Mektuplar

Tutsak yazar HASAN ŞAHİNGÖZ'den destek mesajı

21 Mayıs 2014

Sevgili Adil Abi,

Gündem’de göndermiş olduğun bir kart ve fotoğraf yüzünden savcılık tarafından ifadeye çağrıldığını duydum/okudum. Tam, “Güler misin ağlar mısın” denilecek bir durum. Ama doğrusu şaşırdığımı da söyleyemem. Asıl kötü olan da bu. Ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki, artık, örnekte olduğu gibi en akıldışı, en imkansız görünen işler bile bize şaşırtıcı gelmiyor. Aksine olağan şeyleri, olması gerekenleri gördüğümüzde şaşırıyoruz.

SEYİT OKTAY'dan deneme tadında bir mektup

SEYİT OKTAY     E Tipi Cezaevi D-3  Ümraniye/İstanbul

Sevgili Kekê ADİL,  Değerli OKAY Ailesi  Ve tabi ki Tatlı ÖYKÜ CAN!

Sizleri Mayıs’ın Kürdi gülleri tadında selamlıyorum, baharınız “Gülan” tadında geçsin diyorum. En son göndermiş olduğunuz kartı aldım ekte bir boş kartla birlikte teşekkür ediyor, dost sıcaklığıyla kucaklıyorum.

HASTA TUTSAKLARDAN ALİ BABA ARI’DAN YENİ MEKTUP VAR

ALİ BABA ARI 1 No’lu F Tipi hapishane C Tek 54  TEKİRDAĞ

05.05.2014

Merhaba Sevgili Adil Okay;

Şuan iki farklı tarihte göndermiş olduğun kart duruyor önümde gecikmeli cevap veriyorum onun için kusura bakmayın.

Şu göndermiş olduğum sağlık rapor sonuçlarıyla ilgili, öncelikle alakan ve duyarlılığın için sana teşekkür ediyorum ve telkinlerin içinde ayrıca sağol.

BAYSAL DEMİRHAN HAPİSHANEDEKİ HAK İHLALLERİNİ AYRINTILI OLARAK ANLATIYOR

YENİDEN MERHABA…

Esasında kısa bir mektup yazıp 12.05.2014 tarihinde postaya vermiştim fakat gel gör ki, ülkenin yönetiminde bulunan AKP’nin tüccar kafası, her şeye her an zam yaparak mevcut konumunu sağlamlaştıran geleceğini, T.C’nin askeri Levazım ihtiyacının övünüsünün bir sayfalık kaynağı olmuştur. Velhasılkelam 110 kuruşluk PTT Pul 125 kuruşa çıkmasıyla gönderdiğim bir sayfalık mektup geri gelmiştir. Her şer’rin bir hayrı misali!! Gelen postanda 12.05.2014 geldiği için bu mektubu kaleme almak farz oldu’

Adil Okay’la mektuplaşması yasaklanan KASIM KARATAŞ’ın bir yazara mektubu

KASIM KARATAŞ

T TİPİ HAPİSHANE KARABÜK

10.3.2014

 

Saygıdeğer Dost HASAN MANTICI, Merhaba,

Sizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

“Filistin Güncesi” için eline yüreğine sağlık demekle, söylenecekleri karşılayacağını düşünüyorum. Tarihin bu kesitinden bizleri mahrum bırakmadığın için minnettarlığımı iletiyorum. Deyim yerinde ise bir solukta okuyup-bitirdim.

TUTUKLU İRANLI BİR DEVRİMCİDEN SOMA İÇİN MESAJ VAR!

Reza Shahabi, İran'da Evin hapishanesinde devrimci bir tutuklu... 

Somadaki maden kazası için başsağlığı mektubu yazmış ve kendisi bir sendikacı olarak tutuklu olduğu için, hasbelkader bizim sendikalara da taziyelerini iletmiş..

Bu mektunu hiç dokunmadan onların kendi çevirileri ile ekliyorum, imla düzeltmesi vs yapmadan, dokunmadan... (Nevin Koçoğlu)

22 Yıllık Tutsak Sadık Almakça'dan deneme tadında mektup

“Bir yandan mekanın getirdiği zorluklar öte yandan 22 yıl boyunca, insanlara, dağlara, taşlara, çiçek ve ormanlara duyulan özlemin ruhumun derinliklerinde yarattığı acı. Otuz yıl böylece bedende, ruhta ve tinde derinde yakıcı acılarla geçecek. 22 yılın zindan çilesi o kadar ağır ve çekilmez ki! Buna sözcükler kifayetsiz kalır. Hani çokça söylenir ya, yaşayan bilir ancak…”

