Bostan: Tekçi anlayış, tek tip ile resmi ideolojiye dönüştü

Cuma, 29 Aralık, 2017

AKP'nin kurucularından olan Fatma Bostan Ünsal, ‘tekçi’ anlayışın, tek tip kıyafet düzenlemesiyle "resmi bir ideoloji" olarak ortaya çıktığını söyledi

"Ünsal, "O duruşma salonlarında mücadele edenleri saygıyla anıyorum. Türkiye bunu yeniden getirdiyse, çok haklı olarak ilk önce cezaevlerindekiler itiraz eder ve bu normaldir. Doğru olanı yapıyorlar bence de. Bizim de onları bu konuda yalnız bırakmamız gerekiyor kamuoyu olarak. Türkiye'nin geriye gidişine itiraz ediyorlar. Tek tipe itiraz eden cezaevindekileri yalnız bırakmamak gerekiyor" dedi."

AKP'nin kurucularından olan Fatma Bostan Ünsal, 28 Şubat sürecinde başörtülü kadınların eğitim, çalışma ve siyasetten dışlanmasını amaçlayan "tekçi" anlayışın, bugün tek tip kıyafet düzenlemesiyle bu kez "resmi bir ideoloji" olarak ortaya çıktığını ifade etti. 

Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin duruşmalara tek tip kıyafetle getirilmesini içeren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (KHK) yönelik tepkiler devam ediyor. Bir tepki de AKP kurucularından olan insan hakları aktivisti Fatma Bostan Ünsal'dan geldi.

'TÜRKİYE İÇİN GERİYE GİDİŞ DEMEK'

Düzenlemeyi, Türkiye açısından geriye gidiş olarak değerlendiren Ünsal, düzenlemenin başta savunma hakkı olmak üzere birçok temel hakkı ihlal ettiğini belirtti. Ünsal  "Darbe yönüyle bir düzenlemeye benzerdir. Türkiye'de tek tipler, 80 darbesinden sonra gündeme geldi ve mahkumların direnmesiyle ve daha sonra da Danıştay'ında iptal etmesiyle gündemden kalkmıştı. Bu anlamda hem buna direnenleri hem de Danıştay'ı tebrik ediyorum. Baktığımız zaman savunmayı ciddi oranda zayıflatan, masumiyet karinesi ihlal eden ve hakimin gözünde veya herkesin gözünde daha suçluluğu araştırılan, bu yüzden de masumiyeti kabul ettirmek zorunda kalan tutuklular için aslında peşin bir suçluymuş muamelesinin yapılması anlamına gelir. Bu yüzden de insan hakları açısından bir ihlal söz konusudur. Çünkü savunmada temel bir insan hakkıdır" şeklinde konuştu.

'TEK TİP RESMİ İDEOLOJİ OLARAK KARŞIMIZDA'

Ünsal, 28 Şubat sürecinde başörtülü kadınların eğitim, çalışma ve siyasetten dışlanmasının "tekçi" bir anlayışın ürünü olduğunu da belirtti. Bugün ise, tek tip kıyafet düzenlemesiyle bu tekçi anlayışın "resmi bir ideoloji" olarak ortaya çıktığını ifade eden Ünsal, bunu şöyle açıkladı: "Tek tip kıyafet de mahkemelerdeki yansıması diyebiliriz. Siyasi suçlularla yargılananlar bir dönem sonra beraat edebiliyor. Bunu Ergenekon davasında gördük. Siyasi suçlular,  halk arasında biraz daha konjöktürel olarak görülüyordu. Fakat bu dönemde çok ilginçtir ki, siyasi suçlular olarak düşünülen kişilere tam aksi düşünülüyor. Bu dönemsel bir suçluluktan ziyade o kadar olumsuz sıfatlarla değerlendiriliyor ki; örneğin darbe teşebbüsünden sonra gözaltında yaşamını yitiren öğretmenle ilgili nerede gömüleceğine dair tartışmalar yaşandı. Bu tip aşırılıklara gidildi. Tek tipte uygulamasına bakıldığında, kıyafetle bile müebbetlik hükmü verilmiş kişiler olarak görülebilirsiniz. Bu açıdan çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum."

