Ve düşünen insanlardır özgür olanlar...

Cuma, 23 Aralık, 2016

Dışarısı dediğimizde temel hak ve özgürlükler akla gelir. Ya içerisi dediğimizde? Tutsaklık, temel hak ve özgürlüklerden yoksunluk. İlk bakışta doğrudur. 

Dışarıdasın ama beynin tutsak, fiziki koşullar serbest olmuş kaç yazar? Günlük koşturmalar, kira derdi, koca derdi, çocuk derdi, çocuğun ebeveyn derdi, iş derdi, okul derdi, hastalık derdi, sınav derdi,  kısaca yaşam derdi. Üstüne bir de katliamları her gün içimizi acıtan savaş derdini ekle... Anlayacağınız beyinlerimiz dumura uğrarken gel de kendini özgür hisset. Bedenimiz dışarıda beyinleri-miz tutsak bir toplumuz vesselam... Öyle olmasak toplumun yüzde 50’si bizleri tutsak yapan kötü yöneticileri seçer mi diye düşünmeden de geçemeyeceğim...

İçeride tutsaksın, özgür değilsin. Sevdiklerine elini değdiremez, öpemezsin.

Mesele beyinlerin özgür olmasıysa, eğer düşünmekse özgürlük, içerideki insan hepimizden özgür. Bedenleri fiziki koşulların engellemeleri düşünceyi hapsedemiyor...

Ve düşünen insanlardır özgür olanlar...

İşte tam da burada başlıyor “Dışarıdan içeri-İçeriden dışarı”fotoğraf sergisi. 

“Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi”nin ev sahipliğinde 16 Aralık tarihinde İstanbul’da İstiklal Caddesi, Hazzopulo Pasajı Kelepir Cafe’de açıldı. Daha önce İstanbul dahil ülkenin birçok şehrinde açılan sergi kaçıranlar için bir fırsat. Böyle bir projede yer almak benim için de bir onur oldu. Basın bülteninden aktararak devam edeyim...

Sergi hakkında:

redfotoğraf grubu ve Görülmüştür Ekibi olarak, “Politik tutsaklarla dayanışma”amacıyla örülen bu proje için; 26 ayrı hapishaneden 55 tutsak belirledik. Ve 55 fotoğrafçının seçtiği fotoğrafları tutsaklara yorumlamaları için yolladık. Ulaşmaya çalıştığımız tutsakların her siyasi gelenekten olmalarına da özen gösterdik.   

Bu süreçte önümüze birçok engel çıktı. Zira 2015 yılının özellikle son aylarında hapishanelerde “Savaş konsepti”uygulanmaya başlanmıştı... Geç de olsa gelen yanıtlar, betimlemeler birbirinden güzel ve derinlikliydi. Sonuçta 2015’te başladığımız çalışmayı binbir zorluğun üstesinden gelerek, uzun zaman ve emek sonucu ancak 2016’da tamamlayabildik. OHAL, darbeye- darbecilere karşı ilan edildi denildi ama ülkeyi yeniden 12 Eylül karanlığına götürdü. Darbecilerin yanı sıra muhalif sol, sosyalist ve Kürt yurtsever gazeteciler, yazarlar, sendikacılar, akademisyenler, öğretmenler soruşturmaya uğradı, gözaltına alındı, tutuklandı. Sergimizde yer alan tutsaklar başta olmak üzere binlerce sol-sosyalist- yurtsever tutsak sürgüne yollandı. İşte bu koşullarda 55 tutsak ile 55 fotoğrafçıyı buluşturduğumuz bu sergi ayrı bir önem kazandı. Özetle; sergideki amacımız yeniden güncellendi: 

a) Tutsaklarla birlikte kolektif bir fotoğraf projesi gerçekleştirmek

b) Dışarıda olan bizlerin, tutsaklarla iletişim halinde olmalarını sağlamak

c) Yaratıcı olmanın yalnızca zanaat olmadığını, düşüncenin soyutlama aracı olarak nasıl kullanılabileceğini göstermek

d) İçerinin sesini fotoğrafların diliyle dışarıdaki insanlara göstermek

e) 2016 Yılı itibariyle hapishanelerde sayıları her geçen gün artan 190 bin tutuklu ve hükümlünün varlığını dışarıdakilere yeniden anımsatmak. 

f) İzleyicinin - okuyucunun “Sizin hâlâ bir mektup arkadaşınız yok mu? Ama onlar sizin için hapisteler, unuttunuz mu?”Sloganında ifadesini bulan kampan-yamıza destek olmasını sağlamak.  “

Görülmüştür Ekibi (www.gorulmustur.org)   -   redfotoğraf grubu 

 

Kaynak: Evrensel Gazetesi