Hüseyin Aykol

İçeriden Mektuplar

Elazığ 1 nolu Yüksek Güvenlikli CİK’te birçok kişi tek kişilik odalarda tutuluyor. Bunlar arasında ağır hasta mahpuslardan Yaşar Kırmızı da var. Ancak durumu en ağır kişi herhalde Gürbüz Topçu olmalı. Çatışmada yaralanmış. Sol gözü hiç görmüyor. Sağ gözü de az görüyor. Yine sol kolu ve ayağı da çalışmıyor. Başka yaşamsal organlarında da yaralanma var. Tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda ama ne çok kişinin olduğu bir odaya veriliyor ne de yanına refakatçi olabilecek biri veriliyor. İdarenin bu tutumunu anlamak mümkün değil.

Hapishanelerde infazlar keyfi olarak yakılıyor

Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Hamza Üngür, Şubat 2012’de tutuklandı. Aynı yıl -yani tutuklu iken- bir hücre cezası aldı. 2016 yılında iki kez hücre cezası aldı. 2016 yılının sonunda aldığı 8 yıl 9 ay hapis cezası, Yargıtay’da onaylandı. Normalde Ağustos 2018’te tahliye olması gerekirken, kendisine gönderilen yeni müddetnamede infazının yandığı ve tahliye tarihinin Ekim 2020 olduğu yazılmış. Mutlaka müddetname veren makama itiraz etmeli. İnfaz yakılması için aynı yıl içinde üç hücre cezası gerekir…

 

Her fırsatta hapis cezasi / hapishaneden yeni gelen mektuplar

Siverek T Tipi Cezaevi’nde bulunan Mahmut Akpınar, facebook’tan yaptığı iddia edilen paylaşımlardan dolayı 5 yıl 2 ay hapis cezası almış. Ardından görüşüne gelen babası da hemen cezaevine, oğlunun yanına konulmuş. Meğerse, okuryazar olmayan babasına da aynı iddia ile 4 yıl hapis cezası verilmiş. Oysa babasına ya da avukatına herhangi bir tebligat gelmemiş. Baba-oğulun memleketleri Mardin’deki E Tipi Cezaevi’ne sevk istekleri ise, kabul edilmiyor. Mahmut Akpınar, hangi cezaevinde olduklarını bilmediği pek çok arkadaşından mektup bekliyor.

 

Üç kardeş birden cezaevinde

İletişim Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Mahsum Koyun, tutuklandıktan bir süre sonra iki çocuğu olan ağabeyi Cengiz Koyun da tutuklanmış ve hüküm giymiş. Mahsum’un ilk duruşması 12 Ekim 2017 günü yapılacakmış; ancak ağabeyinin duruşma günü henüz belli değil. Sahi bu arada, Mahsum’un bir başka ağabeyi olan Barış Koyun ise, demokratik siyaset alanında faaliyette bulunduğu için Van’da tutuklanmış ve henüz davası açılmamış. Aynı aileden üç kardeşin de cezaevinde olması çok acı.

26 yıldır cezaevinde ve hasta olmak!

Mahmut Bilgiç, yaklaşık 26 yıldır cezaevinde bulunuyor. Pek çok sağlık sorunundan bazıları şunlar: Bel fıtığı, yüksek tansiyon, mide-bağırsak sorunları, sinüzit, faranjit… Özellikle bel fıtığı yüzünden üç defa ameliyat oldu ve sol tarafı yarı yarıya felç durumunda. Birçok ihtiyacını ancak arkadaşlarının yardımıyla karşılayabiliyor. Bandırma Devlet Hastanesi, kendisine tedavisine bir üniversite hastanesinde devam etmesi gerekir diye rapor verdi. Bu arada, Bursa Uludağ Üniversitesi de söz konusu hastalıklar için teyit verdi.

Baba, iki oğul ve üç ayrı cezaevi

Daha önce kurşunla yaralanmış olan Ömer Dorudemir, 2016 yılında tutuklandı ve Diyarbakır D Tipi Cezaevi’ne konuldu. Yargılama sonucunda da 12 yıl hapis cezası aldı. Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde müebbet hapse mahkûm olup, 1996 yılından beri içeride olan babası Mahfuz Dorudemir de vardı. Baba ve oğul, 2016 yılı Mart ayında 26 kişiyle birlikte Osmaniye 1 nolu T Tipi Cezaevi’ne sürgün edildiler. Beş gün sonra sürgün edilenlerden 14 kişi Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’ne, 14 kişi ise Şakran 4 nolu T Tipi Cezaevi’ne gönderildiler. Bu sürgünle Ömer, Bandırma’ya; babası ise Şakran’a gitti.

18 yaşına basmadan 25 yıl hapis cezası

Adı Can Güder. Hakkari’de gözaltına alınıp, tutuklandı. Önce Van M Tipi Cezaevi’ne, sonra da Van T Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Yaşı 18’in altında olduğu için çocuk koğuşunda kalıyordu. Ancak 18 yaşını doldurduğu için şimdi yetişkinlerin kaldığı odaya verildi. Çocuk koğuşunda kalan arkadaşlarıyla iletişimi kesilmiş olan Can Güder, kendisinin bu cezaevinde yetişkinlerin bulunduğu A4/3 odasında kaldığını bilmesini istiyor.

Sayfalar