BELİKLİ MEZAR TAŞLARI

 

 

             Kıraç tepedeki mezar taşlarına asılı örüklü saçlar ağıtlarını yele bırakıyordu. Yüzü kuru nehir yataklı kadın, toprağı yeni yığılmış mezarın taşını bir bebek gibi kucaklayıp ulumakta. Zaman önüne kattığı her şeyi sürükleyen sel akışında. Toprağın holü içine işleyince doğruluyor. Genzini temizliyor. Kuşağından çıkardığı hançerle her iki beliğini diplerden kesiyor. İtinayla mezar taşına asıyor .Bıçak keskinliğindeki rüzgarda taştan kafalardan sarkan kınalı beliklerden yükseklere çığlıklara bir yenisi daha eklenirken, mezarların arasında salınırcasına dolaşıyor .''Yeryüzü ilk çığlıktan doğmuş'' diyen Pirinin mezarının başında duruyor.

''Ölüm de yok oluş da çığlıktan sonra gelir .'' diyor içinden...

 Sağ eliyle göğsünü döverken göğe bakıyor. Güneş bulutların ardına saklanmış.

               Uzaktan uğultular geliyor. Arkası uçurum tepenin beri tarafından ürüme seslerini de duyunca uçurumun kıyısına geliyor. Aşağılarda dumanı tüten yıkılmış evler arasında avını çekiştiren sırtlanları görüyor. Önce ayırtında olmuyor. Sırtlanların bir bacağı çekiştirdiklerini seçince dehşete düşüyor. Kollarını yuvadan uçmaya hazır yavru kuş misali çırpıyor. Sallanan kollar gökkuşağının renkleriyle hareleniyor. Sırtlanlar kahkaha atmakta. Ahlarda öfke devşirmiş beliği kesik kadın Sirenge dönüşerek uçurumdan süzülürken gölgesi dünyanın karanlığı oluyor...

 

Ayhan KAVAK  T  TİPİ CEZAEVİ SİVEREK - URFA

 

yazarın notu:  

Sırtlanlar insan gibi kahkaha atabilen tek canlıdır.

Sireng, Simurg veya Zümrüdü Anka'nın bir başka adıdır. Simurg otuz kuş anlamındayen Sireng de otuz renk anlamındadır.