Mektuplar

Tutsak hekim Ayhan Kavak Tarsus Hapishanesindeki Hak ihlallerini yazıyor

“sosyal haklar hak getire. Sadece oda olarak eğer açık görüş haftası değilse spora bir saatliğine çıkarılmaktayız. Kırtasiye malzemeleri, defterler vs. hak getire. Sanki bize gökten zembille inmiş gibi burada yassak deniyor. Oysa bir önceki zindan kantininden alınan malzemelerdi. En kötüsü de sağlık raporlarım olduğu halde ortopedik yastık-bel yastığı-korse-elyaf yorgan-bileklik vs. medikal malzemeleri vermediler.”

Ayhan KAVAK. 2 No’lu T Tipi hapishane. Tarsus

***

02.08.2022

Kekê Adil Hocam’a,

Tutsak karikatürist Mehmet Boğatekin'in çizimi "firar" krokisi diye yasaklandı...

“Uzun yıllardır karikatür dosyamda bulunan henüz tamamlamadığım bir karikatür taslağım, yapılar rutin bir aramada tünel krokisine benzetilerek el konuldu. Taslağın geri verilmesi için Müdürlüğe bugün dilekçe yazdım. Şunu da belirttim. Eğer kaçma-firar etme gibi bir düşüncem olsaydı 26 yıl hapis yattıktan ve son 3 yılım kaldıktan sonra gerçekleştirmezdim daha erken yapardım“

Mehmet BOĞATEKİN, T Tipi Hapishane A-21, Burhaniye/BALIKESİR

‘’GÖRÜLMÜŞTÜR’’ MÜHÜRLÜ - İMDAT İÇERİKLİ MEKTUPLAR!

 

 

Cezaevlerinden gelen duyarlılık çağrılı mektuplar, içerdeki vahameti bizlere daha görünür kılmak açısından çok değerli. Son süreçte gelen birçok mektuplardan birkaçını kamuoyunda duyarlılık uyandırmak için mektubun özüne dokunmadan yayınlama gereği duydum. Ülke içinde veya dışında da olsak muhakkak hepimizin yapabileceği birşey vardır diyorum ve siz okurlarımızı özellikle hasta anne Muhlise Karagüzel ile dayanışmaya çağırıyorum. Ayrıca gönderilecek mektupların muhakkak takip edilmesi gerekmektedir.

Gül Güzel

 

"İlgi ve duygularınız bana oldukça güç verdi, moral verdi..."

“İlgi ve duygularınız bana oldukça güç verdi, moral verdi ve yazımsal alanlarda cesaretlendirdi; hatta topluma nasıl hizmet etme noktasında bile birçok şey öğretti. “

Abdulkerim Aktaş. H Tipi Hapishane. GAZİANTEP

***

 

04.07.2022

Değerli Dostlar;

Adil ve Tülin hocam Merhaba,

                Öncelikle Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, bayram vesilesiyle sizleri kucaklar; özlem dolu sevgilerimi belirtir, sonsuz selamlarımı yollar, yaşam ve çalışmalarınızda başarılar dilerim.

"İçerde mevsim hep sonbahar... Sevk yazıyoruz ailemize yakın yerlere gidelim diye onun yerine iç turizm yapılıyor. "

“Şarkıdaki gibi ‘Sana kutsal gelen çınar, fiske vuruşuyla yıkılır bir gün’ zaman güzelliklere, umuda ve sevgiye kapı aralıyor. Hepimizin doyasıya gülüp, halaylar çekeceği, kardeşçe sarılıp, barış içinde yaşayacağımız özgür günler uzak değil. Yeter ki içimizde yanan umut ışığı hiç sönmesin. Hepimiz kendi pandora kutumuzu içimizde taşıyorsak umudumuzu da koruyoruz demektir.”

