Hüseyin Aykol

Üç kardeş birden cezaevinde

İletişim Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Mahsum Koyun, tutuklandıktan bir süre sonra iki çocuğu olan ağabeyi Cengiz Koyun da tutuklanmış ve hüküm giymiş. Mahsum’un ilk duruşması 12 Ekim 2017 günü yapılacakmış; ancak ağabeyinin duruşma günü henüz belli değil. Sahi bu arada, Mahsum’un bir başka ağabeyi olan Barış Koyun ise, demokratik siyaset alanında faaliyette bulunduğu için Van’da tutuklanmış ve henüz davası açılmamış. Aynı aileden üç kardeşin de cezaevinde olması çok acı.

26 yıldır cezaevinde ve hasta olmak!

Mahmut Bilgiç, yaklaşık 26 yıldır cezaevinde bulunuyor. Pek çok sağlık sorunundan bazıları şunlar: Bel fıtığı, yüksek tansiyon, mide-bağırsak sorunları, sinüzit, faranjit… Özellikle bel fıtığı yüzünden üç defa ameliyat oldu ve sol tarafı yarı yarıya felç durumunda. Birçok ihtiyacını ancak arkadaşlarının yardımıyla karşılayabiliyor. Bandırma Devlet Hastanesi, kendisine tedavisine bir üniversite hastanesinde devam etmesi gerekir diye rapor verdi. Bu arada, Bursa Uludağ Üniversitesi de söz konusu hastalıklar için teyit verdi.

Baba, iki oğul ve üç ayrı cezaevi

Daha önce kurşunla yaralanmış olan Ömer Dorudemir, 2016 yılında tutuklandı ve Diyarbakır D Tipi Cezaevi’ne konuldu. Yargılama sonucunda da 12 yıl hapis cezası aldı. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde müebbet hapse mahkûm olup, 1996 yılından beri içeride olan babası Mahfuz Dorudemir de vardı. Baba ve oğul, 2016 yılı Mart ayında 26 kişiyle birlikte Osmaniye 1 nolu T Tipi Cezaevi’ne sürgün edildiler. Beş gün sonra sürgün edilenlerden 14 kişi Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’ne, 14 kişi ise Şakran 4 nolu T Tipi Cezaevi’ne gönderildiler. Bu sürgünle Ömer, Bandırma’ya; babası ise Şakran’a gitti.

18 yaşına basmadan 25 yıl hapis cezası

Adı Can Güder. Hakkari’de gözaltına alınıp, tutuklandı. Önce Van M Tipi Cezaevi’ne, sonra da Van T Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Yaşı 18’in altında olduğu için çocuk koğuşunda kalıyordu. Ancak 18 yaşını doldurduğu için şimdi yetişkinlerin kaldığı odaya verildi. Çocuk koğuşunda kalan arkadaşlarıyla iletişimi kesilmiş olan Can Güder, kendisinin bu cezaevinde yetişkinlerin bulunduğu A4/3 odasında kaldığını bilmesini istiyor.

Oltu T Tipi Cezaevi ve Yeni Sürgün Adresleri

Yaklaşık 19 aydır tutuklu bulunan Mehmet Emin İpek, daha önce bulunduğu Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde açlık grevine katıldığı gerekçesiyle Oltu T Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Oysa mahkemesi Diyarbakır’da sürüyordu. Nitekim ilk duruşmasına SEGBİS aracılığıyla katıldı. Bu duruşmada, iletişim sağlıklı olmadığı için duruşma için Diyarbakır’a götürülmesini istedi. Mahkeme heyeti de bu yönde karar verdi; ancak Oltu Savcılığı, can güvenliğini gerekçe göstererek M. Emin İpek’i Diyarbakır’a götürmeyi reddetti.

Çok güzel bir kampanya

Aslında haberini gazetemizde yaptık ama ben burada yinelemek istiyorum. Cezaevlerindeki insanlar için bir şeyler yapmaya çalışan kimi sivil inisiyatifler var.

Bunlardan biri olan “görülmüştür” internet sitesi, şöyle diyor: “Yıllardır sürdürmeye çalıştığımız politik tutsaklarla yazışma, dayanışma çabamız devam ediyor. Tabi bu süreçte politik tutsakların ‘dışarıdan’ yeterince mektup alamadıklarından -dolaylı olarak- şikâyetçi olduklarını fark ettik. Bir tutsak için en önemli moral kaynağı: Ziyaretçi ve mektuplardır diyorlar.

Hasta mahpuslar

Ankara’daki Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi şöyle diyor: “Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2009’da 242; 2010’da 260; 2011’de 285; 2012’de 287; 2013’te 267 kişi hapishanelerde yaşamını yitirdi. Hapishaneler ‘beni duyun’ diye çığlık atıyor. Kürt Özgürlük Savaşçılarından Devrimci Sosyalist mahpuslara, adli mahkûmlardan Ergenekoncusuna-İBDA-C’lisine, onlarca insan içeride öldü. Bunların sorumlusu Adalet Bakanı’yla, Başbakan’ıyla, Cumhurbaşkanı’yla, Meclis Başkanı’yla, Bakanlar Kuruluyla Devlet’tir.

Sayfalar