'DARBE ÜRÜNÜ DÜZENLEMELER HAYATA GEÇİRİLİYOR'

15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra yapılan düzenlemelerin ise "darbe ürünü niteliğinde" olduğunu kaydeden Ünsal, bu düzenlemelerin bir anlam ifade etmediğini ifade etti. Darbenin engellendiğini, fakat darbe ürünü düzenlemelerin hayata geçirilerek hukuksuzlukların devam ettiğini vurgulayan Ünsal, bu durumun "O zaman darbeyi niye engelledik ki?" şeklinde trajikomik bir soruyu çağrıştırdığını dile getirdi. 
 
Ünsal, "Tek tip kıyafet dediğimiz zaman kişiyi bireysellikten çıkarmış olması, toptan bir kimliğe mahkum etmesi anlamına geliyor. 80 darbesinden sonra ortaya çıkmış bir şey olduğu için darbeyi hatırlatmakta bize" dedi.

'GUANTANAMO ÖRNEĞİ, ELEŞTİRİLENE BENZEMENİN İTİRAFI’

Ünsal, yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mahkumlara duruşmalarda tek tip kıyafet giydirilmesini düzenleyen KHK'yi savunurken verdiği Guantanamo örneği üzerinde de durarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Amerika'nın hem muhalefeti hem de ana akımının kabul görmediği bir hukuk ve yargılama olduğu için Küba'da yapılıyor. Bu yüzden Amerika'nın hem muhalefeti hem de ana akımı tarafından kabul görmeyen bir usulün, Türkiye'de olumlu örnek olarak gösterilmesi çok büyük bir fecaat diyebiliriz. Bu dönemde batı eleştiriliyor. Kınadığına ve kınadığının da aslında kabul etmediği bir kötü örneği, olumlu örnek olarak almak gerçekten büyük bir olumsuzluk. Guantanamo'yu referans vermek aslında bir anlamda eleştirdiğinize benzemenizi itiraf etmek demektir. Bu da aslında yenilmek demektir. Bu anlamda Guantanamo'nun örnek verilmiş olması çok büyük bir talihsizlik olmuştur."

'TÜRKİYE'NİN KAZANIMLARINI GERİYE GÖTÜREN BİR KHK'

Düzenlemenin Türkiye açısından sonuçlarını da değerlendiren Ünsal, "Türkiye'nin kendi gelişimine bir tezat teşkil ediyor. Uluslar arası kabullerine tezat teşkil ediyor. Her şeyden en önemlisi savunma hakkını ihlal ediyor. Türkiye'nin hakikaten bütün o kazanımlarının geriye döndüren bir KHK. Acınası bir durum. Yeniden düşünülmesi gereken bir durum" diye konuştu.

'TEK TİPE İTİRAZ EDEN CEZAEVLERİNİN YANINDA OLMALIYIZ'

Ünsal, 12 Eylül'de tek tip dayatmasını protesto etmek için iç çamaşırlarıyla duruşma salonuna gelen ve hafızalardaki yerini koruyan o fotoğrafın, artık Türkiye'nin gündeminden kalkmış olması gereken kötü bir hatıra olduğunu da belirtti. Ünsal, "O duruşma salonlarında mücadele edenleri saygıyla anıyorum. Türkiye bunu yeniden getirdiyse, çok haklı olarak ilk önce cezaevlerindekiler itiraz eder ve bu normaldir. Doğru olanı yapıyorlar bence de. Bizim de onları bu konuda yalnız bırakmamız gerekiyor kamuoyu olarak. Türkiye'nin geriye gidişine itiraz ediyorlar. Tek tipe itiraz eden cezaevindekileri yalnız bırakmamak gerekiyor" dedi. (Ankara/MA)

Kaynak: Evrensel Gazetesi