Mektuplar

Zeynep Avcı'dan mektup var: "Gizemli bir el sallayış bıraktım bugün çünkü siz uzaklarda, bense, sürgün bir mendille yalnız kaldım." "

Mesela sizler bir tren ile veya otobüs, uçak vb. ile şehirler, ülkeler, sokakları bir – iki saatte değiştirebilirsiniz. Dünyanın küçüklüğünün kanıtıdır bu. Fakat burada sabah uyandığım saat olan yedi buçuktan öğlen on ikiye kadar altı adımlık odamda elimde kitap okur turlarken, sizler ülke de değiştirmiş olabiliyorsunuz. Zaman farklı işliyor burada anlayacağınız. Şu anda akşam sekiz civarı. Küçük bir televizyon var odamda. Sınırlı sayıda televizyon kanalı izleyebiliyoruz. Yani resmi kurumların belirlediği sayı ve kanallar bunlar.”

20 Yıldır zindanda olan Şehnaz Şahin'den mektup var: "Neredeyse iki yıl oldu bütün haklarımız askıya alındı."

“Bütün Türkiye’de karantina koşulları kaldırılıp normale dönmesine rağmen cezaevlerinde karantina bahane edilerek tecrit uygulanıyor. Bu konuya dair defalarca bakanlığa yazmamıza rağmen bir cevap alamadık. Neredeyse iki yıl oldu bütün haklarımız askıya alındı. “

Şehnaz ŞAHİN. Kadın Kapalı Cezaevi. Gebze/KOCAELİ

 

Heval Adil Merhaba

            Öncelikle iyi olman dileğiyle. Biliyorum epey oldu sana yazmayalı, ama bu korona ve karantina bütün düzenimizi alt üst etti.

Şakran 2 No'lu T Tipi Hapishane "Sansür kurulu" yine kitaplarımızı yasaklamış

Merhaba Adil Arkadaş

(…)      

Daha evvel sana yazmıştım, eline ulaştı mı bilmiyorum. Kitaplar için teşekkür ederim. Yalnız iki kitap “yasaktır” denilerek verilmedi bana. Öykü ve oyun kitabı hariç diğer ikisini vermediler. Bir şey olmaz, sağlık olsun. Gerçi 5-6 ay evvel bu minvalde bir name yazmıştım size. Muhtemelen ulaşmadı elinize, yoksa cevap verirdiniz nameye.

Hücreye konulan avukat Çiçek: En azından su verin dedim, getirmediler”

Hücreye konulan avukat Çiçek: “En azından kaldığım odada su vardı, onu verin dedim. Onu da getirmediler. Hücreye konulduktan 5 saat sonra su ve plastik kaşıkla tabldot yemek verildi. Çatal, bıçak istediğimde ‘Kaşıkla ye’ cevabını aldım.”

Ayça Söylemez

İstanbul - BİA Haber Merkezi

09 Ağustos 2021, Pazartesi 11:05

ÇHD davasında 9 yıl hapse mahkum edilen avukat Aycan Çiçek, Düzce Cezaevinden nakledildiği Kocaeli Cezaevinde yaşadıklarını yazdı.

Tutsak yazar İbrahim Şahin'den mektup var

“Şu covid meselesi her şeyi hallaç pamuğu gibi attı. Açık görüş yok. Mektubunu aldım güzel oldu. Biraz Akdeniz kokusu şu sıcaklarda ferahlatıcı oldu.”

İbrahim ŞAHİN. 2 No’lu F Tipi Hapishanesi. C-İ-121. TEKİRDAĞ

***

" Biliyorsunuz, burada kitap sınırlaması var; bu sebeple devamlı kitap bulundurmak zor. Yeni kitaplar için sürekli, kitapları değiştirmek zorunda kalıyoruz. Okuduklarımızı veriyoruz, yenileri alabiliyoruz "

27.07.2021

Akdeniz sıcakları

Elazığ hapishanesinden mektup var... Gönderdiğimiz kitaplar ulaşmış... "Gitmiyor" demeyin... Siz de hapishanelere esinti yollayın...

 

“Değerli arkadaşlar; bu kadar işiniz-gücünüz arasında zamanınızı ve emeğinizi paylaştınız. Biz cezaevinde bile boş zaman bulamıyorken, dışarının kalabalığında arkadaşların işlerine de el atıyorsunuz. Hem kendim hem de benden önceki ve sonraki arkadaşlar adına çok teşekkür ediyorum.”

Hakkı AY. 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishane. C-2

ELAZIĞ

***

Merhaba …

            Mektubunu aldım. Daha önce iki tane kitap yollamıştın, çok teşekkür ediyorum. Onları da aldım, şu an “Arkası Yarın”ı okuyorum.

Urfa Hapishanesinden Kitap Talebi: "Elinizde varsa; şiir kitapları, roman vb. kitapları bize gönderebilirseniz mutlu oluruz."

 

“Sizden bir ricam daha olacaktı. Elinizde varsa; şiir kitapları, roman vb. kitapları bize gönderebilirseniz mutlu oluruz. Pandemiden dolayı dışarıdan çok az kitap geliyor bize. İdarenin kütüphanesi de çok zengin değil.”

