Öykü

Tekirdağ Hapishanesinde yazılan bir öykü: "Yılanla Tanışma... "

 

 

YILANLA TANIŞMA

Köye ilk gelişim değildi. Birkaç yıl öncesinden annemin kucağında tarlaya gidişimiz ve oradan günebakan hasadıyla ilgili puslu anılar vardı hafızamda. Bu defa babam var yanımda, annem İstanbul’da kalmış.

Gece amcamlardaydık ve babam beni gün doğmadan uyandırdı. Avluya çıktığımızda ayazdan titrer durumdaydım. Yola çıkmadam önce babam elime bir ekmek parçası tutuşturdu.

“Yolda  köpekler havlayıp üzerimize gelecek. Onlara atarsın bunu.” dedi.

Tekirdağ hapishanesinden gelen yeni bir öykü: "DENİZLE TANIŞMA"

 

 

 

Mesut Deniz. 2 No’lu F Tipi Hapishane. Tekirdağ

DENİZLE TANIŞMA

“Mesut babasıyla denize mi gidecekmiş bugün.”

Sabah uyandıktan hemen sonra başlayan annemin bu yönlü söylemleri heyecanlandırıyordu beni. Öncesinde televizyonda ve köye giderken otobüsün içinden görmüşlüğüm vardı denizi. Şimdi televizyondaki gibi içine de girecektim. Annemin beni heyecanlandıran söylemlerine, yüzümde gülücüklerle “Denize gitçez” diye cevap veriyordum.

GECE YÜREK VE DİL SUSKUN

 

 

"Toprağın koynunda bile yan yana olmak bizim için yüksek bir değerdir"

            Neden diye sormayacağım, çünkü ruhum hapishanelere sığmıyor. Ruhumu hiçbir yere sığdıramıyorum. Bu hakikat ortadayken bile toprağın koynuna sığacağımı sanmıyorum. Toprak dar gelir, sığamam toprağın koynuna.

            Toprak ağır.

            Duvarlar soğuk.

            Sular kurşun kadar ağır.

            Özlemler ise büyük.

"Özgürlük şiddeti ölçüye gelmez daimi bir depremdir. "

Bağırsaklarında düğümlenmiş korkuyu çözmek, dağın yüksekliğini değil, derinliğini keşfedebilmektir özgürlük.

Şimdi oyuncağına küfredilmiş bir çocuğun ıslak gözlerine benziyor öfkem. Kapımda karavana vaktinden başka açılmayan bir mazgal ve dört yanımda karanlığın hükmüne boyun eğmiş namussuz duvarlar, gecenin bağrına çekilen korsan bir bayrak gibi dikleniyor gülüşlerime. Fakat yüreğimde "birden bire değil, usul usul" büyüyen bir ordu sevda var. Ve düşlerimde umudun yılmayan ustası.

SAQELENGE Ümran Düşünsel’in Yeni Eseri ‘Ayağı Kırık Turnayım Katarda’ ya Dair...

 

 

Tutsak Doktor Ayhan Kavak'tan bir kitap değerlendirmesi

 

SAQELENGE  

Ümran Düşünsel’in Yeni Eseri ‘Ayağı Kırık Turnayım Katarda’ ya Dair

Yüzyıllara dayanan sözlü geleneğin halen canlı ve başat yaşandığı Kurdîli coğrafyada ses (deng) erbaplarınca dile getirilmiş stranlar (şarkı) da hayatın farklı yönlerine değinen ezgilerden mürekkeptir.