Öykü

Duvardaki Şahmeran

DUVARDAKİ ŞAHMARAN

 

            Seyit Oktay

 

            Yüzü güzel bir kadına benzyen, gövdesi yılan derili, onlarca yılanbaşlı ayağıyla amcamın evinin duvarında asılıydı. Anlamını ve ne olduğunu bilmeden hayranlıkla izlerdim bu resmi.

            Adını büyüyünce öğrendim: Şahmaran!

TELDEKİ GÜVERCİN - ELLER VE KANATLAR

          Bir güz günü Ağrı Dağı’nın doruklarından esen dondurucu yel, ısıtmayan güneşle birlikte Ramazan’ın yüzünü yalarken henüz uyanmıştı seherin tatlı uykusundan gözleri yarı kapalı, anasının zoruyla çıktı avludaki çeşmeye, buz gibi suyu vurunca yüzüne artık uyanmayan hücreleri kalmamıştı. Gözleri iri iri açılmış, Diyadin’e bağlı küçük köylerinden yükselen hayvan sesleri kulağına dolmuştu.

      Gök yüzüne baktı, hava açıktı, göç vaktiydi, Turnalar, kırlangıçlar, katar katar uçuyordu güneye. Ramazan kuşları seviyordu.

Ay Portakalı ve Ümran Düşünsel

Hapishanelere yeni yayınlanan kitaplarından yüzlerce yollayan duyarlı yazarlardan Ümran Düşünsel'in öykü kitabı hakkında tutsak doktor Ayhan Kavak'ın yazdığı değerlendirme yazısını paylaşıyoruz.

Ayhan Kavak                                             

                        AY PORTAKALI

“Kırık patika “ öykü kitabıyla edebiyat dünyasına giriş yaptığım Ümran Düşünsel’in yeni verimi olan “Ay Portakalı“ Mayıs 2017 tarihinde Ütopya Yayınlarından çıktı. Kapak tasarımında sayfa düzenine kadar itinayla kotarılan bir ese var karşımızda.

Tutsak Cihan Karaman'dan yeni bir öykü: KAPLUMBAĞA HİKAYESİ

                Bastığı zemin betondu, sert, soğuk. İlk defa çayırlar dışında bir yere değiyordu ayakları. Yabancıydı, hiç bir şey hissetmedi temas ettiğinde.  Kocaman taş yapılar, kulak tırmalayıcı sesler, sürekli sağa sola koşturan insanlar vardı etrafında. Bir teki bile gözlerini aşağıya indirip, yol ortasında gezen kaplumbağa bakmıyordu.

Sayfalar