Seyit Oktay. T Tipi Hapishane. Tokat

 

18 Temmuz 2022

Merhaba Değerli Adil Hocam,

Bêhrûz ŞÛCAYÎ'den Mektup Var

Sevgili Hocam; göndermiş olduğunuz kitaplar elime geçti. Büyük bir zevkle okudum, keyif aldım. Tekrardan elinize, güzel ve şiir gibi yüreğinize, değerli emeğinize sağlık. İnceliğiniz ve duyarlılığınız için saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum. İlkin kitaplar gelirken kısaca bilgilendirmiştim. Ahmet hocanın (Ada) “şiir yazılarını” roman ve sizin “Tuhaf Buluşmalar Metrosu” adlı oyun-tiyatro kitabınızı de şiir kitapları sanmıştım. Ama elime alınca, farklı kitaplar olarak ortaya çıktı. Biraz geç verdiler, okur okumaz yazayım dedim. Açıkçası tiyatro ile ilgili oyun kitaplarını pek okumamıştım, bu belki ikinci mi üçüncü mü kitap oluyor. Ama hoşlandığım ve güzel bir deneyim-okuma oldu. Sade, net ve kısaydı. Ama anlam ve derinliği güzeldi. Diyaloglardaki gerilim ve heyecan, ritimleri de iyiydi. Akışı ve sorgulayıcılığı, ilgiyi artıran bir tarzdaydı. Gerçi benim değerlendirme ve gözlemlerimin pek önemi yok (çünkü bildiğim bir konu alan değil), ama sanatla, ilgilenenlerin görüş ve değerlendirmeleri sizin için daha önemli:)

Mücella Yapıcı'ya doktor ayıbı: Sevgili hekimlerim ellerimde kelepçeyle göz ve kalp muayenesi yaptılar, biri yüzüme bakmadı, kelepçeliyken dişim çekildi!

"Gencecik kadın doktorum bakmakta olduğu hastasının muayenesi bitene değin oturmamı söyledi sağ olsun… Refleks olarak ayak ayaküstüne atmışım zira başka türlü yüksek sandalyede oturamıyorum. Başımda silahıyla nöbet tutan çocuğum yaşındaki jandarma eri tarafından çok sert biçimde uyarıldım 'İndir o bacaklarını aşağı!'"

***

Hasta tutsak şair Erol Zavar'dan gelen mektup ve şiirler...

"

ROTA

Bilmelisin ki

Düşlerimizi çoğalta çoğalta varacağız

                                   Güzel günlere

ve yine bilmelisin ki

   Düşü olanın

            düşmanı da olur elbette

Vuruşa dövüşe

Ulaşacağız düşler ülkesine

                                                                                  Mart 2017 Tekirdağ

                                                                                  Erol Zavar"

4 Haziran 2022

***

Sevgili Adil,

Merhaba,

Tutsak yazar Hasan Şahingöz'den mektup var: "Mahpus kitapları sergisi ilgi görüyormuş...Size bir kez daha, sonsuz takdirlerimi gönderiyorum.”

“Bizimkiler söyledi Mahpus Kitapları sergisi, iyi gidiyor, ilgi görüyormuş. Sevindim ve tabi, hepimiz adına, sana ve emeği geçen bütün arkadaşlara; bilginiz, beceriniz, emeğiniz, çabanız ve fedakarlığınız için çok, ama çok teşekkür ediyorum. Bir kez daha, sonsuz takdirlerimi gönderiyorum.”

Tutsak yazar Seyit Oktay'dan mektup var: "Üç hücre cezası aldıkları için, yandı infazları Cahit Cadiroğlu ile Aydın Değirmenci..."

 

“Bu kadar kötülüğün, bencilliğin, bireyciliğin, çıkarcılığın velhasıl toptan modernite etkisinin her türlü yansıması ve olumsuzluklarına karşı dostların yüreklerinden oluşan bahçe çölde vaha, denizde ada gibi.  (…)Tabi, aşka da zaman ayırmak gerek tıpkı senin de bir çalışmanda dile getirdiğin gibi…”

Seyit OKTAY.  T-Tipi Cezaevi B1-7. TOKAT

 

***

Merhaba Adil Hocam                                                   

30 Mayıs 2022

Tahliyesi engellenen infazı yakılan kadın tutsaktan mektup var: "Kötü şeyler oldu can hocam. Artık 2031’dedir sözde çıkışım. Sağ kalırsam!.""

