Hüseyin Aykol

Aklımız sandık sonuçlarında!

Tekirdağ 1 nolu F Tipi Cezaevi’ndeki kötü koşullar ısrarla sürüyor. Kalp rahatsızlığı olan ve bypass olması gereken Rasim Özdemir, tek kaldığı için aynı davadan yargılandığı başka bir arkadaşının yanına geçebilmek için dilekçe vermişti. Dilekçesinde kalp hastası olduğunu, kendi arkadaşlarının yanında kalmasının bakım açısından daha iyi olacağını belirtmesine rağmen, idare her zamanki gibi talebi reddetmekle kalmamış, adeta daha fazla cezalandırmak için talebi dışında zorla başka bir hücreye götürülmüş.

Newroz pîroz be!

Pek çok Newroz kutlama kartı aldık. Kart gönderenlerin her birine ayrı ayrı teşekkürler. Bu arada, hem Newroz hem de Berkin Elvan hakkında yazılarınız geldi. Ancak 30 Mart’a dek forum sayfalarımızı kaldırdığımız için gerek söz konusu yazılar, gerekse de diğer yazılarınız yayınlanamadı. Bu arada, içeridekileri kıskandırmak gibi olmasın ama ben Newroz’da Amed meydanında olacağım ve Sayın Öcalan’ın mesajını orada dinleyeceğim!

Sürgün mevsimi başladı

Kocaeli T Tipi cezaevleri hakkındaki betimlemelerimiz sürerken, Kocaeli 2 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan 22 siyasi tutsak, Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Cengiz Ayar, Ali Çabuk, Burhan Çirik, Hamdin Demirkıran, Kutsi Çağış, Nizamettin Karaağar, Şükrü Akbaş, Mahsum Akbaş, Taner Çakmak, İshak Canbay, Ahmet Korhan, Emrah Bozkuş, İdris Başaran, Kazım Çalışır, Yaşar Oğul, Menaf Osman, Hüseyin Akman, İrfan Ataş, Kenan Kayacan, Hakan Gölünç, Adem Şenyurt ve Mücahit Yürek, artık Kandıra 2 nolu F Tipi Cezaevi’ndeler.

Seçim süreci yoğunluğu

Seçim kampanyası sürecinde son üç haftaya giriyoruz. Artık, seçim haberlerimiz ve seçim izlenimleri, neredeyse tüm sayfalara yayılmakta. Bu yüzden, 30 Mart’a kadar, sayfa dağılımında köklü değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Sağlık, din, forum ve içeriden gibi kimi sayfalarımız, bu yüzden, şimdilik askıya alındı. Okurlarımızın bu durumu anlayışla karşılayacağını umuyoruz.

Hükümlüler oy kullanmak istiyor

Seçim yasasında yapılan son değişiklik gereğince tutuklu ve hükümlüler oy kullanabilecek. Ancak Şakran T Tipi Cezaevi’nde kalan okurlarımıza oy kullanamayacakları belirtilmiş. Yüksek Seçim Kurulu’na başvuracaklar ama anlaşılan okurlarımızın oy vermesini birileri engellemiş. Bu konuda, tüm cezaevlerindeki okurlarımız durumlarını öğrenmeli ve oy vermeleri engelleniyorsa, gereğini yapmalı.

En basit talepler bile reddediliyor

Alanya L Tipi Cezaevi’ndeki okurlarımıza, yemekhanenin içini gören kameraları kırdıkları için disiplin ve zarar tazmini davası açıldı. Ancak kameraların kaldırılmazsa, kameraları kırmaya devam edeceklerini belirten ve nitekim yeniden yemekhanenin içini gören bir kamerayı kıran ve kıramadıklarını bir başkasının önünü örten okurlarımıza, böylesi hareketlere devam ederlerse, kendilerinin tekli hücrelere kapatılacağı cezaevi yönetimince belirtilmiş.

Hasta tutsak sorunu zirvede

Özgür basın geleneğine bağlı medya kuruluşları olarak içerideki hasta tutsakların sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz. Biraz da bu yüzden olsa gerek, hasta tutsaklar başta Adalet Bakanlığı ve insan hakları kuruluşları olmak üzere esas başvurmaları gereken yerler yerine, öncelikle bize mektup göndermeyi yeğliyorlar. Bizler, bu mektupları öncelikle Dicle Haber Ajansı üzerinden haber yapmaya çalışıyoruz. Buradan Stêrk TV, Med Nûce, Özgür Gündem, Azadiya Welat ve Evrensel gazeteleri başta olmak üzere, kimi televizyonlar ve gazeteler alarak, haber yapıyorlar.

Başlık bulamadım!

Kocaeli’deki Kandıra 2 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Cemal Yılmaz, beş yıl önce karaciğer nakli olmuş. Bu nedenle, organ nakli bölümü olan tam teşekküllü bir hastanede sağlık durumunun takip edilmesi gerekiyor. Daha önce, Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kontrolleri yapılıyordu. Oradaki ilgili doktor ayrıldığı için, bu sefer başka doktorun kontrolü altına girdi ve değişik testler yapıldı. Ardından yeniden rahatsız olması üzerine gittiği hastanede herhangi bir test yapılmadan böylesi şeylerin olabileceği belirtilerek, geri gönderildi.

İçeridekiler, gelir kaynağı olabilir mi?

Bir yere kapatılmak, tek başına çok büyük bir cezadır. Geçmişteki nüfus sayım günlerini hatırlayın. Yiyecek, içecek stoğu yaparsınız, televizyon başına geçersiniz ya da kitaplarınızı, gazeteleri okursunuz ama dışarıya çıkmanız yasak olduğu için homurdanır, durursunuz. Oysa sadece 8-10 saatlik bir şeydir bu. Ama insan doğasında vardır, bir yere kapatılmaya karşı çıkmak, özgür olmak...

Hasta tutsaklar için çağrı

Cezaevine girdiğinde sadece 19 yaşındaydı. Şimdi 41 yaşında. Yani 22 yıldır içeride. İçerideyken, başta annesi olmak üzere, birçok akrabasını yitirdi. Onların -en çok da annesinin- acısı, sürekli yüreğini yaktı. Hapse atıldığında 9 aylık olan kızı, babasının gönderildiği Sakarya, Edirne, Erzurum, Bursa, İstanbul, G. Antep ve Mardin cezaevlerinde peşinde koşarken, büyüdü ve şimdi 23 yaşında. Çölyak hastalığı yüzünden sürgün gönderildiği birçok yerde, dışarıdan alınması, bulunması zor, pahalı özel yiyeceklere ulaşmaya çalışmakla geçti hem ailenin, hem de onun ömrü.

Sayfalar