Mektuplar

Sevgili dostlar bizler de mermer kanatlı, bahar yürekli kadın Leyla Güven ‘in öncülüğünde özgürlüğün, yaşamın, sevginin hakikatine erişebilmek ve daha güzel yarınlar için bedenimizi Açlık Grevi ateşine yatırdık.

Değerli Arkadaşlar;

                Sizleri içerisinde bulunduğumuz bahar kokulu günlerin sıcaklığıyla selamlıyor , ‘’Görülmüştür ‘’ ekibine ve tüm dostlara sevgilerimi, saygılarımıgönderiyor, sağlıktemennisinin de ötesinde ruhsal, düşünsel ve fiziksel bakımdan mükemmel bir sağlamlık diliyorum. Sırf anlamsızlığı dayatanlara ve insanlığı aşağılayanlara inat olsun diye değil, öyle olması gerektiği için öyle olmanızı diliyor ve yürekten istiyorum.

"Biliyoruz ki, bu barbarlık zamanları geçicidir..."

Müebbetlik tutsak Deniz Tepeli'den mektup var:

"Merhaba

(...)

Biliyoru ki bu barbarlık zamanları geçicidir. Tam da bu günler gibi, mevsim bahar yakınken kar yağar, soğur hava. Bunlar geçişin dönüm noktalarıdır. Elbette bizim caddelerimize de bayram gelecek. Daha dün diyeceğimiz zamanlarda onlarca yıllık diktatörlüklerin yıkılışını gördük. Hala da devriliyorlar domino taşları gibi.

o günleri de görmek dileğiyle.

Ne olursa olsun bunun bir parçası, tarafı olmanın mutluluğu tüm zorlukların ötesinde.

Acıyı bal eylemek gibi.

Selam ve sevgiler

Tutsak Feyyaz Deniz'den mektup var ;Neredeyse bütün sesler tutsak edildi

                                                                                                                                             22.04.2019

                                Merhaba Sevgili Dostlar;

                Baharın kurak ruhlara yağmak için bin bir zorluklar ile cebelleştiği bu dönemde bu buluşmamızın baharı müjdelemesini umut ediyor ve sizleri sımsıkı kucaklıyorum.

Sürgüne gönderilen kadın tutsak yaşadığı işkenceyi anlatıyor

“Merhaba sevgili Adil abi, Gönderdiğin kitapları aldım. 25 Gün ışıksız, elektriksiz bir hücrede kaldım. Gündüz dışarıdan yansıyan ışıkla da olsa kitaplarını okudum. Bana, yalnızlığıma arkadaş oldular. Böylece sürgüne yollandığım yeni mekanda hücreli günlerin ilk kitabını, faksını, ve de mektubunu senden aldım. kendimi yalnız hissettirmediniz. Bu yüreğe, duyarlılığa ne desem az gelecek.. Sizinle o küf kokan, nemli yosun tutmuş hücrem yaşanır oldu. sıcak bir çay bile yoktu ama hücreme sevginiz, dostluğunuz ve dayanışmanız vardı. Ben sizinle hücremde çoğaldım. İçim ısındı.

Tutuklu Barış Akademisyeni Tuna Altınel: Dayanışma Yaşatır

Barış bildirisi imzacısı akademisyen Tuna Altınel, tutuklu bulunduğu cezaevinden bianet'e gönderdiği mesajında "Bu yolda birlikte yürüdüğüm o bütün yoldaşlarımla aynı tutarlılığı göstermeye devam edeceğiz, dayanışmamız hep sürecek" dedi.

inanılmaz zulüm: SİYASİ TUTUKLUYA KELEPÇELİ DOĞUM YAPTIRDILAR... LOHUSA HALDE BEBEĞİYLE "TABUTLUK" İÇİNDE SÜRGÜNE YOLLADILAR

Radikal Sol Örgüt Üyesi suçlamasıyla tutuklanan Rabia Bıyıklı'nın mektubu hamile anneye yaşatılan inanılmaz bir vahşeti ortaya çıkardı.

Anne doğum yaparken kelepçeler çıkarılmadı.

Aynı uygulama yeni doğan bebeğe de yaşatıldı.

MAVİ BEBEĞİ KIRKI ÇIKMADAN ANNENİN DE DİKİŞLERİ KAPANMADAN “TABUTLUK” ADI VERİLEN RİNG ARACIYLA 450 KM UZAĞA SÜRGÜNE YOLLADILAR. HAPİSHANE DOKTORU ANNE VE BEBEĞE -MUAYANE ETMEDEN- SÜRGÜNE GÖNDERİLEBİLİR RAPORU VERDİ.

Rabia Bıyıklı'nın ekibimize yolladığı mektubu yayınlıyoruz.

***

Bebek Arin'den ve annesinden haber var

"

Küçüğüm

Sen benim şiirim

Her satırda tadına yeniden vardığım

Şiirime ilham veren

Uçsuz bucaksız gök mavisi gibi.

Yaşam sen oluyorsun, nefes sen.

Yarım bıraktığım boşlukları doldurarak geldin.

Acılarımı unutturup merhaba dedin.

Karanlığımın içindeki küçük ateş böceğimsin.

O minik tombul ellerinle dokunup baba

Gülmeyi hatırlattın yenide.

Geçmişin karanlığını bıraktırıp.

Geleceğe umut oldun küçüğüm."

