Kendi kitapları bile yasak

Pazar, 21 Ekim, 2018

Türkiye cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri son aylarda artarken, tutukluların, yayınlara ulaşması bir yana kaleme aldıkları kitaplar bile kendilerine verilmiyor. Cezaevinde kitap yazan tutuklular, ya tahliye ya da serbest kaldıktan sonra kitaplarını görebiliyor. Kitap taslaklarının dışarı çıkarılmasına izin veren cezaevi idareleri, yayınevleri tarafından yayına hazırlanan ve matbaalarda basılan kitapları “sakıncalı” gördüğü gerekçesiyle cezaevine almıyor.

4 farklı cezaevi aynı gerekçe

Şimdiye kadar Tekirdağ T Tipi Cezaevi’nde bulunan “Kalıp Korkmaktansa Gitmektir Yaşam” ve “Arin Mirkan” kitaplarının yazarı İsmet Taş’ın Aryen Yayınevi’nden çıkan “Yaşamın Kıyısından Umuda” adlı kitabı, Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Menaf Osman’ın “Sinor” adlı kitabı, İzmir Şakran Cezaevi’nde kalan Selam Baran’ın “Kaniya Xezalan” adlı kitabı, Tekirdağ T Tipi Cezaevi’nde kalan Heci Nehsan’ın “Tarikoj” ve “Ciweyna” adlı kitapları, Kerem Bilen’in “Meşa Jîyanê” adlı kitabı ve Denizli Cezaevi’nde bulunan Fırat Can’ın “Umuda Bir Ülke” adlı kitabı, cezaevi idaresi tarafından el konularak kendilerine verilmedi.

Güçlü kalemler yitiriliyor

Konuya ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan Lezgin Akdeniz’e konuşan Aryen Yayınevi sorumlusu Roj Agir, siyasi tutukluların ağır hak ihlallerine maruz kaldığını belirterek, cezaevlerinde yazılan kitapların önündeki engel ve güçlüklere dikkat çekti. Agir, “Eserleri ve fikirleri gerçekten iyi olmasına rağmen siyasi engellerden dolayı kendisini gösteremeyen ve en nihayetinde kaybolup gidenler var. Cezaevinde yazmak belki de dünyanın en zor işlerinden biridir. Hal böyleyken bu yeteneğin sürdürülmesi zorlaştırılıyor. Bu engeller güçlü kalemlerin, kalemi eline almayarak yazım hayatına son vermelerine neden oluyor” dedi.

Keyfi bir tutum

Cezaevindeki yazarların yaşadığı başlıca sorunlarından birinin de kitaplara ulaşmada önlerine çıkan zorluklar olduğuna işaret eden Agir, cezaevlerinde keyfi olarak kitaplara el konulduğunu söyledi.