Ergül Çiçekler

Ergül Çiçekler'den Yeni Bir Öykü: YAĞMUR ve RÜZGAR

 

            Yağmur neden yağar biliyor musunuz, bunu hiç düşündünüz mü? Bize öğretilen ezberlerle değil gerçekten düşündünüz mü?

            Bize ezberletirler ki; su donar buz olur, o buzdan dağlar olur, sonra o dağlar erir buhar olur, o buhardan bulutlar, o bulutlardan yağmurlar, o yağmurlardan da sel olur!..

"SİNEYE ÇEKMEK..." Kocaeli Hapishanesinden gelen bir öykü

      Sükût altın dediler de bu altının ne işe yaradığını hiç söylemediler. Ya da sükût altın dediler de bu altının hiç işe yaramadığını söylemediler veyahut ta sükûta altın dediler de herkeste biliyordu bu altının hiç bir işe yaramadığını, fakat kıymete saydılar yine de; korkudan ya da başka şeyden dolayı sustuk dememenin yoluna...

                Oysa sükût atıl kalmaktır hayattan; durmaktır ve sormaktır ve korkuya yenilmek ve cesarete tövbe etmek ve yapalım diyememektir. İşte bu yüzden susmaz!..

Hasta Tutsak Ergül Çiçekler yazdı: Tüm dostlara selam olsun ve yüreklerini rahat tutsunlar biz üzerimize düşeni yapacağız.

“ Hak ihlallerinden uzun uzun bahsetmeyeceğim. Saymakla bitmez zaten ama biz çoktan hazırız. Tutsaklar olarak bunu hep yapıyoruz. Bizimle uğraşanlar baltasını ne kadar bilerse bilesin işe yaramaz çünkü top olsaydık anca bu kadar sert olurduk. Tüm dostlara selam olsun ve yüreklerini rahat tutsunlar biz üzerimize düşeni yapacağız. Kimse aldanmasın karşıtlarımızın yüksek  perdeden atıp tutmalarına havanda su dövüyorlar çamurla da unu öğütmeye çalışıyorlar. Bu gönenç ve zafer havasını biz 1944 Almanya’sından da hatırlıyoruz.”

ERGÜL ÇİÇEKLER

Sayfalar