Mektuplar

Cevat Yerdegül'den Mektup Var: "Arkadaşlarla bir araya geldiğimizde geleceğe dair düşlerimizi seriyoruz orta yere"

 Sevgili Adil merhaba,

Gönderdiğin yeni kitabını aldım, çok teşekkür ediyorum. Yaşadığımız sürgün nedeniyle daha önce gönderdiğim mektubumun eline ulaşıp ulaşmadığı tereddüdünü yaşarken, kitabı elimde buldum. Güzel bir sürpriz oldu, bundan son derece sevinç duyduğumu söylemeliyim.

Kitabun içeriği ve biçimi hakkında muhakkak ki bir çok şey söylenecek ve bir çok yorum da yapılacaktır, yapılmalıdır da. En azından hitap ettiği duyarlı kesimler içinde ilgi gösterme bağlamında bir karşılığı olacaktır düşüncesindeyim.

“Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi...”

FÜSUN ERDOĞAN'DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI

“Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi...”

Hapishane kapılarında büyümenin ne mene bir şey olduğunu çarpıcı örnekleriyle anlatan sevgili Adil Okay’ın Nota Bene Yayınları’ndan çıkan “Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi…” kitabını okumanızı öneriyorum.

Babası Adil Okay’ın kızı adına yazdığı mektuplarla tanıştım şirinem Öykü ile…

Vefasızlığın, incelikten ve sevgiden yoksun yabancılaşmanın insanın içini üşüttüğü bir süreçte kapımı çalmıştı Öykücük!

Zeliha Bulut'tan Mektup Var

9 Nisan 2013 - Salı

Sevgili Öykü, Tülin ve Adil Merhaba!

Sevgili Adil. Nasılsın diye sormama fırsat vermeyecek kadar, sık yazdığın için sormuyorum :)

Kartını geçtiğimiz hafta almıştım; “yayında yardımcı olamasam da, değerlendiririm” diye not düşmüştün. Nasıl sevindimmm!

Ben pek bu işleri , ortamı anlamam, dışarıdan çok uzun süredir kopuğum. O nedenle sen taşra demişsin Mersin'e ne bilirim ki! Ama bugün senden bir faks ve kart aldım, sol yumruğumu kaldırdım, “İşte bu! İşte bu!” dedim.

A.Vahap Narin'den Mektup Var: "İdaremiz sağolsun bizi rahat bırakmak istemiyor"

 Sevgili Adil Arkadaşım merhaba;

 

Baharın gelişiyle birlikte küçük penceremizden sızarak ve süzülerek bizlere ulaşıp mis kokularıyla kendi bedenimizin damarlarına yerleşerek ve verdiği ruhla en derin duygularımla sizleri selam, saygı ve sevgilerimi iletiyor, yaşam ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

"13 yaşındaki Ahmet Yıldız'ın hayata veda edişi çok acı olduğu kadar herkesi düşündüren bir ölüm şeklidir!"

Sevgili Adil;

12 Mart tarihli kartını aldım. İçinde, sevgi ve dostluk harmanlandığını söylemeye gerek yok. Yoğun gündem arasında bu tarafa bakmaktan da ayrılmıyorsun. Çok sağol. Bu çalışmaların güzel günlere vesile olsun.

Vahap Narin'den Mektup Var

18.03.2013 Pazartesi

Merhaba Sevgili Adil Arkadaşım

İyi olmanız umuduyla en derin duygularımla selam, saygı ve sevgilerimi iletirken özgürlüğün, barışın, baharın gelişini müjdeleyen Newroz Bayramı'nızı en derin duygularımla kutluyor ve tüm insanlığa barış kardeşlik ve huzuru getirmesini diliyorum.

Roza Yaruk'tan Mektup Var

ROZA'DAN MEKTUP

Darbeler ve barışa şahitlik eden bir eylül gününde, henüz ailemin göçe zorlanmadığı Silvan topraklarında bir Kürt ve kadın olarak dünyaya geldim.
Yaşamla daha güçlü mücadele etmem gerekeceğinden olsa gerek, Roza adını almışım.Yaşamla tanıştıkça, adımı kimden miras kaldığını öğrenmem beni Rosa LUXEMBURG ve arkadaşlarının açtığı yolda yürümeye ve yeni yollar keşfetmeye yöneltti.