“ Bayburt’ta bulunan 17 kadın tutsaktan 12 kadın tutsağın infazı yandı, yaktılar. 2018’de bize askeri sayım dayattılar. Kabul etmedik. Sabah akşam bize tutanak tutup soruşturma açtılar. Hücre cezaları vs. her türden. Hepsinin infazı yapıldı sorun olmadı. Şimdi de canları sıkıldı kalktı infazlarımızı yaktılar hücre cezalarına dayanarak. On arkadaşın içinde tabii ki Fecriye Xan da var! ‘Onsuz’ olmazdı tabii. Ben 2026’da çıkacaktım. Artık 2031’dedir sözde çıkışım. Sağ kalırsam!..”

Fecriye BENEK

M Tipi Hapishane A-7

BAYBURT

***

 

Sevgili Güzel Dost:

Bolu ve Akhisar hapishanelerinde yasaklanan kitabımız İzmir Hapishanelerine sorunsuz giriyor...Keyfiyete bir örnek daha...

28 Nisan 2022

Değerli Adil Hoca,

            Özlemle merhabalar diyor, selam sevgi ve saygılarımı gönderiyor çalışmalarınızda esenlik ve başarılar diliyorum.

            Sevgili Hocam, gönderdiğin “Firari Yazılar” adlı kitabı aldım. İlginiz ve nezaketiniz için çok ama çok teşekkür ediyorum.

Tutsak karikatürist Ömer Özdurak'tan gelen mektup ve şiir

14.05.2022

Merhaba Adil abi,

                ‘1 Mayıs Ütopyası’ adlı şiiriniz elime ulaştı. Keşke ütopya olarak kalmasa lakin gel gör ki bu coğrafya hep gebe kalıyor ama o doğuş bir türlü gerçekleşmiyor. Yine de umudumuz var diyelim.

Tutsak hekim Ayhan Kavak sürgüne gittiği Tarsus hapishanesinden mektup yolladı

" Unutmadan yeni bir zindan ve Çukurova. Üç kişilik görüşe gelebilecek canları yazacağım. Acaba görüşe düzenli gelebilecek dostlar var mı? Ona göre görüş listeme yazmayı düşünüyorum.  Düzenli, en azından ayda bir gelecek dostlar olursa iyi olur diyeyim. Olmazsa da can sağlığı…"

Ayhan KAVAK

2 Nolu T Tipi Cezaevi A-17 Oda

Tarsus/MERSİN

***

30.05.2022

Kekê Adil Hocam’a,

Tekirdağ hapishanesinden mektup var: "Okumaya değer bulduğun/uz kitaplar olursa, gönderirseniz sevinirim…”

“Abonelik dayatmasından kaynaklı olmadığını paylaşmış olayım. Kitap konusunda bir sıkıntı olmamakla beraber, bu özgülde okumaya değer bulduğun/uz kitaplar olursa, gönderirseniz sevinirim…”

Zeynel FİRİK. 1 Nolu F Tipi Hapishane C-103. TEKİRDAĞ

 

***

Sevgili Adil Hocam Merhaba,

Hasta tutsak yazar Adnan Öztel'den mektup var: "Sürekli hastane yollarındayım. Sizi unuttuğumu sanmayın...."

Merhaba Adil Okay   

1 Mayıs şiirini, kartı aldım. Teşekkürler… Şiir son zamanlarda okuduğum en güzel şiir. Estetik haz alarak okudum. İçerik-biçim uyumu, izleğin, değer yönlendirmenin, incelikli dilin vs. şiiri şiir yapan bütün öğelerin bileşkesi; kutlarım. Belleği koruyan, birleştiren, çalışmayı doğru rotaya oturtan bir şiir… Dilin kıvraklığına, yalınlığına da değinmeden geçemeyeceğim.

