Mektuplar

Tahliye Sevinci

19 Aralık katliamından sonra hapishanelerde tahliye törenleri de değişti. Her koğuşun/ hücrenin sokaklara gönderdiği arkadaşının ardından tilili çekip sloganlarla uğurlaması kaldı geriye.

Hapishanede sevinç ve hüznün birleştiği noktadır tahliye anları.

Sen yanı başındaki arkadaşını, dostunu, yoldaşını sokaklara uğurlamanın büyük sevincini yaşarken…

O tutsaklıktan kurtulmanın sevinciyle, ayrılmanın arkadaşlarını ardında bırakmanın hüznü bir arada yaşar.

Değişik zamanlarda çok farklı tahliye an’ları yaşadım.

Tutsak Mesut Çeki Kırıkkale F tipinde hak ihlallerini yazıyor

Kırıkkale F tipi'nde hak ihlalleri

Kırıkkale F Hapishanesi'nde tutuklu bulunan Mesut Çeki, yaşadıkları hak ihlallerini bir mektupla ETHA'ya anlattı. Tecrit hücrelerinde fiziki ve psikolojik şiddetin had safhada uygulandığını belirten Çeki, sohbet, haber alma ve beslenme gibi hakların hapishane yönetimince engellendiğini kaydetti.

Etkin Haber Ajansı / 10 Temmuz 2013 Çarşamba, 16:39

Sincan hapishanesinden tüm kadın direnişçilere selam olsun

Kadın düşmanlarına karşı umudu, sokakta isyana dönüştüren tüm kadın direnişçilere selam olsun!

Gezi Direnişi kısa sürede tüm yurt çapına yayılan bir isyana dönüştü. Tencere tavalarıyla bu isyana ana rengini veren kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesiminden insanlar sokağa çıktı. İsyan bir halk hareketine dönüştü.

Kolay değil elbet 11 yıl… Zulmün ve ölümün iktidarı AKP’nin gerici, faşist, ırkçı, ayrımcı politikalarına maruz kalmak…

Gezi tutsağından mektup!

Dün tutsak, bugün dışarda olan bir çapulcudan mektup var; "Tutuklanmadan önce geçirdiğim 20 gün, 22 yıllık hayatımın en güzel günleriydi"

Merhabalar…

Ben Yusufcan Yıldırım. 18 Haziran sabahı Ankara’da evi basılarak gözaltına alınan ve 22 Haziran’da tutuklanan 22 kişiden biriyim. Avukatların yaptığı itiraz sonucunda 4 Temmuz'da serbest bırakıldım.

Sizlere Sincan’daki Gezi Tutsakları’ndan selam getirdim. Onlar çok güçlüler, moralliler ve hala direnişe devam ediyorlar. Biz neredeysek onlar da bizimle beraberler.

ANKARA BAROSU BAŞKAN ADAYI TUTUKLU AVUKAT SELÇUK KOZAĞAÇLI'DAN MEKTUP VAR

ANKARA BAROSU BAŞKAN ADAYI TUTUKLU AVUKAT SELÇUK KOZAĞAÇLI'DAN ;

Ankara barosu, uzun yıllardır kendisine has sol geleneği ayakta tutan bir meslek örgütü. Aynı zamanda Türkiye Sosyal demokrasisinin hem kadro hem de politika üreten önemli zeminlerinden biri kabul edilebilir. Bu kadrolarla bir çok kez çalıştım ve politikalarını yıllarca eleştirel bir mesafeden izledim.

BU GÜN BARO BAŞKANLIĞINA ADAYIM.

Tutuklu ODTÜ Öğrencisi Yoldaş Aydın'dan Mektup Var!

"Merhaba, ben Ankara'da hukuksuz bir yargılama sonucu tutsak düşen 22 kişiden biriyim. Bugün tutsak edilişimizin 5. günü ve biz ancak bugün 'Bir kağıt ve kalem edinme hakkına' kavuşabildik. Tahminimce yazının size ulaşması 8-9 günü bulacak. Burada iletişim kurabilmek başlı başına bir mesele. İroniktir; ben bu yazıyı yazarken yan hücreden sesler gelmeye başladı bile: "Savunma hakkımız engellenemez!"

