"Adil ve rasyonel çözüm: Genel aftır.”

 

 

 

78’LİLER GİRİŞİMİ’NDEN İNFAZ DÜZENLEMESİ DEĞERLENDİRMESİ: 'CEZAEVLERİNİ BOŞALTMA ZAMANI'

78’liler Girişimi, Cumhur İttifakı’nın koronavirüs salgınının ardından hızla çıkarmaya çalıştığı infaz düzenlemesine ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’nin toplumsal ayrışmalar ve düşmanlık ölçütüne varma potansiyeli taşıyan gerginlikler, artan ölçüde derinleşen sosyal, siyasal, ekonomik krizler tablosuna tanıklık ederken, koronavirüs salgını ile karşı karşıya kalındığının belirtildiği açıklamada özetle şöyle denildi: “Koronavirüs bizim gibi ayrım yapmıyor, aksine bütün ayrımları yok ediyor. Türkiye gerçek bir beka sorununu şimdi yaşıyor. Yaşamak ve yaşatmak için birleşmek zorundayız. Yaşama paydasında birleşmek, bütün ‘ayrı gayrı’ları ertelemek zorundayız. Koronavirüsten korunmanın şimdilik önerilen temel yolu, temizlik önlemlerini uygulamak ve kendini toplumsal ilişkilerden yalıtma. Türkiye’de 250 binin üzerinde tutuklu hükümlü, kapasitesini aşan, asgari temizlik ve kendini yaşadığın topluluktan yalıtılma koşulları olmayan bir ortamda toplu olarak yaşamlarını kaybetme tehdidiyle karşı karşıya. Cumhur iktidarı ne kadar durumun ciddiyetine uygun davranıyor pek emin değiliz ancak cezaevleri ile ilgili infaz yasası üzerinde çalışıldığını kamuoyuna açıkladı. Ancak koronavirüs tehlikesi altında dahi ayrıştırma gibi ciddi bir sorun var. Açıklandığı kadarı ile adli suçların bir kısmı ile ‘terör suçları’ ayrımına gidiliyor; ‘Terör’ suçları başlığı altında, siyasi tutuklu ve hükümlüleri cezaevinde tutacak bir infaz yasası hazırlanıyor. Devletin kendine karşı ‘suç’ işleyeni cezaevinde tutması, yurttaşa karşı ‘suç’ işleyeni salıvermesi başlı başına bir garabet zaten. Toplumun varlık yokluk günlerini yaşadığı bu zor günlerde dahi toplumsal ayrıştırmayı güncelleştirmenin bir manası var mı? Üstelik toplumsal afetleri toplumu birleştirmenin harcı yapma fırsatı doğmuşken. Sonuç olarak, kanun önünde herkes eşittir. Adli tutuklu, siyasi tutuklu ayırımı nesnel hukuki/kanuni yaklaşım değildir; siyasi bir yaklaşımdır. Devletin kendi ‘suçlusunu’ cezaevinde tutması, yurttaşın ‘suçlusunu’ salıvermesi hukuki değildir; ayrımcılıktır. Toplum yoruldu. Rahatlamayı ve normalleşmeyi bekliyor. Toplumsal ayrıştırmayı güncelleştirmek maşeri vicdanı zorlar. Adil ve rasyonel bir çözüm gerekiyor. Hangi tutuklu ve mahkûm grubunun salıverilip salıverilmeyeceği gibi bir ayrıştırma yolunu tercih etmek gerçek bir adaletsizliktir, hukuksuzluktur. Tutukluların tutuksuz yargılanması, hükümlülerin mahkûmiyetlerinin ertelenmesi biçimindeki çözüm dahi günümüz koşullarında irrasyoneldir. Adil ve rasyonel çözüm: Genel aftır.”

 

Kaynak : cumhuriyet gazetesi