Şiir

SENİ GÖRMEK

SENİ GÖRMEK

Gecenin koynuna dolan gözlerin

karanlığın uçurumunda

aşkın arzını sırtlamış

nehirleri semirten sensin

 

Çoğalan ve biriken zamanda

aşka ilah diye tapan sensin

suskunun gölgesinde dinlenirken

tanıdım seni

 

Başkalarında lilavlar akıttım

sonra sanal zamanlarda

gecenin koynunda taradım saçlarını

kıvrımına da korkularımı zulaladım

 

Ürkek ve tedirgin yüreğime fısıldayan

ceylan bakışlarını yakaladığımda

sen umudun terkisinde

Adı Saklı...

ADI SAKLI

düşler kitabında
bir eski fotoğraf gibi
unutulan sararan
içine düştüğüm sevda labirenti
yalnız, kör sokaklar
kim bilir hangi asi rüzgar dolanır saçlarında
ben, bu düşte sana deli, sana divane
sensizlik kıyılarında

Tutsak şair Erol Zavar'dan yeni bir şiir: "KARA"

 

KARA

          10 Ekim şehitlerine

 

Açılmıştır bir kere

Karanlığın kapısı

Daha da kararır

                        Ankara’nın karası

 

Bir sabah

Bir bulut gelsin

Bir yağmur yağsın

Güzel gözlü çocuklar

            doldursun okul sıralarını

Simitçiler bağırsın

            taze simit diye

            Korna sesleri olsun

            Tren düdükleri

            Kentin uyanmış halleri olsun

            Mutluluk değilse bile

Yaşının 3 katı kadar hapse mahkum edilen tutsak yazarın iki kitabı birden yayınlandı

"

Katlime mühür olsan

ve gayya kuyularına

atsalar beni

kâr etmez ki

sakın ola unutma

bu devirde

sevdalı yürekler taşır

umut nüvelerini

umut ki

boy boy özlemler

kavgalar

ve cemreler taşır"

Hasan Şeker

***

Hasan Şeker'in iki kitabı birden yayınlandı.

Hasan ŞEKER kimdir?

Abdullah Öngüllü'nün yeni şiir kitabı yayınlandı: BÊHNA RIHANÊ NAÇE

"Daracık mekanın ve toplu yaşamın yazma uğraşı üstünde oldukça sınırlayıcı bir etkisi vardır. Bu yüzden uzun soluklu çalışmalar yürütemiyorsun. Yazı yalnızlıktır bir yerde. Fakat bu koşullarda bunun olanağı yoktur.

DÜŞ-KIYAMET

DÜŞ-KIYAMET

 

Gözlerin düşüyor aklıma

Bir bahardır başlıyor yüreğimde

Kuşlar çoğalıyor

                        iklim başkalaşıyor

Düşler çoğalıyor

                        içim başkalaşıyor

Sonra

            Sonrası

              Düş kıyamet

Adını söylüyorum

Kuşların uçmadığı zamanlarda

Yüreğimde bir kuş kanatlanıyor

Var mısın bir aşka

                                                                                   Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Hapishane

KANLI LALE DEVRİ

 

KANLI LALE DEVRİ

 

Lanetli soluk bir çağ

kara peçelerin ardına saklanmış

tarih öncesi

kehanetlerden bir sahne

narsist ve ukala et yığınları

timsahlar besliyorlar göz çukurlarında

 

Lanetli soluk bir çağ

çığırtkan kara delikler gibi

yutuyor her şeyi

kendi döllerini bile

gözbebeklerinde yeşil kağıt parçaları

ve

kısır bırakılmış kadınlar

iğdiş edilmiş erkekler doğuruyor

tempo tutuyor alkışlar eşliğinde

kindar tanrılar soyu

 

Bolu hapishanesinde yazılan bir şiir: ADI SAKLI

ADI SAKLI

Gel.

Gir ömrüme sorgusuz sualsiz

Gel

Gir düşlerime hesapsız kitapsız

Yeter ki

Dokunma yar sol yanıma

Çünkü hala kavgam var yarınla

 

Akıt ağulu sözlerini içime

Kır senden ne kaldıysa geriye

Yeter ki

Dokunma yar sol yanıma

Çünkü hala sızı var orada.

 

Al,

Senin olsun bu hüzünlü gülüşlerim

Al

Senin olsun çocuksu bakışlarım

Yeter ki

Dokunma yar sol yanıma

Çünkü hala öfkem saklı yarına

 

Yak

O bakışlarınla tenimi

EBEM KUŞAĞI

 

Geceyi pusatlayanlar

Ellerinde taşıdıkları

Meşale olmuş yürekleriyle

Geliyorlar.

İsteyene

Bir tutam ateş

Bir çakım ışık

Bir dünya aşk

sunuyorlar

Canlarını verdikleri gibi.

Geceyle pusatlananlar

Yıldız yalımından yaldızlarla

Yol almaktalar

Alınları açık

Ufka kitlenmiş bakışlarla

Yağmur altındalar

Göğün ışıkları

Göz bebeklerinde yanana değin.

Sonrası rengarenk ebemkuşağı…

 

AYHAN KAVAK

Siverek 1 Bolu T Tipi Hapishanesi

HAPİSHANEDE

 

Hapishanede,

beton duvarlar, demir kapı

ve demir parmaklıklar olabilir

seni kuşatan;

 

ama unutma!

pencerenin önünde,

üstelik bir poşetin içinde,

boy verebilir yeşil bir soğan.

 

Topraktan biter gibi,

güneşe güler gibi,

açıp yapraklarını, hayatı kucaklar gibi,

betonda da boy verebilir

çayır çimen ve bir papatya.

 

Gagalarında renk renk çiçeklerle,

Sabah akşam dillerinde türkülerle

senin pencereni,

her yıl yuvaya dönüştürebilir