Demirtaş'a ve özgürlük eşitlik idealiyle hapiste olan tutsaklara özgürlük

Cuma, 9 Ağustos, 2019

#FreeThemAll #FreeDemirtaş #FreeYüksekdağ
#Freeözgürlükeşitlikmücadelesindeesir düşentümsiyasitutsaklar 
...

POLİTİK MAHPUSLAR TAHLİYE BEKLİYOR
Demirtaş'a Özgürlük kampanyası başladı. Destekliyorum. Ve Sayın Selahattin Demirtaş'la birlikte özgürlük eşitlik idealiyle mücadele ederken tutuklanan tüm siyasi mahpuslara özgürlük diyorum. 

Dışarıda da acımasız devlet baskısı var. Dışarıda da özgür değiliz diyoruz ama “içerisi” ile kıyaslamak doğru değil.  Tarih boyunca ülkemizde hapishane politikası “ıslah etme, topluma kazandırma” değil,  tutsakları kişiliksizleştirme, çürütme ve imha amaçlı “modern Mengele” laboratuarı olagelmiştir. Özellikle OHAL'in ilanından sonra işkence yaygınlaşmıştır. Bir de konu açılmışken propaganda amaçlı yazılan – söylenen yanlış yorumlanan bir ifadeye değineyim. “Dışarının da içeriden farkı kalmadı. Türkiye yarı açık hapishaneye dönüştü.“ Bu bir metafor olarak kullanılabilir. Ama gerçek tam olarak öyle değil. Faşizm koşullarında da yaşasak çocuklarımızla, sevgilimizle, dostlarımızla pikniğe, sinemaya, tiyatroya gidebiliyoruz. Denizi, dağları, nehirleri görebiliyoruz. Maddi imkânlarımız elverdiği ölçüde istediğimizi yiyip içebiliyoruz. İstediğimiz kitabı, dergiyi okuyabiliyoruz. Ama tutsaklar. Onlar yemeğe, içmeye, istedikleri insanla konuşmaya, uzun yürümeye, uzaklara bakabilmeye, sarılmaya ve sayamayacağım kadar çok şeye hasretler.

Bir bayram daha geldi. Üç - beş 10- 20 hatta 30 yıldır zindanda olan politik tutsaklar var mektuplaştığım. "Hapishanelere esinti yollayalım" adlı kitabımda yer verdiğim, mektuplarını "Görülmüştür" sayfalarında yayınladığımız. Onlar yazdıkları bayram kartlarında "bu kaçıncı bayram sayamaz olduk size ve sevdiklerimize hasret geçirdiğimiz..." diyorlar. 

Onları unutmayalım. 

Adil Okay