OHAL

Tutuklu annesi anlattı: Önce işkence sonra süngerli oda

DİYARBAKIR - Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi'nde hücrelerde kalan tutukluların, elleri arkadan kelepçelendikten sonra işkenceye maruz bırakıldığı, ardından da süngerli odalara kapatıldığı bildirildi. 

Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklulara dönük işkence ve kötü muamele iddiaları ortaya atıldı. Ailelerin vermiş olduğu bilgiye göre, OHAL’le artan keyfi uygulamalar sürerken, gardiyanlar tarafından odalara baskın düzenlenip, tutuklular işkence ve darp ediliyor. 

Dışarının OHAL'i İçerinin Bu-Hâli oldu

“Son dönemde “otonom Marksizm, çokluk (ve tekillik), toplumsal ağ örgütlenmeleri, küresel demokrasi, biyopolitik üretim ve Queer kuram” üzerine çalışıyorum. (…) bu konularda bildiğiniz kitap, dergi, yayınlar varsa (…) önerileriniz-yardımlarınız olursa memnun olurum.

Mehmet Garip Yaş

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu A – 24

Çilimli- Düzce

***

Sevgili Adil hoca, merhaba,

(…)

OHAL‘in cezaevlerindeki özeti: Anne ağlama, vaktimiz az

Elazığ Cezaevi'nde telefon ve mektup hakkının kısıtlanması nedeniyle tutuklular yakınları ile hasret gideremiyor.

Cezaevlerinde yaşanan mağduriyetler, her geçen dün daha da büyüyor. Elazığ E Tipi Cezaevi’nde haftalık 10 dakikalık telefonla görüşme hakkı, iki haftada 10 dakikaya düşürüldü. Üstelik cezaevinde yaşanan mağduriyet bununla da sınırlı değil. Tutukluların avukatlarla görüşmesi engelleniyor. Görüştürülseler dahi kamera ile her konuşmaları kayıt altına alınıyor. Kitap okumaları ve mektup yazma hakları engelleniyor.

"Kadın Tutsaklardan herkese, sesimizi duyan tüm güzel insanlara sevgiler"

“Temmuzdan bu yana çıkabildiğimiz tek yer havalandırma saatlerimiz! Buna rağmen gerilim hattı gibi yansıyor hava. Yaşananlara, “bizim cephede çok şey değişmedi” diyerek başlamak isterdim; fakat olmuyor, bilirsiniz. Doğrusunu söylemek gerekirse nasıl, ne kadar yazabilirim; onu da kestiremiyorum. Daha önce sizlere yazdıklarım ulaştı mı, ondan pek emin değilim; mektupların akıbetini pek bilemiyoruz da! Neredeyse mektup almak bile güçleşti. Yine de biz yazmaya devam edeceğiz.”

Zeynep Avcı

Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Bandırma'ya Sürülen Tutsak Yazar Ziyaretçi Talep Ediyor

“Dedim ya, alıştık artık alışılmaması gereken bu mekanlara. Aslında alışma, yola revan olunduğunda ölüm ve yaşam arasında gidip gelen bir sarkaç misali tüm benlikte hissedilmekten kaynağını bulmakta. Tabii en büyük eziyet ailelere. O kadar uzağa gelmeleri çok zor. Anamı artık ayakları kendisini taşıyamadığından dolayı, Siirt'e bile tekerlekli sandalyeyle anca getirebiliyorlar. Ya Balıkesir tarafları? Doğrusu Ege ellerinde -Balıkesir- hiçbir akrabamızın olmadığı bölgelerden biri. Yol yok, iz yok.