Neşe Doster

Dostoveski'nin sorusu...

Son yıllarda artan acılı ve acıklı gerçeklere dayalı yazıları, kılıç yarası gibi gelsede okuyorum. Sessiz, kör, sağır bir ortamda yüreği delen, yüreğe işleyen sözleri unutmamak, unutturmamak için adeta ezberliyorum. Çilesi çekilmiş, bedeli ödenmiş, anlamı kavranmış bir rütbe olan dostluğa ise her zamankinden daha çok gereksinim duyuyorum.
Şimdi gelelim yazının güncel deyimle açılımına!
Gecelerin uzun, annelerin uykusuz, çocukların suskun olduğu dönem mektuplarına.