Zeliha Bulut'tan Mektup Var: "Papatya Zamanı Görüşmek Üzere"

Sevgili Adil, kartını alır almaz annelere yazdım ama ne yaptılar bilmiyorum. Adresini de verdim, iç posta ile ulaşabileceğim analara senin çalışmanı anlattım. Yazıp yazmadıklarını bilmiyorum. Buraya Batman, Diyarbakır'dan gelen anaların bir ikisi tahliye oldu. KESK'li anneler ve sürgün gelen anneler kalmıştı. Onlar çok zorlanıyorlar, dil sorunu yaşıyorlar. Ziyarete gelen giden olmuyor.

Hüseyin Uzundağ'dan Mektup Var: "Newroz Piroz Be"

Tarihin kanlı ve karanlık sayfaları, sıcaklığı bugüne varan görkemli ateşlerin izini taşıyor. O sayfaları nasırlı eller çevirdiğinden beri bize ait gözlerin, koca ellerin, güneşte kavrulmuş tenlerin ışıltısı vuruyor bilincimize. 21 Mart insanlığın doğa ile birlikte ayaklandığı gün! Demirci Kawa, ocağındaki ateşi dağlara taşırdığında arkasından bir halk yürüdü. Zulmün adı Dehaq'tı. Ve Dehaq karanlığa gömüldü.

(...)

İstanbul KCK davasından 7 Ekim 2011’de tutuklanan çevirmen Ayşe (Berktay) Hacımirzaoğlu’nun savunması...

AYŞE BERKTAY HACIMİRZAOĞLU’NDAN

“Bu İddianameyi Kabul Etmiyorum”

Bu iddianamedeki suçlamalar BDP’in olduğu kadar, benim varlığımı, varoluşumu, şu dünyadaki mevcudiyetimi de sorguluyor. Bunu kabul etmiyorum, suçlamaları reddediyorum.

METİN AYDEMİR'DEN ÇOCUK ÖYKÜ'YE T.C BAŞLIKLI MEKTUP

ALAATTİN ÖGET’TEN ÇOCUK ÖYKÜ’YE T.C. BAŞLIKLI MEKTUP VAR

T.C.

Merhaba sevgili Öykü, sana mektup yazmaya niyetlendiğimde aldım elime kalemi, ilk iki harfi yazdım: T.C… Her zaman bize mecbur edilen iki harf. Sen de gör nasıl bir psikoloji içinde olduğumuzu diye silmedim. Çünkü yazdığımız dilekçenin olmazsa olmazıydı bu nedenle bilinç altımıza yerleşmiş. Bazen ailemize bile yazdığımız mektupta aynı şey olur.

Daktilo

Bir daktilo istedim. Hani “hayatta bir daktilom olmadı, daktilo istiyorum!” gibi değil, bildiğiniz dilekçeyle talep ettim; ihtiyacım var diye… Kandıra’dayım. Kocaeli 1 No’lu F Tipi hapishanesindeyim.

KAMUOYUNA: HUKUK GARABETİNE UĞRAYAN İNSANLARA SAHİP ÇIKIN ÇAĞRISI BU! BU ÇAĞRIYA SES VERİN.

Elime geçen bir Yargıtay içtihadından öğrendiğime göre yüzlerce insan hiçbir hukuksal karşılığı olmadan 15-20 yıldır mahpushanelerde tutsak tutuldular. Bu durumu daha önce kamuoyu ile paylaşmama rağmen kişisel bir mesele gibi anlaşılarak görülmek istenmedi.

HAYDAR SÖNMEZ ERZURUM HAPİSHANESİNDEN KADINLARA YAZDI

HAYDAR SÖNMEZ ERZURUM HAPİSHANESİNDEN KADINLAR İÇİN YAZDI

“Erzurum’dan Dünyaya Selam ve Sevgiler”

Merhabalar sevgili kadın düşdaşlar,

21. yüzyılın 13. Martına sıcak ve kızıl kavga günlerine merhaba değişmez şu tarihi günlerde… Sizleri komünist coşkumla selamlıyor, kucaklıyorum.

Dünya kadın düşdaşların özgürleşme mücadelesinde kölelik zincirinin en büyük halkalarından birinin kolektifin gücüyle kırıldığı bedenlerinin özgürlüğe meşale edildiği 8 Mart kavga gününüzü selamlayarak kutluyorum.

Sayfalar