Mektuplar

Tutsak karikatüristten 1 Mayıs Kutlaması

Sevgili Adil Abē,

Dilerim iyisin.. Kartını aldım. Manzarasını çok sevdim. Rengarenk çiçek ve yeşillik; insanın gönlünü açan, insanda pozitif duygular geliştiren hoş bir manzara yakalamışsın. Benim ilk çalışmanızdaki resim okumalı ve son

çalışmanızdaki tasvir ‘de vardı zarfta.

Yaşanan kimi sıkıntılarla birlikte ben ve yanımdaki  arkadaşlar iyiyiz. İçerideki zamanı değerlendirmeye

çalışıyoruz bir biçimiyle. Zaten cezaların ’da belini kırmışız çoğumuz☺Bir arkadaşın yakında 27. Yılı  doluyor, üç yılı kalacak.

Kendine çok iyi bak. Sevgi ve

Hapishane içinde ayrı mahkeme mi var

Özgürlükçü Demokrasi’nin tutuklu editörü Hicran Ürün, gönderdiği mektupta götürüldükleri cezaevinde, Cezaevi Kurulu’nun “Basın kartın var mı?” sorusu ile karşılaştığını aktardı.

Özgürlükçü Demokrasi gazetesine 28 Mart’ta mahkeme kararıyla TMSF tarafından kayyum atanması sonrası yapılan operasyonda gazetenin İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar, Sorumlu Yazıişleri Müdürü İshak Yasul ile birlikte editör ve çalışanları tutuklandı. Tutuklanan isimlerden biri de gazetenin editörü Hicran Ürün’dü.

Tayyar Eroğlu "herşeyin yasak" olduğu Hapishaneden yazdı

“İçinden geçilen süreç, hemen her kesimin OHAL'in nimetlerinden faydalandığı dönem olsa gerek. Nimet bu noktada olumlu ve olumsuz anlamlar kazanıyor. İktidar çevresi ve kapitalist sermaye açısından olumludur. İktidar, iktidarını tesis ediyor, Kapitalist sermaye de kâr ediyor, işçileri rahat sömürüyor. Ahmet’in yok yere tutuklanması, Kürt Mehmet'in baskı görmesi, tutsak Ayşe'nin tel örgü-kafes-altında yaşaması çok da umursadıklarından değil.”

TAYYAR EROĞLU

2 NO'LU F TİPİ HAPİSHANE A İ -139

TEKİRDAĞ

Hasta Tutsak Ergül Çiçekler yazdı: Tüm dostlara selam olsun ve yüreklerini rahat tutsunlar biz üzerimize düşeni yapacağız.

“ Hak ihlallerinden uzun uzun bahsetmeyeceğim. Saymakla bitmez zaten ama biz çoktan hazırız. Tutsaklar olarak bunu hep yapıyoruz. Bizimle uğraşanlar baltasını ne kadar bilerse bilesin işe yaramaz çünkü top olsaydık anca bu kadar sert olurduk. Tüm dostlara selam olsun ve yüreklerini rahat tutsunlar biz üzerimize düşeni yapacağız. Kimse aldanmasın karşıtlarımızın yüksek  perdeden atıp tutmalarına havanda su dövüyorlar çamurla da unu öğütmeye çalışıyorlar. Bu gönenç ve zafer havasını biz 1944 Almanya’sından da hatırlıyoruz.”

ERGÜL ÇİÇEKLER

Hücreler, demir parmaklıklar, tel örgüler yarınları aydınlığa çevirme umudumuzu engelleyemiyor.

“3 yaşında (İdil Elvan ) kızımdan ayırarak, 9 yıl hapis cezası vererek, kızımı annesiz, beni kızımsız bırakarak, hapishaneye atarak, ıslah edebileceklerini sandılar. Her şeye rağmen onurlu ve dik kalmaktır asıl mesele. Çocuğunuzdan ve sevdiğiniz ailenizden ayrı da kalsanız düşüncenizi ve inancınızı teslim etmemektir.”

Yeliz Toy  Kadın kapalı hapishanesi A-9    Gebze/Kocaeli

***

16.04.2018

‘’Kimi zaman doğruyu ifade eden

İki satırlık bir yazı,

Bir fikir

Yürekleri ayağa kaldıran

Bir türkünün çığlığı

Saza vurulan bir mızrap.

