Hüseyin Aykol

Tuhaf şeyler!

Ömer Utan, aldığı 17 yıl hapis cezası nedeniyle Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, 4 yıldır yatıyordu. Ancak Yargıtay, okurumuzun aldığı cezanın örgüt üyeliği kısmını bozup, diğerlerini onaylayınca, cezaevi yönetimi, “Sen örgüt üyesi değilmişsin; o nedenle seni burada tutamayız” deyip, kendisini Kandıra 1 No’lu T Tipi Cezaevi’ne sürgün etmişler. Okurumuzun itirazı üzerine, yeniden kaldığı F Tipi Cezaevi’ne geri gelemese de, orada konulduğu adlilerin bulunduğu ilk koğuştan, yurtseverlerin bulunduğu bir koğuşa geçebilmiş.

Hastalar ve doktorlar

Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan ve şimdiye kadar 22 yıldır hapis tutulan A. Vahap Yılmaz, kalp-astım ve bel fıtığı hastası. Kendisinin talebi üzerine, çok zor olsa da cezaevi yönetimi, okurumuzu hastaneye sevk ediyor. Orada da bir doktor, “Niye buraya geliyorsunuz. Yaptığınız, sizi buraya getiren güvenlik güçlerini yormak” diyebiliyor. Kaldı ki, aynı doktor, okurumuzun kabul etmesi halinde, kendisini ameliyat edebileceğini söylemiş.

Sorunlar çözülmüyor

Oltu T Tipi Cezaevi’ndeki kadın tutsakların tedavi hakları engelleniyor. Son 9 aydır, bu cezaevinde bulunan kadın tutsaklar, sevk edilerek gittikleri hastanede doktorlar, hastaların kelepçelerinin çıkarılmadan tedavi etmeye çalışıyorlar. Kelepçeli tedaviyi kabul etmeyen kadın tutsaklara doktorlar şöyle diyormuş: “Ağzın çok laf yapıyor; Kime şikayet edersen et, Kim yaparsa yapsın, ben tedavi etmem!” Oysa kelepçeyi çıkarmadan tedavi etmek isteyen doktorlar görevi kötüye kullanma suçu işlemektedir!

Acı bir bayram anısı!

“Ramazan ayının son günleri, bayrama iki gün var. Ben yedi yaşında bir çocuğum. Sabah saat 07.00 civarı. Babam dışarı çıkacak. Kardeşlerimle birlikte etrafında bekleşiyoruz. Hani belki bayram için öncesinde harçlık falan verir, diye. Nitekim, babam bize biraz harçlık veriyor ve dışarı çıkıyor. Kısa bir süre sonra kapımız, adeta kırılırcasına çalınıyor. Ben kapıyı açıyorum.

Trajik ama komik değil!

Batman’da 1995 yılında bir eylem gerçekleştiriliyor. Bu olayda tutuklanan biri, Hüseyin Özer’in üzerine ifade veriyor. Özer, 11 yıl sonra, yani 2006’da gözaltına alınıp, tutuklanıyor. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Hüseyin Özer, ilk duruşmada tahliye ediliyor, ikinci duruşmada ise beraat kararı alıyor.

Bir garip anlayış!

KCK adı altından Kürdistan’ın hemen hemen her yerinde operasyonlar yapıldı ve binlerce seçilmiş insan gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Bu dosyalardan biri de Silopi’ye ait. Bu dosyada 31 kişi var. Aralarında Silopi Belediye Başkanı Emin Toğurlu, BDP Silopi İlçe Başkanı Bahattin Alkış, Şırnak İl Genel Meclisi üyesi Hasan Atak’ın da bulunduğu kişilerin dosyası, özel yetkili mahkemeler kaldırıldıktan sonra Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Ceyhan M Tipi Cezaevi boşaltılıyor

Ceyhan M Tipi Cezaevi’nde bulunan Zübeyit Kil, Selim Akseki, Taner Taş, Refik Öztunç 23 Haziran 2014 günü Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’ne; Abdullah Bahadır, Abdurrahim Özdemir, Abdurrahim Behçet, Cumali Araz Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi’ne; Kemal Demirsoy, Mazlum Kopan, Mehmet Ümit, Ekrem Şaşmaz Tekirdağ 2 nolu F Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Bu sürgünde yola çıkarılan Mehmet Ümit bir eli daha önceden kopmuş biri, Ekrem Şaşmaz ise şizofreni hastası. Sürgün edilenlerin aileleri Ceyhan’da oturuyor.

Kafasına göre tahliye

Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Veli Taşkıran’ın, aldığı ceza ve yattığı süre olarak, 8 Haziran 2014 günü tahliye olması gerekiyordu. Ancak cezaevi idaresi ve Gözlem Kurulu’nun “Örgütten ayrılmadığı”, “örgütün kararlarına uyduğu”, “disiplin cezaları aldığı” gibi uyduruk gerekçe ve hukuksuzlukla, okurumuzu tahliye etmediler. Okurumuza kendisinin ancak 1 Ocak 2015 günü tahliye olabileceği söylenmiş. Gözlem Kurulu’nda yer alan ve bu hukuksuzluğa imza atanların, bir gün yargılanıp, cezaevinde yatabileceklerini bilip bilmediklerini merak ediyorum doğrusu!

Kameralı tacize karşı direniş

Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi’nde hücreleri görecek şekilde kamera takılmasına karşı çıktıklarını okurlarımız defalarca idareye bildirmelerine karşın, 28 Mayıs 2014 günü kameralar takılmaya başlamış. Ancak okurlarımız “Kameralı tacize izin vermeyeceğiz!” sloganlarıyla protesto etmişler. Bir gün sonra da, kameralar ya üstü örtülerek ya yakılarak ya da kırılarak işlevsiz hale getirilmiş. Bu durum karşısında idare, 32 kişiye 1 ila 10 gün arasında hücre cezası istemiyle soruşturma başlatmış. Dahası idare, yeniden kameralar takmaya çalışmış; ancak bu kameraların akıbeti de eskileri gibi olmuş.

Sayfalar