Seslerini duyuramayan tutuklular 56 gündür açlık grevinde

Perşembe, 4 Ocak, 2018

HDP’li Sibel Yiğitalp, Elazığ Cezaevi’nde iletişim cezası, sağlık hakkına erişim ve işkenceye varan uygulamalara karşı seslerini duyuramayan tutukluların 55 gündür açlık grevinde olduğunu ifade etti. Aileler ise çocuklarının adli çocuklarla tutulduğunu ve şiddet gördüğünü söyledi.

HDP Cezaevi Komisyonu üyesi ve Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, Elazığ Cezaevi’nde yaşanan hak ihlalleri ve devam eden açlık grevine ilişkin basın toplantısı düzenledi. HDP Diyarbakır İl Örgütü binasında yapılan toplantıya, tutuklu aileleri ve avukatları katıldı. Toplantıda ilk söz alan Elazığ E Tipi Cezaevinde bulunan 14 yaşındaki Berhat Akıncı’nın babası Abdülhalim Akıncı, oğlu ve arkadaşlarına işkence uygulandığını belirterek kamuoyunu haksızlıklara karşı duyarlı olmaya çağırdı.  
 
8 yıl ceza alan çocuğunun Yargıtay’ın kararı bozması ardından görülen duruşmada cezasının 2 yıl 8 aya indirildiğini söyleyen baba Akıncı, oğlunun Diyarbakır Cezaevi’nde 9 ay kaldıktan sonra, Elazığ Cezaevi’ne sevk edilerek hücreye konulduğunu ve burada gardiyanlar tarafından şiddete uğradığını söyledi. Oğlunun ve arkadaşlarının psikolojisinin kötü olduğunu dile getiren Akıncı şöyle konuştu: “Hücreden çıkarıldıktan sonra adli hükümlülerin yanına konuldu. Adli koğuşta bu kez hem gardiyanların hem de adli suçluların baskısı altında. En son görüştüğümüzde adli koğuştan çıkmak istediklerini söyledi.” 
 
Bir diğer tutuklu yakını Makbule Caruş ise, Diyarbakır Cezaevi’nde bulunan oğlu Rohat Caruş’un Elazığ’a sürgün edilmesiyle işkencenin başladığını söyledi. Anne Caruş, adli suçlular koğuşuna konulan oğlunun psikolojik durumunun iyi olmadığını aktardı. 
 
‘CEZAEVİNDE BİR YAŞIN ALTINDA 600 ÇOCUK VAR’
 
Ardından konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, siyasi nedenlerden dolayı 14 yaşındaki çocukların cezaevine konulması ve burada yaşadıklarının, ülkedeki siyasi durumu bariz şekilde gösterdiğini belirtti. 
 
Cezaevlerinde en kötü dönemin AKP hükümeti sürecinde yaşandığını dile getiren Yiğitalp, “Raporu olan bin 25 ağır hasta tutuklu var. Bir yaş altı 600 çocuk annesiyle birlikte cezaevinde. Cezaevleri yüzyıllık Cumhuriyet tarihinde ilk defa bu kadar dolu. Buradan baktığımızda AKP’nin ülkeyi nasıl yönettiği görülüyor” dedi.
 
Genel olarak tüm cezaevlerinde ciddi sorunların olduğunu belirten Yiğitalp, “Sağlık erişimi problemli, ortak kullanım alanlarında sorunlar var, kameralar yerleştirilmiş, mahremiyete saygıları kalmamış. Tutukluların sıcak su ihtiyaçları karşılanmıyor, ısınma sorunu var, nakiller, hastane, adliye girişlerinde sorunlar yaşanıyor, çıplak arama dayatılıyor, doktor tedavileri kelepçeli halde yapılıyor. Kitap, dergi ve gazete yasakları son derece artmış durumda. Aileleri ile görüşlerinde sıkıntılar çıkarılıyor. Yaşananlara itiraz eden tutuklulara hemen ceza veriliyor ve tahliye olacaksa hücre cezası veriliyor” diye ifade etti. 
 
AÇLIK GREVİ 56.ıncı GÜNE GİRDİ
 
Elazığ Cezaevi’nde 10 tutuklunun 55 gündür ( Bu gün itibariye 56) açlık grevinde olduğunu belirten Yiğitalp, grevin kritik aşamaya geldiğine dikkat çekerek, tutukluların seslerin duyuramadıkları için bu eylemi tercih ettiklerini söyledi. Yiğitalp, herkesi yaşanan hak ihlallerine karşı duyarlı olmaya çağırarak, ihlallere ilişkin hazırladıkları raporu paylaştı.
 
Rapor şu şekilde: “Elazığ’da özellikle kadınların kaldığı T Tipi Kapalı Cezaevinde uzun süredir hak ihlalleri yaşanıyor. Son olarak  ‘A Takımı’ adlı bir grubun kadın tutuklulara fiziki şiddet uygulaması ve C-4, C-6, B-G koğuşlarına yangın olduğu iddiasıyla müdahale edilerek 4 tutuklunun yaralanması gündeme gelmiştir. Sayım esnasında ayağa kalkmayan çocukların kameranın olmadığı baş memurun odasına götürülerek darp edildiği ve küfür ve hakaretlere maruz kaldığı belirtilmiştir. Yine T Tipi Cezaevinde Refik Kaçar ve Reşit Teymur ayrı ayrı hücrelerde işkenceye maruz kalmışlardır. 
 
Elazığ ve Bolu cezaevlerinde bulunan tutukluların beyanlarına göre kimlik kartı taşıma ve kimliği sorulduğunda askerde olduğu gibi yüksek sesle, kimliğini duyurma zorunluluğu getirilmiştir. Ağrı Patnos Cezaevi’nde verem hastası Resul Özbey adlı tutuklu tedavi edilmeden Van T Tipi Kapalı cezaevinden Ağrı L Tipi Kapalı Cezaevine sevk edilmiştir. 
 
Çıplak arama, işkence ve saldırının en yoğun yaşandığı cezaevlerinden biri olan bin 500 kapasiteli Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde acil durumlarda ambulans ya gelmiyor, ya da geç gidiyor. Bazı ilaçlar tutuklulara para ile satılıyor. Yine koğuşlarda ortaçağ hastalığı olan tüberküloz hastalığı başlamıştır.”