Tutsak karikatürist Toprağa olan Özlemi Yazdı

Tarih: 
Salı, 17 Ekim, 2017

Kartını, boş kartlarla birlikte aldım, teşekkür ederim. Özellikle ayak izlerinin olduğu kart (ki fotoğraf sana ait) çok güzel, yani hoşuma gitti. Çıplak ayak ve toprak temalı olmasındandır belki diyeceğim ama göze de iyi hitap ediyor.

Sen de biliyorsun, içeride toprak teması yok. Ancak betonu kırıp biraz kazman gerekir ki toprakla temas edesin, lakin bunu da tünelden sayarlar! Sana toprak-çıplak ayak temalı komik bir hikâye anlatayım. Toprakla temasın yok ya, üzerindeki elektriği boşaltamıyorsun. Bu yüzden arada bir dokunduğun şeylerin “çat!”, “pat!” sesler çıkarması olağan. Hastaneye gittiğimiz bir gün bana kelepçe takmak için dokunan askerin dokunduğu yerden bir kıvılcım çakmıştı da asker heyecanla (biraz da panikle) “Komutanım, bir şey var üzerinde!” demişti. Komutan sakin, “Oğlum elektriklenme oldu” demişti.

Velhasıl bu olaydan epey sonra revire gittiğim bir gün, şu vücuttaki elektriklenmeye de deva olacak bir çareniz yok mu mealinde bir şeyler söyledim. Zira 24 yıldır toprak görmemişiz (toprağa basmamışız) ve adeta trafoya dönmüşüz. Doktorun cevabı hazır: “Çıplak ayakla yere bas.” Güldüm. “Toprak zemin mi var, çıplak ayakla basayım, her yer beton,” dedim. Doktorun jetonu düştü ve o da güldü. “Ne yapabilirim ki,” dedi.

(…)

Abi, ileride ne olur ne olmaz bilinmez ama bu ara yeni bir gelişme yok. OHAL ile birlikte kimi sıkma ve kısıtlamalar oldu ama en hayati nokta kitap-dergi almama problemiydi ki o husus kısmen de olsa çözülecek gibi. Bir de malum, tek tip meselesi var gündemde. Biz de basından takip ediyoruz, yani içeriye yansıyan herhangi bir durum yok. Sanırım yıl sonu gelmeden uygulamaya sokmaya çalışacaklar. Ne düzeyde uygulamaya sokacakları belli değil. Örneğin en son Erdoğan, sadece mahkemelere gidilirken giyecekler falan dedi. Uygulamada her nasıl olacaksa olsun devrimci-siyasi tutsaklar zaten kabul etmez. Düşünülemez de zaten. Salt siyasi değil insani tavır da bunu gerektirir. Zira tek tipleştirme insani vasıfları hedef alır. Bu vasıflar insanın elinden alındı mı, geriye sadece bir nesne kalır.

Aslında bu gelişmelere şaşmıyorum. Zira dışarıda tek tipçi bir zihniyet egemen kılınmaya çalışılırken içerinin bundan muaf tutulması düşünülemez. Kerpiç kerpiç kurumlaşıyor bu zihniyet. Birkaç yıllık değil, gelecek on yılların hesabı yapılarak kurumlaşılıyor. Bu sebepten, dışarıda egemen kılınmaya çalışılan tek tipçi zihniyet, içeride uygulamaya sokacakları tek tip elbiseden daha kaygı verici. Nasılsa kitleler gerçeklerden çok masal dinlemeyi sever. Bunun yanında hayat sürprizlerle doludur. Ben her şeye rağmen memleket dinamiklerinin güçlü olduğuna ve kimi şeylere izin vermeyeceğine inanıyorum.

(…)

Selam ve sevgilerimi gönderiyor, kucaklıyorum.

Ahmet Bilge

Elbistan Cezaevi