Hüseyin Aykol

Özel yetkili mahkemeler kapatıldı

Adı Kamil Şen, 22 aydır siyasi tutuklu. 13 Şubat 2012 günü, tam 15 yıl hapis cezası aldı. Tutuklu bulunduğu dönemde dört cezaevi gördü. En son olarak Ankara’daki Sincan Çocuk Cezaevi’nden, İstanbul’daki Maltepe Çocuk Cezaevi’ne sürgün edildi. Bulunduğu yerde, sadece kendisi siyasi olduğu için tek başına bir odada kalıyor. 4 ay sonra 18 yaşını dolduracak ve o zaman da büyüklerin kaldığı cezaevlerinden birine sürgün edilecek. Dahası her sürgün edilişinde, askerlerin tartaklamasına maruz kalıyor. Diyeceksiniz, ‘güvenlik’ güçleri, içeridekiler kötü davranıyor da, dışarılara iyi davranıyor?

Sevk isteyene değil istemeyene var

Resul Kocatürk’ün yaşamakta olduğu sağlık sorunları nedeniyle avukatı Gülizar Tuncer tarafından 12 Şubat 2013 tarihinde “ceza ertelenmesi” talebinde bulunuldu. Ondan sonra Kocatürk, birçok defa hastanelere götürüldü. Son olarak 21 Nisan 2014 günü İstanbul-Bakırköy hastanesine sevki çıkan Resul Kocatürk, 33 saatlik ring yolculuğu sonrasında doğru dürüst tedavi edilemediği gibi, bir sonraki randevu günü olarak kendisine verilen tarih, 26 Mart 2015 oldu. Ceza ertelemesi için, bir felaket mi bekleniyor acaba?

25’lik delikanlı!

Güncellenme : 25.04.2014 07:54

22 Nisan 2014 günü 25 yaşıma bastım! Nitekim, Ankara bürodaki arkadaşlarımız, sağ olsunlar, o gün özel bir yemek düzenlediler ve pasta keserek beni kutladılar. Şimdi çoğunuz, “Hah, sonunda Hüseyin hocayı delirttik; adam 60 yaşını geçeli çok oldu ama kendini 25 yaşında sanıyor!” diye telaşlandınız, değil mi?

Cezalar, cezalar...

Serhat Kutlu, BDP’nin Mersin İl Kongresi’nde BDP’nin bayrağını taşıdığı için 35 yıl hapis cezası almıştı. Tutuklandığında 18 yaşında olan Kutlu’nun cezasının 25 yılını Yargıtay onaylamış. Bu arada, Aydın Oğuz’un 47 yıl, Murat Şimşek’in 26 yıl hapis cezası, Yargıtay tarafından onaylanmış. Bu rakamlar, Yargıtay için çok sıradan şeyler gibi geliyor galiba. Bir insanın 47 yıl ceza alabilmesi için ne yapması gerekiyor acaba?

Gidenlerin ardından...

Yer, Kırıkkale F Tipi Cezaevi. Tarih, 30 Mart 2014. Saat, 24:00 civarı. Aram Akyüz, kalp krizinden hayatını kaybetti. Böyle deniliyor ama ne kadar doğru. Çünkü cezaevinde görevli bir doktor yok. Donanımlı bir sağlık personeli yok. Dahası hastaneye sevk için hazır bir ambulans da yok...

Aram Akyüz, 1973 yılında Nusaybin’de doğdu. Çok genç yaşlarda Özgürlük hareketine katıldı. Çocuk yaşta hapse atıldı. Kısa bir süre sonra cezaevinden çıktıktan sonra, yüzünü dağlara döndü. Orada birçok defa yaralandı. İkinci kez esir düştüğünde bedeninde kurşunlar taşıyordu.

Bir yoklama yapalım mı?

Özgür basın geleneğini oluşturan basın kuruluşlarımıza 27 ay önce yapılan baskınlarda 50’ye yakın arkadaşımız gözaltına alınmış ve bilahire bazıları tutuklanmıştı. “KCK Basın” olarak adlandırılan bu operasyondan önce de kimi gazeteci arkadaşlarımız zaten içerideydi.

Başka operasyonlardaki gazetecilerle birlikte, içerideki gazeteci sayısı o denli arttı ki, Türkiye bu konuda dünya birincisi (!) oldu. Son aylarda epey gazeteci tahliye oldu. Ancak Türkiye’nin -gazetecilerini hapse atmaktan kaynaklı- yüz kızartıcı durumu halen geçmiş sayılmaz.

Talepler makul, idare duvar!

Bandırma M Tipi Cezaevi’nde bulunan 8 okurumuz, aynı cezaevi kampusunda ve sadece 50 metre uzaklıkta bulunan T Tipi Cezaevi’ne geçmek istiyorlar. Ancak bu talepleri, beş aydır, ısrarla kabul edilmiyor. M Tipi Cezaevi’nde yasalardan ve kararnamelerden kaynaklı haklarını yerine getirilmezken, bu hakların kullanılabildiği yan taraftaki cezaevine sevk isteklerinin ısrarla kabul edilmemesi üzerine, okurlarımız çeşitli demokratik direnişlerde bulundular ve talepleri kabul edilmezse, yeniden direnişe geçecekler.

Aklımız sandık sonuçlarında!

Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi’ndeki kötü koşullar ısrarla sürüyor. Kalp rahatsızlığı olan ve bypass olması gereken Rasim Özdemir, tek kaldığı için aynı davadan yargılandığı başka bir arkadaşının yanına geçebilmek için dilekçe vermişti. Dilekçesinde kalp hastası olduğunu, kendi arkadaşlarının yanında kalmasının bakım açısından daha iyi olacağını belirtmesine rağmen, idare her zamanki gibi talebi reddetmekle kalmamış, adeta daha fazla cezalandırmak için talebi dışında zorla başka bir hücreye götürülmüş.

Newroz pîroz be!

Pek çok Newroz kutlama kartı aldık. Kart gönderenlerin her birine ayrı ayrı teşekkürler. Bu arada, hem Newroz hem de Berkin Elvan hakkında yazılarınız geldi. Ancak 30 Mart’a dek forum sayfalarımızı kaldırdığımız için gerek söz konusu yazılar, gerekse de diğer yazılarınız yayınlanamadı. Bu arada, içeridekileri kıskandırmak gibi olmasın ama ben Newroz’da Amed meydanında olacağım ve Sayın Öcalan’ın mesajını orada dinleyeceğim!

Sürgün mevsimi başladı

Kocaeli T Tipi cezaevleri hakkındaki betimlemelerimiz sürerken, Kocaeli 2 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan 22 siyasi tutsak, Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Cengiz Ayar, Ali Çabuk, Burhan Çirik, Hamdin Demirkıran, Kutsi Çağış, Nizamettin Karaağar, Şükrü Akbaş, Mahsum Akbaş, Taner Çakmak, İshak Canbay, Ahmet Korhan, Emrah Bozkuş, İdris Başaran, Kazım Çalışır, Yaşar Oğul, Menaf Osman, Hüseyin Akman, İrfan Ataş, Kenan Kayacan, Hakan Gölünç, Adem Şenyurt ve Mücahit Yürek, artık Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’ndeler.

Sayfalar