Mehmet Yamaç'tan mektup var:"13 yıldır tedavim keyfi olarak engelleniyor"

Merhaba;

Size yeraltı nehirlerinin coşkunluğu ve kararlılığıyla tüm engelleri aşa aşa menzile varmaya kenetlenmiş ölümsüz bakışları alınlarımızda hissederek yürüyoruz özgürlük sevdasının güzelleştirdiği duyarlı direngen yüreklerinizi en içten devrimci duygularla selamlıyorum.

Sizin duyarlılığınızı bildiğim için bu mektubu size yazıyorum. Zulüm, baskı, işkence ve insanlık onuruna karşı yapılan bu saldırılara karşı sizleri duyarlı olmaya çağırıyorum.

MAHPUSLARDAN "ÇAPULCULARA" DESTEK MEKTUPLARI GELİYOR

FÜSUN ERDOĞAN'DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI

Dünyanın En Güzel Çapulcularına!

Çöp kovasında ağaç büyütmeye kalkışınca, kollarımı dolayacak bir gövdesi de ne yazık ki olamıyor! Ama siz bakmayın onun cılız, bodur haline. O dünyanın en güzel erik ağacı...

Gebze - BİA Haber Merkezi    21 Haziran 2013,

Ahmet Arif’in dizelerindeki gibi; “Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.”

Deli Dalgalar’la Dayanışma

Deli Dalgalar’ın ilk ürünü hapishanelerden aldıkları mektup ve fotoğraflarla hazırladıkları albümdü. Sonra gönderdikleri bazı fotoğraflar üzerinden tutsakların yazdıkları öykülerden seçilmiş bir kitap çıkardılar.

Deli Dalgalar’ı duymuş olmalısınız.

Beş yıllık bir tarihi var.

Yolu hapishanelerden geçmiş bir grup kadın ve erkeğin başlattığı; tutsaklarla dayanışmak isteyen gönüllü her bireyin kendine yer bulabileceği bir inisiyatif.

Bir dernek değildir.

Herhangi bir mekânları da yok.

Tayyar Eroğlu Mektup Yasaklarını ve Görüş Günleri Çocukları Anlatıyor

TAYYAR EROĞLU MEKTUP YASAKLARINI VE GÖRÜŞ GÜNLERİ ÇOCUKLARI ANLATIYOR

1 No’lu F-Tipi Cezaevi A-7 19  Sincan ANKARA

Merhaba Adil Heval

Umuyor ve diliyoruz ki her bir şey oldukça iyidir. Bizlerde gayet iyiyiz. En kötü olanlarda dahi (imha, soykırım, işkence, katliam) gülümsemeyi eksik etmeyen, onu, mücadelenin bir aracına dönüştüren kültürün üyesi olmanın bir ürünü bu iyi oluşumuz.

Tutsak Ressam Ahmet Bilge Hatay'lı arkadaşlardan bilgi istiyor

AHMET BİLGE E TİPİ CEZAEVİ C-4 ELBİSTAN K. MARAŞ

Sevgili Adil heval

Dilerim iyisin. Önce dergileri, ardından da kartlarını aldım. Teşekkür ederdim.

Çalışmalarımın kurduğunuz sitede paylaşıldığını, bu hususta son derece ilgili olduğunuzu kardeşim Emel de belirtmişti.  Genel manada bir ilgi-duyarlılığınız var cezaevlerine ilişkin; bu, bu cephede sevgi-saygı yeşertiyor. Zira ilgili olma iddiasıyla kurulan birçok kurum bile o denli ilgisiz ki.

7 Yıldır tutsak olan gazeteci Füsun Erdoğan'dan faks var

7  Yıldır tutsak olan,

tahliye beklerken savcının müebbet hapis istediği gazeteci Füsun Erdoğan’dan faks var.