            “Uçuyor bunlar”, “Kadınlar yaşamın her yerinde”, fotoğraf sergisi afişli fotoğrafınız da estetik bir nesne olmuş. Birleşik, karmaşık ama karışık olmayan bir estetik nesne.

Alışmamamız gereken sürgün ve ölüme terkedilmeler ve M. Salih Filiz'in mektubu...

Siyasi duruşun, ifadenin en büyük suç sayıldığı bir çağda, ülkede en büyük mağdurlar, bu duruşu sergileyip, düşüncelerini ifade edenler oluyor. Siyasi görüşlerinden dolayı çeşitli işkence, tecritlerle tek kişilik F ve S hücrelerinde ölülerin çıkması tabii ki tesadüf değil! Bunun yanısıra, yapılan işkence ve çocuk istismarlarını dillendirmek, suçluyu belirtmek de o suçu işleyenlerin zulmüyle karşılaşmakla sonuçlanıyor. Bu şekilde biraz daha devam edersem, kimden bahsettiğimi tahmin edeceksiniz; evet bu siyasi tutsak ve ağır kanser hastası Mehmet Salih Filiz.

***

Akhisar hapishanesi yasal kitap olan "Firari Yazılar"ı yazarına vermedi... Aynı kitap onlarca hapishaneye serbestçe girdi...

Merhaba,

            Sevgiyle selamlıyorum seni. Kitap (Firari Yazılar) bana ulaşsa da, verilmedi. Verilmemesinin nedeni :

“… konusu cezaevi olduğundaysa bu fütursuzluk (23. Sayfa), sadistçe boyutlara;

T Tipi denen bir mimari ucube (29. Sayfa)”

Sadece bunlar.

Akhisar İnfaz Hakimliği’ne gittim ama orası da talebimi ret ederek kitabın verilmemesine karar verdi. Şu an Ağır Ceza mahkemesine gitmiş son itirazım.

Tarsus'a sürgün edilen Dr. Ayhan kavak ilk karşılaştığı "yasakları" yazdı

Her mahsus mahalin bir başka ‘raconu’ var.

Burada da siyah kalem yassak!

Ayrıca daksil, ataç, sekreterlik vs.

Ben de daha çok siyah kalemle yazardım. Bundan artık mahrumuz! Ha, bu arada dergiler de burada verilmiyor. Gerçi Siverek’te de verilmiyordu. Ağır Cezaya kadar (Siverek) itirazımı iletsem de ret cevabı geldi. Genel uygulamadaki bir konsepttir.

Hadi Yeni Yaşam vd. gazeteleri anlamasak da anlamış gibi yapalım da, Şiirden, Natama, Notus gibi edebiyat dergilerinin verilmemesi akıl kârı değil.

Müebbetlik tutsaktan deneme tadında bir mektup..."Her ülkede özgürlüğü düşleyenler var, güçlüyüz biz..."

 

“30 Mart’ı ve 6 Mayıs’ı geride bıraktık. Bu satırlar okunurken 18 Mayıs da geride kalacak. Takvim yaprağı olarak tabii ki de. Bu üç tarihin öğretici gücü hiç geride kalır mı? Ne demiştik başlarda dünyada 200 ülke var, her ülkede özgürlüğü düşleyenler var, güçlüyüz biz, “gücümüz dünyayı sarsacak”. İnanmayanlar, inanmak istemeyenler içten içe gülenler elbette olabilir. Sokağın, direnişin sesi umudu yüceltmeye, umut ateşini harlamaya fazlasıyla yeter. İçimize dolan bu sesin özlemiyle, yüreği umut ateşiyle yananlara bin selam…

Yozgat'a sürgün edilen tutsaklar kitap istiyor...

20.02.2022,

Çarşamba

Saygıdeğer Dost

                Başta en içten selam, saygı ve sevgilerimi iletir; hal hatırını sorarım; inşallah sağlığın yerindedir.

                                Değerli Dost ve dert paylaşımcımız:

"Yollamış olduğunuz iki kitap bana ulaştı, malum incelemeye aldılar."

Merhaba!

