Tekirdağ’da açlık grevindeki mahpusların durumu ağırlaşıyor!

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, 21 tutsağın süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 33. gününe girdi. Açlık grevindeki tutsaklar  ‘Kritik aşamadayız. Taleplerimiz kabul edilmezse eylemimiz sürer’ derken Milletvekil Tuncel ‘Arkadaşlar moralli ama sağlık durumları kötüydü’ diye konuştu

Tutsaklar: Kritik aşamadayız

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ndeki ağır koşulların düzeltilmesi, tutsaklara yönelik saldırı ve keyfi uygulamaların son bulması için 19’u PKK davasından 2’si ise Devrimci Karargah davasından olmak üzere 21 tutuklunun sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi kritik aşamada. Eylem bugün 33. gününde.

Tutsakların sağlık durumlarının endişe verici boyutlara ulaştığı belirtiliyor. Grevdeki tutsaklar, önceki gün açık görüş sırasında aileleri aracılığıyla kamuoyuna grevlerine ilişkin son durumu anlattı. Sağlık açısından kritik sürece girdiklerini aktaran tutuklular, “Tüm arkadaşlarda aşırı kilo kaybı, kusma, baş dönmesi gibi sağlık sorunları başladı. Cezaevi yönetimi ve savcılık ile görüşmemiz oldu. Taleplerimizi sözlü olarak karşılayabileceklerini söylediler ama biz yazılı olarak güvence istedik. Yazılı olarak kabul etmediler. Cezaevinde bize dayatılan bu insanlık dışı uygulamaların son bulması için başlattığımız açlık grevinde kararlıyız. Taleplerimiz kabul edilene kadar da devam edeceğiz. Bütün duyarlı insanları bu mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz” dedi. Aileler de görüştükleri yakınlarının konuşurken zorlandıklarını, görüşme sırasında baş dönmesi ve halsizlik yaşadıklarını anlattı.

Yazılı teminat istiyorlar

BDP İstanbul Milletvekilli Sebahat Tuncel de önceki gün cezaevine giderek savcılık, cezaevi yönetimi ve grevdeki tutsaklarla görüştü. Tuncel de grevde bulunan tutsaklarda sağlık sorunlarının baş gösterdiğine dikkat çekerek, yaptığı görüşmeye ilişkin şunları aktardı: “Savcılık, cezaevi yönetimi ve tutsak arkadaşlarımızla görüştük. Aralarında yaptıkları görüşmede cezaevi yönetimi bazı şartların kendilerinden kaynaklı olmadığını ama taleplerini kabul edeceklerini sözlü olarak belirtmiş. Arkadaşlarımız da yazılı teminat istemiş, bir sonuca ulaşamamışlar. Bugün yine görüşeceklerini söylediler.

Her gün işkence yapıyorlar

Cezaevi yönetimi bazı şartların kendilerinden kaynaklanmadığını söylemişse de cezaevinde her gün işkence uygulanıyor. Gardiyanlar işkence yapıyor. Çok ağır koşullar söz konusu. Arkadaşlarımız son sürece zarar verecek bir eylem içine girmek istemediklerini ama artık bu ağır koşullara dayanacak güçleri olmadığını söylediler. Zaten cezaevi yönetimi ilk kez tutsaklarla iletişime girmiş. Daha önce hiçbir şekilde yazılı ya da sözlü taleplerine cevap bile vermemişler. Orada insanlık onurunu ayaklar altına alan uygulamalar var. Arkadaşlar moralliydi ama sağlık durumlarının kötüleştiğini gördük.”

TUAD Başkanı Avukat Sinan Zincir de cezaevi müdürünün sorunla ilgileneceğini ve tutsaklardan oluşan bir heyetle görüşeceğini söylediğini bildirdi. Zincir, tutsaklarla da görüştüklerini, tutsakların görüşmede koşulların düzeltileceğine dair güvence ve protokol verilmeden hiçbir şekilde eylemlerinden vazgeçmeyeceklerini dile getirdiğini ifade etti.


Kara Perşembe’de açlık grevi vurgusu

Cezaevlerindeki Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması talebiyle gerçekleştirilen Kara Perşembe eylemlerinde bu hafta Tekirdağ Cezaevi’ndeki açlık grevine dikkat çekildi. Wêranşar (Viranşehir), Pirsûs (Suruç), Dêrik, Kayapınar ve Erdîş (Erciş) ilçelerinde gerçekleştirilen eylemlerde, Tekirdağ Cezaevi’ndeki tutsakların açlık grevine işaret edilerek, şu mesajlar verildi: “Tekirdağ Cezaevi’nde 21 siyasi tutsak 25 Mart’tan bu yana açlık grevinde. 21 tutsakla başlayan grevin talepler karşılanmazsa daha da boyutlanacağı açıktır. Tutsaklarda sağlık sorunları baş göstermeye başlamış ve saldırılar ise devam etmektedir. Cezaevlerinde 12 Eylül’den kalma uygulamaların yaşatılması bu süreçte samimiyetsizlik ve provokasyondur. Buradan AKP iktidarı ve Adalet Bakanı’na sesleniyoruz; sürecin zarar görmemesi ve ilerlemesi için başta Tekirdağ Cezaevi olmak üzere, engelleyici tutum içerisinde olanlarla ilgili bir an evvel gerekli önlemleri alınız.”

