Ergin Doğru

Yaşamı Adamak

"Ben demekten sıyrılıp da geldim. Gönlümü dağlardan esen meltemlere açtım. Biliyorum ki zor olan güzel olandır. Zor olan geleceği kurandır. Zoru başarırsan hakikate varılır. Hakikate ancak aşkla uzanılır. Dünyanın sahte güzelliklerini geçtim, yalandan aşkları zor da olsa aştım. Şimdi hakikatin durağındayım. Bu yolda canım yandı, içim acıdı, çok kanadım ama kendimi buldum. Kendimi bildiğimde aşkla yol aldım ve hakikatle bir oldum."

 

YAŞAMI ADAMAK…. Ergin Doğru

Tutsak sendikacı Ergin Doğru'dan mektup var: "kartpostalı büyük olduğundan ve teşekkür belgesini de sebepsiz olarak vermediler.”

“Sevgili hocam kargodan gönderdiklerinizi gösterdiler ama her birini çeşitli gerekçelerle vermediler. Dergiyi yasak olduğu için, ismimin bulunduğu kartı kart ebadından büyük olduğundan ve sanırım teşekkür belgesini sebepsiz olarak vermediler.”

Ergin DOĞRU. 2 Nolu Yüksek Güvenlikli C.İ.K C-17. ELAZIĞ

***

 

Merhaba Adil Hocam

                İyi olmanızı diliyorum.

Korona günlerinde mahpus olmak

Koronavirüsü neredeyse dünyanın en önemli gündemi. Doğaya karşı acımasız olan kapitalizme karşı doğa intikamını alıyor. Kapitalist modernitenin tüm kirliliğini, maskelerini düşüren korona virüsü aynı zamanda yaşamın yeni rotasının da eskisi gibi olmayacağını gösteriyor.

Ergin Doğru
2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi/Elazığ
***

Gazeteci Ergin Doğru Elazığ Hapishanesindeki kitap yasaklarını yazıyor

 

 

 

"Yine Alevilik çalışmaları yürütüyordum gelen Alevi dergi gazeteleri verilmiyor, edebiyat dergileri de dahil zaten siyasi dergileri saymıyorum bile. Tüm itirazlarımız boşa çıkarılıyor. Bize söylenen parasını verin biz sizin adınıza alırız. Bu durum benim yayın kurulu üyesi olduğum gazeteyi parayla almayı zorunlu kılıyor. Kaldı ki biz siyasi mahpuslar  genelde emekçi insanlarız buna maddi durumumuz elvermiyor. "

Engin Doğru
2 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishane C-17

Elazığ

***

Zindan Yalnızlığını Parçalayacak Ses Sizin Mi?

Yaşamın dışına kurulur esaretin bahçesi. Etrafı yalnızlıkla çevrilir. Betonlar kuşatır yaşamı. Tellere takılır uçurtmalar, kuşlara yasaklanır gökyüzü. Böcekler ötmez, ses çıkmaz yalnızlıkla sınırları çizilmiş mahpusluğun.

Dört duvar arasında hücrelere konulur düşler, prangalar vurulur ucuna uzaklara düşmesin diye. Yıldızlar atlastan bir örtü ile kapatılır. Gözlere görünmesin diye.

Tutsak Ergin Doğru'dan "Dersim" üzerine bir deneme

Dersim; Acı Şehrinin Yalnızlığı

Dört dağ arasında acılarıyla yaşlanan bir efsanedir Dersim. Acıları ağıt olmuş dile düşmüş, her söylenişte yeniden tutan bir sancı olur. Rüzgârların dağlara taşıdığı acının rengi, gökyüzünün rengi olmuştu. Kan akan derelerinden yankılanan çığlıkları ile kızıla bürünen gökyüzü, Dersim’dir artık. Kızıla bürünmüş yaşamın ruhu sinmiş dar sokaklarına. Ağaçların kızıllığı utancından, kuşların suskunluğu derdin ağırlığındandır.

2016 Biterken Tutsaklar Soruyor: Zindan Yalnızlığını Parçalayacak Ses Sizin mi?

 

“Duvarların arkasında uzak diyarlarda da olsa hisseder mahpus yüreği, tüm güzellikleri. Sahi siz hiç düşündünüz mü? Mahpusun hissettiği güzel yürekli siz olabilir misiniz? Maviliklere uzanan eli tutacak, sesinizle duvarların ardındaki yalnızlığı parçalayacak orman yürekli siz olsanız ne kaybedersiniz?”

 

Ergin Doğru

E Tipi Cezaevi D-1 Koğuşu  ELAZIĞ

 

Ergin Doğru yazdı: Onlarca Dersim'li Gülünç Suçlamalardan Zindandayız...

"Düzmece polis fezlekesinde baraj karışıtı eylemlere katılmak, Dersim 38 Katliamı Anmaları'na, 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne katılmak, kalekol yapımına karşı çıkmak, Roboski Katliamı'na karşı çıkmak ve genel siyasi gelişmelere ilişkin düşünce açıklamakla suçlanıyorum. Bahsedilen konulardan yargılanmak sanırım sadece bu ülke hukukuna has bir anlayış. Gülünç ve absürd gözükse de bu suçlamalardan ceza alan ve yargılanan onlarca Dersimli'nin olduğunu unutmamak gerekiyor.