Tutuklu Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden Deniz Yılmaz'ın mektubu

Tarih: 
Salı, 15 Mayıs, 2018

‘Bu ceza, siyasi hedef göstermenin sonucu’

Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin operasyonu için lokum dağıtanları protesto etmelerinin ardından tutuklanan öğrencilerden Deniz Yılmaz, ‘dışardaki’ arkadaşlarına mektup yazdı.
***

Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin operasyonu için lokum dağıtanları protesto etmelerinin ardından tutuklanan öğrencilerden Deniz Yılmaz, ‘dışardaki’ arkadaşlarına mektup yazdı. Yılmaz, “Tutukluğumuzu yargısız bir cezalandırma olarak görmekteyiz ve bu cezanın hukuksal olmadığı, ancak siyasi bir hedef göstermenin sonucu gerçekleştiği kanısındayız. Bu nedenledir ki vicdanımız rahat yatmaktayız ve vicdansızca davranmadığımız için gururluyuz” dedi. Tutuklu öğrencilerden Agah Suat Atay’ın annesi Ayşe Atay ise Boğaziçili öğrencilere gönderdiği mesajda,“ Oğlumun tutuklandığı gece haykırdığım gibi, hepinizi Suat kadar seviyorum” dedi.

‘Tutuklama keyfi tutum'

Mektubunun tüm tutuklu Boğaziçili arkadaşlarının fikriyatını içerdiğini belirten Deniz Yılmaz, ortak tek politik noktalarının demokrasi ve vicdan oluşuna değindi. Yılmaz tutuklama kararının gereksiz olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Çünkü kanıtlıdır ki hiçbirimiz herhangi kaçma girişiminde bulunmadık, ya okuldan ya da hakkımızda gözaltı kararı çıktığını haber aldığımızda teslim olmak suretiyle gözaltına alındık. Yasal süreci tehlikeye atacak herhangi fiiliyatımızın bulunmadığına inanıyoruz ve tutuklu yargılanmamızın bir keyfi uygulama olduğu kanaatindeyiz. Verilen tutuklama kararı tamamen kanunsuzdur; çünkü itham edildiğimiz suçlamalar ifade özgürlüğünü aşan herhangi fiiliyat içermemektedir. Suçlamamız toplumda infial yaratmaya dayandırılmaktadır, ancak infial ve benzeri ağır ceza kanununda yer almamaktadır. Ağır ceza kanunu temelini fiiliyatta işlenen suçlara dayandırmaktadır ve bu bağlamda istenen tutukluluk tamamen hukuksuzdur.” Tutuklamanın siyasi bir karar oluşuna vurgu yapan Yılmaz, siyasi liderler tarafından hedef gösterilmelerini ve yargı mekanizmasının çalışmasına bile gerek duymadan haklarında hüküm verilmesini istenmesin hatırlattı. Davalarına bakacak savcının adliyeye sevk edildiklerini gün değiştirilmesinin, yeni savcının sorgulamaya gerek duymadan tutuklanmaları istemiyle kendilerini mahkemeye sevk etmesinin, kararın hukukiliği konusunda şüphe yarattığını anlatan Yılmaz, “Aynı zamanda bir tutuklama kotası konulduğu kanısındayız, çünkü delil olarak sunulan fotoğraflarda bile olmayanlar veya hasbelkader kareye girmiş insanlar da gözaltına alınmış ve tutuklama istemiyle hâkim karşısına çıkarılmıştır” dedi. Yılmaz, eğitim hakkından mahrum bırakıldıklarına dikkat çekerek, “OHAL gerekçe gösterilerek bütün eğitim hakkımız, sınavlara girme ve ödev teslimi, elimizden alınmıştır. Hedef gösterildiğimizde eğitim hakkımızın elimizden alınacağı ile tehdit edildiğimiz hatırlatırsak, tutukluluk kararımız fiiliyatla eğitim hakkımızı elimizden almıştır.

Buradan şu sonuca varıyoruz; tutuksuz yargılanmamız mümkün olduğu halde, keyfi tutukluğumuz, eğitim hakkımızın elimizden alınmak istenmesiyle örtüşmektedir” ifadelerini kullandı. Mehmet Akif Ersoy’un ‘Ağlarım ağlatamam’ şiirini öğrencilere gönderdiği notunda paylaşan anne Ayşe Atay ise, “Adalet, sağduyu, cömertlik, cesaret, ölçülü olmak, hoşgörü, nezaket, bilgelik, bütün bunlar ebedi ve evrensel bilgeliği vurgulayan ortak değerler. Bir de sevmek var sevgi var. İçinde bu sevgiyi yaşatıp bize de yaşatan herkese teşekkür ediyorum. Yardımlarınız, desteğiniz için minnettarım. Bu aralar hislerimi tercümen edemeyecek bir haldeyim. O yüzden size edebi alıntılar yaparak sesleniyorum. Oğlumun tutuklandığı gece haykırdığım gibi hepinizi Suat kadar seviyorum” diye konuştu.