Erol Zavar

9 EYLÜL… TÜM DÜNYADA HAPİSHANELER İÇİN ÖNEMLİ GÜN…

İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...

Sabahattin Ali

9 Eylül! Bu tarihsel gün; hem ABD hapishanelerinde, hem Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde Tutsaklarla Dayanışma Komisyonları’nın dilinde; hem de Almanya’nın Münih kentinde, Türkiye’li ATİK aktivisti tutsakların mahkeme kapıları önünde ortak ses olarak çınlayacak!

WERNİCKE KORSAKOFFLULAR'LA GEÇİRDİĞİMİZ BİR HAFTANIN İZLENİMLERİ

“Sesimizin duyulmadığı bir tarihte,

bedenimizle konuşmaktan başka çaremiz - yolumuz yoktu” G. Gülmez

Yukarıdaki tümce tek başına, “Ölüm Orucu doğru bir eylem miydi… yoksa yanlış mıydı” sorularını – tartışmalarını boşa düşürüyor.

O irade onlara aitti… O bedenler gibi.

KUŞLAR BİLE TEDİRGİNKEN

“Taşınmayı biliriz hepimiz. Eşyaları kolilemek günler alır. Yeni eve, semte-komşulara ısınmak-alışmak! Belki aylar. Hapishanelerde taşınmak! Bir an şöyle çırılçıplak bilmediğiniz bir şehirde sokağa çıktığınızı tasavvur edin. Hem çıplaksınız, hem de bilmediğiniz bir şehirde. Yanınızda hiçbir eşyanız yok, giysileriniz bile. Öyle bir hal bile, bir tutsağın apansız sürülmesinden daha iyidir. ‘Betimleme Sanatı’ değil bu, bizzat kendi tecrübelerimden biliyorum! ‘TAŞINDI’, değil de ‘SÜRÜLDÜ’ denmesinin sebebi budur.”

Sayfalar