                Kucakla sevgi ve selamlarımı yolluyor, iyi olmanızı dilerim. Bir Mayıs’ın, işçi-emekçinin, özgürlükçü ve demokratın, iyi-güzel ve doğrudan yana olan tüm herkesin bayramını-bayramımızı kutluyor, nice başarılara vesile olması dileği ve inancıyla…

(…)

30 yıldır zindanda olan ve infazı yakılan Resul Baltacı'dan mektup var:"Her mektup benim için yollara çıkmaktır."

Nisan 2022,

Özlemle Merhaba,

Şuan ve en çok hasret çektiğim, özlediğim şehirlerin, köylerin, dağlarin, vadilerin, ovaların ve çiçek açan zozanların üstünde ışıl ışıl yıldızlar dolaşıyor ve o yıldızlar kafamın içinde özgürce dans ediyorlar.  O mutlu, ışıklı yol bizi buluşturuyor. Bazen sevgi, özlem ve hasretimi özgür kuşların kanatlarına takıyorum. Onlar o mutlu diyarlara sizleri taşıyor. Şairin dediği gibi “Martta vuruldum, birçok sevdiklerimi yitirdim. Marttır ömrümün yarısı”

Sona Mengütay’dan mektup var:"26 yıldır mapustayım, dışarı çıkmama 4 yıl kaldı."

26 yıldır tutsak olan Sona Mengütay’dan mektup var…
“Ben 26 yıldır mapustayım, dışarı çıkmama 4 yıl kaldı. Geçen mapus yıllarımı okuyarak bir şeyler karalayarak üreterek geçirmeye çalıştım. Edebiyat okumayı, yazmayı seviyorum. Şiir ve öykü çalışmalarım var. Çeşitli zamanlarda kimi kurumların gerçekleştirdikleri yarışmalara katıldım. Ödül alan öykülerim-çalışmalarım da oldu. Ancak basılmış bir çalışmam yok. Fakat öykü ve şiir dosyalarım var. Dışarda ilgili olacak birilerini bilsem gönderirim.”
Sona MENGÜTAY. 1 Nolu F Tipi Hapishane A5/15. Kandıra/KOCAELİ

Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve Tuğçenur Özbay'ın çığlığını duymayan kaldı mı...

 

“Sincan Kadın Hapishanesi’nde tutulmakta olan Sibel Balaç, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi’nde tutulmakta olan Gökhan Yıldırım, Şakran Kadın Hapsihanesi’nde tutulan Tuğçenur Özbay bugün (18 Nisan) itibariyle Ölüm Orucu’nun 121., 115., ve 34. günlerindeler.”

İlhan KAYA. 2 No’lu F Tipi Hapishane A-23. Kırıklar

 

" “Firari Yazılar” adlı kitabı kimi cezaevleri verirken kimisi vermiyor. ."

 

Merhaba

            Fotoğraf kartınızı aldım. Umarım iyisinizdir ve Firari Yazılar adlı kitabınıza ilgi çoktur.

            “Firari Yazılar” adlı kitabı kimi cezaevleri verirken kimisi vermiyor. Anlayacağınız keyfi bir durum söz konusu olan. Mecliste soru önergeleri havada uçuşuyor lakin çözüm üretmede yol alınamıyor ne yazık ki. Godot’u bekler gibi “Gelecek olanı bekliyoruz” Umarım hayal kırıklığı olmaz bizim için.

Musa Altun'un hapishanede hazırladığı sözlük: Ferhenga

 

İÇERDE SÖZLÜK ÇALIŞMASI

            Sözlükler bizi kelimelerin sihirli dünyasına çeken kapsamlı çalışmalardır. Zor ve meşakkatli bir sürecin sonunda gün yüzüne çıkarlar. Hemen hemen tüm sözlük çalışması yapan kurum ve bağımsız şahısların hemfikir olduğu bir gerçektir bu sürecin zorluğu. Hele hele bunu Kürtçe gibi bir dil için söylemeye kalkarsak bu zorluk iki-üç kat daha fazla öne çıkıyor dersek yerinde olur.