SADIK ALMAKÇA

F Tipi kapalı cezaevi  B-23

Hacılar/KIRIKKALE

Merhaba Değerli Adil Abi

"İhlallere sessiz kalmak da suça ortak olmaktır"

Gündemin yoğun olduğu bir ülkede ardı sıra değişen gündemleri tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak, ileriyi göre(meye)n demokrasinin olmazsa olmazıdır. Övünerek Avrupa ile yarıştırılan ve tanımları da buna göre yapılan zaman zaman sözde restlerin çekildiği bir ülke demokrasisi. Elbette demokrasiyi sadece başka ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre şekillendirmek, yorumlamak kendi gerçekliğini gösterirken, ne yazık ki bu gerçeklik medyanın allayıp pullamasıyla iyiye güzele yorumlanmakta ve bu yarışta hakemlik, jürilik görevini üstlenmekte.

1000 Yıl Hapse Mahkum Edilen Sosyalistlerden Naci Güner’den mektup var.

6 Nisan 2014

Sevgili ADİL,

Sevgilerimi iletiyor, coşkuyla selamlıyorum. Mektubum, 12 Mart tarihli kartlarına cevaptır. Doğru söylüyorsun, tescililer, bir bakıma ödüllendirilecek, tahliye edilirken, bizler siyasal kararlarla hapishanelerde, tutuklamaya, cezalandırılmaya devam ediliyoruz.

Şairin dediği gibi “Kürde direnmek kalıyor”. Bize uyarlarsak, ezilenlere, sosyalistlere direnmek, zülme direnmekten başka bir şey kalmıyor.

"DEVLET ADİL OKAY’IN MEKTUPLARINA AMBARGO KOYMUŞ"

23 Yıldır zindanda olan KASIM  KARATAŞ yazıyor:

"Sizin bana gönderdiğiniz ve “sakıncalı” deyip verilmeyen mektubunuz için İnfaz Hakimliğine başvurdum. Aradan neredeyse üç ay geçti hala bir karar verilmiş değil. Yine Abdullah Çelik arkadaşa gönderdiğiniz mektupta, iki ay sonra, arkadaşa “sizin gelen mektup sakıncalıdır” deyip, tebligat yaptılar."

Sevgili Adil,

Hasta Tutsak Abdullah Kalay Heyet Raporuna Rağmen Tahliye Edilmiyor!‏‎

07.04.2014

Selamlar saygılar;

Duvarların ardında ölüm çıkaran hapishanelerde maruz kaldığım her anı ölüm riski olan ağır ve sürekli hastalıklarımla ilgili son durumu paylaşmak istiyorum.

Kocaeli 2 No’lu F Tipi Hapishanesinde 13 Nisan 2012 tarihinde kalp krizi geçirdim. İki buçuk saat hastaneye geç götürüldüğüm için kalp ve genel sağlık durumumda onarılmaz hasarlar oluşmuştur. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’ ndeki doktorların medikal tedavi uygulamasına rağmen sağlığım her geçen gün kötüleşiyor.

Hasta Tutsaklardan Ergül Çiçekler'in Yeni Mektubu

“Ardından Devlet hastanesine götürdüler. Üstün körü bile olmayan muayenelerden geçtik.. Sonunda heyete çıkardılar heyette karar vermeyip tıp fakültesine sevk etti. Anlamıyorum nedir konu benim zaten Adlı Tıptan alınan korsakof raporlarım var… ilk hastaneden döndüğümde ring öyle sarstı ki FMF nöbeti geçirmeme neden oldu. (Bende ayrıca FMF, Akdeniz Anemisi var.) bu atak 4 gün sürdü ilaçlar fayda etmedi”

Sevgili Adil, Merhaba

Yolladığın kart ve dört sayfalık yazıyı aldım. Evet nihayet, erken sevinmek istemem ama umarım artık postalarımız yollarda kaybolmaz.

13 Aydır Tutuklu Bulunan Berna Yılmaz'ın Mektubu: "Batan Geminin Malları"

Ben Berna Yılmaz. Hani şu, “Parasız eğitim istiyoruz, alacağız!” yazılı pankartı Başbakan’ın karşısında açtığımız için tutuklanmıştık. 19 ay sürmüştü tutsaklığımız.

Öğrencilerin, öğretmenlerin, ailelerin, demokrat çevrelerin sahiplenmesi sonucu, 19 ay sonra tahliye olmuştum. Bir buçuk yıl sürdü “özgürlüğüm!” Bir buçuk yıl sonra 18 Ocak 2013 günü benimle birlikte 13 kişi uydurma iddialarla tutuklandık. Uydurma diyorum çünkü iddianame hukuksal olarak bir mantığa sahip değil.

