Görülmüştür

“Hani Bir Dışarıda Olsam!”

Hapishane insanı yalnızca sevdiklerinden, doğadan kısacası hayattan koparmıyor. İnsana dair neredeyse bütün aktivitelere de kalınca bir çizgi çekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Bertall Ollmen ve Tony Smith’in hazırladığı Yordam Kitap’tan çıkan “Yeni Yüzyılda Diyalektik” kitabını okurken Rosseu’dan aktarılan bir pasaj dikkatimi çekti.

Rosseu demiş ki:

Hapishanede Anneler Günü

FÜSUN ERDOĞAN'DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI

Hapishanede Anneler Günü

Burada, hapishanelerdeki anneler de, çocuklarımızı kucaklayıp, koklayamamanın hüznüyle bir avuç gökyüzüne bakacağız. Ve gelecek özgür günlerde çocuklarımızla, sevdiklerimizle birlikte olmanın o muhteşem düşünü kuracağız.

Yarın anneler günü…

Ama biz erkenden kutladık anneler gününü.

KİTAP TANITIMI: ÇOCUKLARIN BÜYÜDÜĞÜ YIKILASI KAPILAR

Bilmiyorum ağızdan çıkan bir laf genele değmeden havada asılı kalabilir mi? Yani kapitalist devletin hayatlarından çaldığı yıllara bir de çocuklarının çalınan 'çocukluğu' eklenince, hele de bu bir kitaba konu edilmişse, o kitabın içindeki her söz genele gönderme yapar ve olsa olsa iki işe yarayabilir: Okuyan ya öfkeyle donanacaktır ya da "aman benim/yakınlarımın başına gelmesin" diyerek geri çekecektir kendini.