Gön: Füsun Erdoğan                                                                            

Kadın Kapalı Hapishane A-8                                                               

Gebze Kocaeli                                                                                        

            Sevgili Adil;

Cebrail Çokta'dan Mektup ve Resimler

Merhaba Berdan Arkadaş 

Yürekten kucak dolusu selamlar,sevgiler,saygılar dilerim her zaman ki gibi.Sağlıgın ve moralin yerindedir bizlerde iyi sayılırız.

Degerli Berdan Arkdaş gönderdigin yürekten sıcak satırlarını aldık,eline ve emeğine sağlık.Çizimlerim sağlam sana ulaşmasına sevindim.Karakalem çizimleriyle beraber Mehmet hewalin mektubuna 1 mayıs kartı çizmiştim umarım çizim sağlam ulaşmıştır.Zira bazılarına yasak getirildi.

Cevat Yerdegül'den Mektup Var: "Arkadaşlarla bir araya geldiğimizde geleceğe dair düşlerimizi seriyoruz orta yere"

 Sevgili Adil merhaba,

Gönderdiğin yeni kitabını aldım, çok teşekkür ediyorum. Yaşadığımız sürgün nedeniyle daha önce gönderdiğim mektubumun eline ulaşıp ulaşmadığı tereddüdünü yaşarken, kitabı elimde buldum. Güzel bir sürpriz oldu, bundan son derece sevinç duyduğumu söylemeliyim.

Kitabun içeriği ve biçimi hakkında muhakkak ki bir çok şey söylenecek ve bir çok yorum da yapılacaktır, yapılmalıdır da. En azından hitap ettiği duyarlı kesimler içinde ilgi gösterme bağlamında bir karşılığı olacaktır düşüncesindeyim.

“Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi...”

FÜSUN ERDOĞAN'DAN "GÖRÜLMÜŞTÜR" MEKTUPLARI

“Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi...”

Hapishane kapılarında büyümenin ne mene bir şey olduğunu çarpıcı örnekleriyle anlatan sevgili Adil Okay’ın Nota Bene Yayınları’ndan çıkan “Ben Çıkana Kadar Büyüme E mi…” kitabını okumanızı öneriyorum.

Babası Adil Okay’ın kızı adına yazdığı mektuplarla tanıştım şirinem Öykü ile…

Vefasızlığın, incelikten ve sevgiden yoksun yabancılaşmanın insanın içini üşüttüğü bir süreçte kapımı çalmıştı Öykücük!

Zeliha Bulut'tan Mektup Var

9 Nisan 2013 - Salı

Sevgili Öykü, Tülin ve Adil Merhaba!

Sevgili Adil. Nasılsın diye sormama fırsat vermeyecek kadar, sık yazdığın için sormuyorum :)

Kartını geçtiğimiz hafta almıştım; “yayında yardımcı olamasam da, değerlendiririm” diye not düşmüştün. Nasıl sevindimmm!

Ben pek bu işleri , ortamı anlamam, dışarıdan çok uzun süredir kopuğum. O nedenle sen taşra demişsin Mersin'e ne bilirim ki! Ama bugün senden bir faks ve kart aldım, sol yumruğumu kaldırdım, “İşte bu! İşte bu!” dedim.

A.Vahap Narin'den Mektup Var: "İdaremiz sağolsun bizi rahat bırakmak istemiyor"

 Sevgili Adil Arkadaşım merhaba;

 

Baharın gelişiyle birlikte küçük penceremizden sızarak ve süzülerek bizlere ulaşıp mis kokularıyla kendi bedenimizin damarlarına yerleşerek ve verdiği ruhla en derin duygularımla sizleri selam, saygı ve sevgilerimi iletiyor, yaşam ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

"13 yaşındaki Ahmet Yıldız'ın hayata veda edişi çok acı olduğu kadar herkesi düşündüren bir ölüm şeklidir!"

Sevgili Adil;

12 Mart tarihli kartını aldım. İçinde, sevgi ve dostluk harmanlandığını söylemeye gerek yok. Yoğun gündem arasında bu tarafa bakmaktan da ayrılmıyorsun. Çok sağol. Bu çalışmaların güzel günlere vesile olsun.

Sayfalar