Tutsak Yazar Ergül Çiçekler'den "Görülmüştür Ekibine" Mektup

Sevgili Görülmüştür Emekçileri

Sizleri ve tüm okuyucularınızı sevgiyle ve özlemle kucaklıyor ve selamlıyorum.

Kışın son günlerinde ve yeni bir bahara birkaç gün uzaktayız. İşte Mart ayı geliyor doğanın ve insanın isyan, başkaldırı ayı. Ben de gelen baharın coşkusuna minik bir öyküyle katılmak ve bir nebze olsun bu coşkuyu sizlerle paylaşmak istedim.

21 Yıllık Tutsak A. Vahap Narin'den sitem var..

"Tüm cezaevlerindeki vahşet düzeyine ulaşan sorunların her çıktığında yüz binlerce duyarlı insan o cezaevi önünde toplanıp ya da ilgili kurumların önüne yürüseydiler ve tüm basın ve yazarlar işleyip gündemde tutsaydılar inanıyorum çözülmeyen sorun kalmayacaktı. Bir kraliçenin hamile kalmasına ya da doğum yapmasına kadar günlerce aylarca en tanınan basın gündeminden düşürmüyorlar  ama cezaevlerinde yığınca sorun ve her gün ceset çıkarılıyor. Adamlar ya hiç görmüyorlar ya da birkaç satırlık yazıyla verip bırakıyorlar.

Kanser hastası şair Erol Zavar hapishanede uğradığı saldırıyı anlatıyor

“Saldırı sırasında kalp ve astım krizi teşhisiyle hastaneye kaldırıldım. Herkesi ayrı ayrı tutmaları daha çok kameranın etkisizleştirilmesine neden oldu. Daha sonra yeniden üç kişi biraraya gelindi. Şimdi bizim ulaşamayacağımız bir yere üst koridor cam içine taktılar kameraları. Oranında görüntüsünü kapatıyoruz. Bu süre içinde defalarca " disiplin cezası " verdiler. 4-5'i hücre, bir o kadar ziyaret yasağı. Bu "ceza"lar bu hızla giderse bir-iki yıl içinde müebbet cezayı geçmiş olacak. Şuanda 3-4 yıllık mektup, ziyaret cezaları var. Onay bekliyor…”  

MÜEBBET HAPSE MAHKUM SOSYALİSTLERDEN ZELİHA BULUT’UN MEKTUBU

BEYAZ BENEK ADLI ÇOCUK ROMANI YENİ YAYINLANAN, MÜEBBET HAPSE MAHKUM SOSYALİSTLERDEN ZELİHA BULUT’UN MEKTUBU

                                                                                                        8 Şubat 2014

Sevgili Adil,       

Kökü derinlerde olan bir papatyadan Merhaba!

            Yazmak istedim size, yaşamın getirdikleri hep öne geçti. Altı yıldır birlikte kaldığım Resmiye yan hücreye gitti, şimdi Evrimle, Yanımda Sevda var.

Tutsak yazar Zeliha Bulut'tan Çocuk Öykü'ye bir resim ve mektup

“Kökün sağlam mı ki papatya?

          Taht kurmuşum en sarp kayanın başında

          Neden titreyip duruyorsun

          En ıfıl esintiyle?" dedim.

          Papatya da eğilip kulağıma;

         "sen bakma benim salındığıma

          Bu benim bahar günlerimdir.

          O dem geçip gittiğinde

          Köküm derin kayalarda" dedi.”

 

                                        Can Yücel

 

               Canım, arkadaşıma küçücük bir papatya ile

                                         Merhaba!

Özgür ve Lorin Cezaevinde Büyümesin!

Ben Mülkiye Demir Kılınç. Eğer bir mucize olmazsa, 19 Mayıs 2014’te ikiz bebeklerim Özgür ve Lorin’le beraber cezaevine gireceğim.

Sebebi ise, kitaplara konu olacak kadar trajikomik ama bir o kadar gerçek.

Satış temsilcisi olarak çalıştığım Mezopotamya Kültür Merkezi’nde her zamanki gibi kitap sattığım bir günde hayatım karardı.

Kabus, kitapları sattığım kişinin polis tarafından yakalanıp ‘’kaçakçılık ve terör örgütüne üyelikle’’ suçlanmasıyla başladı. Ben de sırf bu kişiye kitap satışı yaptığım için kaçakçılıkla suçlandım.

Sayfalar