Bağırsakları henüz dışarıda taburcu edilip hapishaneye yollanan Didar Gül'den mektup var

Ağır bir bağırsak ameliyetı geçiren politik tutsak Güngör Didar Gül, bağırsakları dışarıda, kolostomi torbasıyla hastaneden taburcu edilmiş. O zor koşullarda iyileşmeye çalışıyor. Didar Gül'ün hasta yatağından yazdığı mektubu okumak için ekteki mektuba tıklayınız.

iletişim:

GÜNGÖR DİDAR GÜL

BAKIRKÖY KADIN KAPALI HAPİSHANESİ B 6

BAKIRKÖY İSTANBUL

Bolu hapishanesinden Görülmüştür ve redfotoğraf gruplarına anlamlı bir teşekkür

“En başta sana ve şahsında tüm görülmüştür ve 'redFotoğraf grubu' ekibine, bu projenin kalıcılığını sağlamak için maddi manevi desteklerini sunanlara, AFİŞ, grafik/tasarım ve baskı hazırlığını gerçekleştiren sevgili Atilla Atala'ya, Özcan Yaman’a, Yüksel Uygun'a, Kerim Eren'e, Sultan Güner'e, Tulin Şahin OKAY'a, Ali Aydın'a, tüm katılımcı tutsak yoldaşlara ve ve dediğimiz biçimiyle, Sesimize ses katan içeride, dışarıda herkese çok ama çok teşekkür ediyoruz. Elinize, dilinize, yüreğinize, çabanıza ve emeğinize sağlık. Ve sonsuz teşekkür ve hürmetle.”

25 Yıllık Tutsak Ermenek Hapishanesinden Yazdı

Sevgili hocam, göndermiş olduğun dergi ve kitabı aldım. Kitap-Dergi alıyorlar ama direkt vermiyorlar. Hukuki yollara başvurdum. OHAL ‘den dolayı vermediler. Ben mahkemeye başvurunca mahkeme verilmesine karar verdi. Diğer seferde aynısı oldu. Eğer okunmuş eski dergi varsa onları da gönderirsen sevinirim.”

Yılmaz DEMİR

M Tipi Kapalı Cezaevi B-2 Koğuşu

Ermenek /Karaman

***

Sevgili Adil Hoca Merhaba;

5 Yıldır Toprak Görmeyen tutsak yazardan mektup var

“Eskiden koğuşlarımızda saksılar ve türlü türlü çiçeklerimiz olurdu. Bir nebze de olsa baharın geldiğini daha iyi duyumsardık, hissederdik. Yine beton duvarlar arasındaydık ama biraz toprak da olurdu. Yetmediğinde ise çay posaları güneşte kurutulur, sonra da toprakla karıştırılırdı. Zahmetliydi biraz ama değerdi. (…)son beş yıldır toprak görmedim, kokusunu almadım, hissedemedim... Resimlerde, televizyonda görebildiklerimiz, okuduklarımızla bağımızı canlı tutmaya çalışıyoruz. Buna alışmamaya çalışıyorum.”

MEHMET GARİP YAŞ

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

"Her sergiye bizi davet ediyorsunuz ya bir gün mutlaka geleceğiz. Ölü veya sağ geleceğiz"

"Şimdi bu acıyı yüzümün hangi tarafına süreyim!"
***
"Değerli Adil abi,
Merhaba; dilerim dediğin gibi 2018'de buluşur söyleşiriz. aklıma gelmezdi. Zira daha sekiz yıllık mesafe var bende. oysa umutve beklentiler bizim yüreğimizde. Ayarlamasını biz yapabiliriz. Ama ben artık zamana sırtımı dönmeye karar verdim.

Pek yazamıyorum. Eskiden sanki daha vefalı ve duyarlıydım. tepkilendim. Yine mesele zaman!

Bandırma Hapishanesinden Sergimize Kutlama Mesajı

“Gazeteden İçeriden Dışarıya Fotoğraf Köprüsü ' nün ikincisinin açılacağını okudum. Değerli Özcan Yaman Dost açıklama yapmıştı. Bu yüzden başta değerli Keke 'mi, görülmüştür ekibini, redfotoğraf emekçilerini selamlar, iyi ki varsınız diyorum.”

Ayhan KAVAK

Bandırma 1 Nolu T Tipi Hapishanesi

***

29.01.2018

Keke Adil Hocam 'a ;

Selam, sevgi ve saygılarımla merhaba...

Tutsaklara ceza üstüne ceza

Şakran 1 No’lu Cezaevi’nde tutuklu bulunan Musa Kurt gazetemize yolladığı mektupta şubat ve mart ayında cezaevinde yaşadıkları hak ihlallerini anlattı. Kurt, mektubunda, “Ülkenin değişmeyen yüzlerinden biri olan hapishanelerde durum aynı. Yasağın adı ‘OHAL’deyiz’ oldu. Dışarda okuduğumuz dergi burda yasak, kargo ya da ziyaretçi aracılığıyla gönderilen kitaplar yasak...” diye yazdı. Cezaevlerinde hak aramanın disiplin cezalarına tabi olduğunu belirten Kurt, “Burada her birimizin yıllara varan ziyaretçi görüş yasakları var. Düşüncesinize yıllarca ailemizi göremeyeceğiz” dedi.

Sayfalar