Duyarlılık çağrısı

BDP Mersin İl Örgütü, Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ndeki tutsakların sürdürdüğü açlık grevi eylemine dikkat çekerek, cezaevindeki keyfi uygulamaların bir an öce son bulmasını istedi. BDP Akdeniz ilçe binası önünde yapılan kitlesel basın açıklamasına BDP PM üyesi Cemil Elden, Mersin eşbaşkanları, yöneticiler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. BDP Mersin yöneticisi Orhan Hazal, Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ndeki tutsakların taleplerinin insani talepler olduğuna dikkat çekerek, Tekirdağ Cezaevi idaresinin tutsaklar üzerindeki keyfi uygulamalarının bir an önce son bulmasını istedi. BDP Mersin Eşbaşkanı Halis Ernarici de açlık grevine giren tutsakların yaşamlarından endişe ettiklerini belirterek, cezaevlerinde yaşanacak olumsuzluklardan başbakan ve adalet bakanlığının sorumlu olacağını söyledi. Ernarici, Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırdı.

Uygulamalar sürece zıt

Tüm Türkiye’de olduğu gibi İç Anadolu’da bulunan cezaevlerinde de yoğun şekilde hak ihlalleri yaşandığını aktaran TUHAD-FED Ankara Temsilcisi Hava Özcan, cezaevlerindeki uygulamaların sürece paralel bir şekilde yürümediğine dikkat çekti ve birçok cezaevinde tutsakların ağır tecrit koşullarında olduğunu söyledi. Özellikle bölgeden uzakta olan cezaevlerinde artan hak ihlallerini değerlendiren Hava Özcan, herkesin sürece karşı hassas davranması gerektiğine dikkat çekti. Özcan, “Hasta tutsaklar cezaevlerinde ölüm ile pençeleşiyor. Geçenlerde Sincan Cezaevi’ne gittim. Abdulsamet Çelik’i yine hastaneye kaldırdılar. Öte yandan cezaevlerinde sürekli sürgünler oluyor. İnsanlar uzak olmasından dolayı çocuklarını görmeye gidemiyorlar. Başbakan ‘anneler ağlamasın’ diyor; ama ne yazık ki anneler hala ağlıyor. Dolayısıyla biz süreçten hem çok umutluyuz hem de çok kaygılıyız” diye konuştu.

Yerlerde sürüklediler

Adana TUHADER ve İHD Adana Şubesi, Karataş Kadın Kapalı Cezaevi’nde son dönemlerde artan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. Karataş Kadın Kapalı Cezaevi’nden yeni tahliye edilenler, cezaevindeki işkenceleri ve hak gasplarını anlattı. Söz konusu cezaevinde 20 ay tutuklu kalan Fikriye Özbay, kağıt yakarak Newroz’u kutlamak isteyen kadınların bulunduğu koğuşa yangın söndürmede kullanılan hortumlar ile tazyikli su sıkıldığını ve kadınların suyun şiddeti ile yerlerde sürüklendiğini belirtti. Özbay, yine bu olay ile ilgili tutsaklara 2 ay telefon, mektup ve görüş yasağı adı altında disiplin cezaları verildiğini de söyledi. Aynı cezaevinde 5 ay kalan Dilek Coş da defalarca darp edildiklerini, ancak darp edenlere değil darp edilenlere disiplin cezaları verildiğini anlattı. İHD Adana Şube Başkanı Şahin Kılıç ise yetkililere seslendi: “Cezaevlerinde yaşanan insanlık dışı uygulamalara bir an önce son verilsin.”

Hasta tutsakları bırakın

Tutuklu BDP Şirnex (Şırnak) Milletvekili Selma Irmak ve  BDP Mûş Milletvekili Demir Çelik, Meclis’e ayrı ayrı sundukları soru önergelerinde, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e hasta tutsakları sordu. Selma Irmak önergesinde, “Birçok tutsak ‘cezaevinde kalamaz’ raporları bulunmasına rağmen tahliye edilmeyerek ölüme terk edilmektedir. Böyle bir uygulama cezaevlerinde kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkı ihlali olduğunu göstermektedir” dedi. Çelik de hasta tutsağı kelepçe ile muayene etmeyen Doktor Burhan Birel’e verilen ceza ve hasta tutsak Mesut Tanrıkulu’nun durumunu sordu.

Kaynak: Özgür Gündem