 

YILDIZ SÖNMEZ

KAMPÜS KADIN KAPALI HAPİSHANE

Sürgüne Yollanan Duygu Canıtez'den Mektup Var

"Siyasi tutsaklarla ilgili çalışmalarınızı dışarıdayken takip ediyordum. İki yıldır da içeriden bir gözle bakabilme ‘’ imkânına ‘’ sahip oldum. Faşizm böyle ‘’imkânlar ‘’ sunuyor bizlere :)"

DUYGU CANITEZ KAYSERİ KADIN KAPALI C.İK. A-2 BÜNYAN-KAYSERİ

***

Sevgili Adil Okay ;

            Merhaba… Öncelikle umutla ve dirençle sımsıkı kucaklıyor. Sevgi ve selamlarımı gönderiyorum sana. Nasılsın? Umut ediyorum ki iyisindir.

Tekirdağ hapishanesinde yazılan öykü: MAHALLEDE SAHİPSİZ ARABA

 

Güneşli bir gün biz çocuklar tatilin rehavetiyle biraz geç uyanmış, kahvaltımızı edip Yenibosna sokaklarını yeni yeni doldurmaya başlamıştık. İlk olarak sokağımızın aşağı ucunda oturan Hasan’a rastladım. Hasan o dönemki kankamdı. Onunla muahabbet ederek dolaşmaya başladık.

Gözlerimiz mahalledeki samimi olduğumuz diğer çocukları ararken, bir kaç sokak ileride, sokakları dikine bölerek ilerleyen yol üzerinde park etmiş siyah bir otomobil farkettik. Otomobilin başında da iki çocuk merakla ona bakıyordu.

Sergimizde yer alan tutsak çizer Aynur Epli Şakran Hapishanesindeki baskıları yazdı

25 Mart tarihinde çok sayıda kadın gardiyanın eşliğinde yapılan aramada çekpas fırça sapları, temizlik yapılan malzemeler, çamaşır astığımız ipler, yedek çarşaf ve nevresimler, idareden kantinden aldığımız radyo ve kulaklıklara el konuldu.

Bunlar sabah erken saatte ve çok kabaca yapılıyor.
Ayrıca  bazı özel eşyalarımız da alındı. Fular, eşarp gibi
Adalet bakanlığında genelge geldiğini kitaplarında alınacağı, sınırlı  kitap bırakılacağı söylendi.

AÇLIK GREVİNDEKİ TUTSAK YILMAZ DEMİR’E YOLLANAN MEKTUP İKİ YIL SONRA VERİLDİ

“Kütüphaneden bize verilen  (bize kargo ile gelen depodaki kitaplar) kitapların birinde tesadüfen senin 04.12.2017 tarihli mektubuna rastladık. Açıkçası şaşırdık. “Bu da nereden çıktı” dercesine bir soru ortaya atıldı. Senin anlayacağın mektubun yaklaşık olarak iki yıl sonra bana ulaştı. Bunun dünyada örneği yok.  Ama bu bir gerçek.”

Yılmaz Demir M Tipi Ceza İnfaz Kurumu /Ermenek - Karaman

 

                        ***

                                                                       15 Ocak 2019

Sevgili Demet heval merhaba,

Tutuklu gazeteci Yılmaz: Şiddet, taciz ve tahriklerin ardı arkası kesilmiyor

Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan gazeteci İdris Yılmaz, gönderdiği mektupta cezaevindeki hak ihlallerini yazdı. Cezaevinde siyasi tutuklulara yönelik baskılara her gün yenilerinin eklendiğini vurgulayan Yılmaz, “Sohbet, bilgi edinme, kurs, kütüphane, Kürtçe mektup ve kitap haklarımızın engellenmesiyle birlikte; fiziki şiddetin, cezaevindeki bazı personellerin sözlü tacizlerinin, tahriklerinin ardı arkası kesilmiyor” dedi. 
 
‘İKİ TUTUKLU DARP EDİLDİ’
 

Tutsak Dilawer Çelikten 8 Mart Mesajı

Merhaba Gamze Arkadaş,

            En içten duygularla selam ve saygılarımı gönderiyor, her yönüyle iyi ve moralli olmanızı diliyorum. Göndermiş olduğunuz yılbaşı kartınızı aldım. Teşekkürler. Ben de Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle sizlere cevap olmak istiyorum.

            Direnişin güzelleştirdiği, güzelleştikçesevilen, direngen ve özgürlük tutkunu kadınların özgürleştiren ruhuyla merhaba!

Tutsak ressam 68 hareketiyle ilgili kitap istiyor

“68 kuşağını anlatan kitaplara ihtiyacımız var .Mutlaka gönder anlamında belirtmiyorum zira yük olmak istemem.”

HÜSEYİN YILDIRIM F TİPİ CEZAEVİ B1-5-50 BOLU

***

Merhaba Adil Arkadaş;

            Öncelikle selam ve sevgilerimi iletiyorum ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Her açıdan yoğunluklu olduğun yansıyor. Sana karikatürleri gönderdikten sonra ilk cevabın Güney dergisi, konuşan fotoğraflar ve Ahmet Ada ‘nın ‘’Taçın Sesi ‘’ şiir kitabı oldu. İçinde yazılı bir şeyler aradım bulamadım. Sonra 21 Ocak ‘ta postalanmış kartın geldi.

Sayfalar