Ergin Aktaş

Cezaevlerinin O’hali

"Sonbaharı beklerdik, yapraklar düşecek, rüzgarla savrulanlardan birkaçı da bizim havalandırmaya düşecek. Biz de kurutup mektuplara katacağız. sonbaharı, bir yaprağımız olur diye beklemek ne demektir, yazılmalı, anlatılmalı insanlığa."-Meral Çiçek-
 
 

İki Kolu Olmayan Hasta Tutsağa İşkence

İZMİR (DİHA) - Her iki kolu olmaması nedeniyle ATK tarafından "cezaevinde kalamaz" raporu verilmesine rağmen tahliye edilmeyen hasta tutsak Ergin Aktaş, kaldığı İzmir Menemen R Tipi Cezaevi'ndeki yan hücresine konulan cinsel saldırı suçundan hükümlü eski bir askerin hakaret ve sözlü tacizlerine maruz kaldı. Bu kişinin başka yere götürülmesi için yaptığı başvurular sonuçsuz kalan Aktaş'a, üstüne sütlük bir de cezaevi idaresi tarafından soruşturma açıldı.

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Ne Demek?

1 Haziran 2005 tarihinde uygulamaya konulan 25. Maddesiyle eski idam mahkumları derhal kalmakta oldukları 3 kişilik hücrelerden alınarak tek kişilik hücrelere konuldular. Günlük havalandırma süreleri bir saate indirildi.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkumların havalandırma, sohbet, arkadaş ve akraba ziyareti, haberleşme gibi tüm hakları kısıtlı. 23 saat boyunca tek başına yaşamak zorundalar, sürekli bir “hücre hapsi” içerisindeler.

İki eli olmayan tutsak Engin Aktaş hapishanede darp edildi

Her iki eli de olmayan hasta tutsak Ergin Aktaş, durumunu belgeleyen sağlık raporu olmasına rağmen Silivri 9 Nolu Cezaevi girişinde X-Ray cihazından geçerken “Ellerini kullanıp kemerini çıkartamadığı” gerekçesiyle cezaevi müdürü ve gardiyanların fiziki şiddetine maruz kaldıktan sonra “Süngerli oda”ya konuldu.

Hasta tutsakların umudunu Haziran Direnişi büyüttü

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu 119. F oturması Galatasaray lisesi önünde gerçekleştirildi.
 
Oturma eyleminde ilk olarak Ümit Efe konuşma yaptı. Ümit Efe gerçekleştirdiği konuşmada hasta tutsaklar hakkında kısa bilgi vererek,  Bakırköy’den başlatılarak Ankara’ da sonlandırılan yürüyüşe değindi.

Açlık grevindeki hasta tutukluya sürgün

PKK hükümlüsü Ergin Aktaş ileri derece mide ülseri hastası ve iki eli de yok. Aktaş hakkında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, "Ağır hastalık nedeniyle cezaevinde tek başına yaşamını sürdüremez” denildi. Terörle Mücadele Şubesi’nin hazırladığı “Toplum güvenliği raporu” nedeniyle tahliye edilemeyen Aktaş tedavi adı altında  diğer ağır hasta tutuklularla birlikte  gönderildiği Metris R Tipi Cezaevi'nde kaderine terk edildi.

Ağır Hasta Mahkumlar Ali Haydar Yıldız ve Ergin Aktaş Açlık Grevine Başladı

Adli Tıp Kurumu'nun "Cezaevinde kalamazlar" raporuna karşın aylardır tahliyeleri gerçekleşmeyen ve Metris R Tipi Cezaevi'nde tutulan felçli tutuklu Ali Haydar Yıldız (solda) ile iki eli olmayan Ergin Aktaş (sağda) açlık grevine başladı.

İki ağır hasta tutuklu, cezaevinde tutulma koşullarının gayri insani olduğunu ve istedikleri zaman doktora ulaşamadıklarını belirterek, 3 günlük açlık grevine başladı. Tutuklular, koşullarının düzeltilmemesi durumunda, eylemi süresiz açlık grevine dönüştüreceklerini duyurdu.

BOYNUNDAN AŞAĞISI FELÇLİ

Hasta mahpuslar

Hangi durum ve koşulda olursa olsun insan hastaysa tedavi edilmelidir. Söz konusu olan cezaevindeki insansa açıklama yapmayı, eylemde bulunmayı, kamuoyu oluşturmayı gerekli kılıyor bu durum. Evet, cezaevinde de insanın yaşam hakkı, sağlık hakkı ve işkence görmeme hakkı var. İnsan hakları kuruluşları sürekli izliyor hapishaneleri. İHD “Doğu ve Güneydoğu Bölgesi İhlal Raporu”nu 14 Ağustos’ta açıkladı. TİHV de “Hasta Mahpusların Durumlarına Dair TİHV Görüş ve Açıklaması” başlıklı bir açıklama yaptı 26 Ağustos tarihinde.

TİHV: "Ağır Hasta Mahpusların Bırakılmaması Fiili İdamdır"

TİHV ağır hasta tutuklu ve hükümlülerinin “toplum güvenliği” gibi gerekçelerle salıverilmemesini eleştirdi. Henüz tıbbi rapor düzenlenmemiş olanların da derhal bilimsel tıbbi değerlendirmeye alınmalarını istedi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ağır hasta tutuklu ve hükümlülerinin “toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturacağı” gerekçesiyle alıkonulmaya devam edilmesini fiili idam cezası olarak niteledi.

“İnsani, vicdani, hukuki açıdan kabul edilemez olan bu siyasi tutumda ısrar etmek, açıkça kişilerin ölümüne sebebiyet vermektir.”