocuğun kaldığı koğuşta cezaevi idaresince mümessil olarak belirlenen B.Ç. ve yardımcısı B.G.’nin koğuştaki çocukları darp ettiği, tehdit ederek cinsel istismarda bulundukları ortaya çıktı.

Hapishane yasaklarında son perde: Henüz basılmamış dergiler yasaklandı

Van Hapishanesi, üç derginin bundan sonra yayınlanacak tüm sayılarını da yasaklayarak henüz çıkmamış dergileri yasaklamış oldu. Cumhuriyet ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinin de bazı sayıları yasağa takıldı

 

Van F Tipi Cezaevi’nde üç derginin “bundan sonra yayınlanacak sayılarının da hükümlü ve tutuklulara verilmesinin uygun olmayacağı kanaatine varıldı”. Van’dan bianet’e yazan Mecit Şahinkaya, Cumhuriyet gazetesinin 9-25 Nisan’da verilmediğini, Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin de 16 Nisan tarihli nüshasının verilmediğini yazdı.

Kadın mahpuslardan “Özgür Gündem Zindan” gazetesi

Mardin E Tipi Hapishanesi’ndeki kadınlar tüm yazı ve görselleri elle hazırlanan 8 sayfalık Özgür Gündem Zindan’ı çıkardı. Gündeme ilişkin haberlerin ve köşe yazılarının olduğu, hapishane içindeki hak ihlallerinin aktarıldığı, röportajların yer aldığı gazete Özgür Gündem’in “Gerçekler karanlıkta kalmayacak” sloganının anlamını pekiştirdi.

 

Almanya: Tutsaklar sendika kurdu

Tegel Hapishanesi yönetimi sendika kurma çalışması yapan tutsakların hücrelerinde arama yaptı

Mayıs ayının sonuna doğru Berlin’deki Tegel hapishanesindeki tutsaklar Tutsakların sendikasını kurduklarını kamuoyuna duyurdular. Hapishane yönetiminin bu açıklamaya karşı cevabı, Sendika kuruluşu ile alakalı olduğunu düşündükleri iki sendika sözcüsünün hücrelerine saldırarak tutsaklara ait tüm evraklara el koymak oldu. Bu gelişme herkesçe bilinen geçmişteki yaşanmışlıkların tekrarlanmasıydı.

Adalet Bakanı’nı cezaevine kapatmalı…

Bu yazıyı koyulduğum cezaevinin üstündeki ranzanın demir parmaklıklarla gölgelenmiş solgun ışığında yazıyorum. Yattığım ranzanın alaca karanlığında ne bir yazı yazılabilir, ne de bir şey okunabilir. Adeta ağız ağıza yattığımız otuz iki kişilik koğuşta ya da cezaevinin herhangi bir yerinde üstünde yazı yazılabilecek bir masa veya sehpa  yok. Dert değil, imkansızlıklarla boğuşmaya alışkınız. F tipinde olduğu gibi dizimizde de yazarız yazılarımızı. Mesele, buradaki bir mahpusun dahice bir tanımlamayla ; ‘ Azrail bile çaresiz kalır ’ dediği Türkiye Cezaevlerinin genel panoramasıdır.

Sayfalar