Hasan KILIÇ. 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi. A-6 Koğuşu. Siverek/ŞANLIURFA

***

KIBLEM

Boğçada unutulan

bir söz gibi

filiz vermeye başlamış karanlığa

Bir şiir özlemiyle

masaya oturmuş

sarhoş bir kelebek gibiyim

aşkın ölüm zehrini

sipariş verirken

sen geldin.

AYNUR'A GÖNDERDİĞİMİZ ÇİZİM KALEMLERİNE HAPİSHANE İDARESİ EL KOYMUŞ... "Gönderdiğiniz kalem setini bir türlü vermediler. İnfaz hakimliğine yazdım. Bir ses seda çıkmadı."

“Gönderdiğiniz kalem setini bir türlü vermediler. İnfaz hakimliğine yazdım. Bir ses seda çıkmadı. Zaten pek de lehimize karar vermiyor İnfaz H. Bir kurşun kalem nasıl “sakıncalı” olabilir anlamak zor. Soruyorum cevap veren de yok.”

Aynur EPLİ. 1 No’lu Kadın Kapalı Hapishanesi. A-4.  Aliağa/İZMİR

Tutsak ressam gönderdiğimiz kitabı beş ay sonra alabilmiş

“Korona Günlerinde Mahpusluk” kitabınızı aylar öncesinden göndermiştiniz. Nerden bakarsak bakalım, beş ayı buluyor. Henüz yeni verdiler, okuyabildim. Yeni açılan mekanların bilinen problemleri… Yanı sıra… haberiniz vardır şimdi, bir süreden beridir yürürlüğe giren genelgeye göre kargoyla gelen kitaplar hemen verilmiyor. Üzerinden iki ay geçmeden verilmiyor.” 12.07.2021

 

M. Enes TUNÇ. 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi C-45. DİYARBAKIR

***

Adil Ağabey Merhaba,

Bolu hapishanesinden kitap talebi: "Bir konuda çok muzdaripiz. Biliyorsunuz, bizim için okumak çok önemli. "

“Bir konuda çok muzdaripiz. Biliyorsunuz, bizim için okumak çok önemli. Bu yüzden de kitap, dergi akışı olması gerekiyor. Dergiler artık gelmiyor neredeyse. Pandemi koşullarında dışarıdaki ekonomik sıkıntılar bize fazlasıyla yansıyor. Dolayısıyla çok kısıtlı olan bütçemizi dergilere ayıramıyoruz. Ki ben dergi okumayı çok önemser ve severim. Kitap konusu daha da önemli. Dışarıdan gelen, dostların gönderdiği kitaplar zaten çok çok azaldı. Bütçemizin önemli bir kısmını, bir şeyi, ihtiyacı kısarak, kitaba ayırıyoruz. Fakat son dönemde kitaplar aşırı pahalı oldu. ”

Tutsak karikatürist Melih Gürler'in sevinci... mutluluğu...

"Şu an öyleyim ki! Duvarları aşıp terliklerimi falan fırlatıp yalın ayak koşup herkese sarılıp yoldaki; bütün canlılara teşekkür edesim var. Şu dönemlerde özellikle şu kasvetli zamanlarda, insanın insanı katlettiği günlerde, 3. sayfa haberlerinin dolup taştığı bir yerde iyi insanları görmenin, duymanın, varlığını bilmenin sevincini anlatmak bile imkansız geliyor. "

MELİH GÜRLER

S Tipi Cezaevi B Tekli 53 / IĞDIR  

***

05.07.2021

Merhabalar;

“İçeride yazdığım bir romanıma idare el koydu... Sesimi duyurabilir misiniz..."

“İçeride yazdığım bir romanıma idare el koydu. ‘Bilge Savaşçılar’ adında bir romandı. Mahkemelere başvurdum, fakat bir sonuç çıkmadı. Şimdi süreç AYM’ye intikal etti. Bakalım artık. Sizden bu konuda bir isteğim olacak. Bu konuda sesimi duyurabilir misiniz acaba?”

Bager Sayak. F Tipi Hapishane. B 31. Hacılar - Kırıkkale

***

Hevalê Adil, Merheba;

            İyi olmanızı diliyor, en içten duygularla selam, sevgi ve derin saygılarımı sunuyorum. Bizler de iyiyiz.

"Neden 20-30 yıldır tek ve üç kişilik hücrelerde hapis yatıyoruz? Hırsızlar, katiller, rüşvetçiler… işlerini rahatça yürütebilsin diye mi"

“Yolsuzluk nedeniyle PTT 200 milyon dolar zarara uğratılmış. Posta ücretlerinin neden bu kadar pahalı olduğu anlaşıldı. İyi de PTT’nin zararını niye biz kapatıyoruz; PTT’yi biz mi zarara uğrattık? “Görülmüştür Ekibi” bir şekilde bu konuyu gündeme getirir mi?          

Hasan ŞAHİNGÖZ. 1 No’lu F-Tipi Hapishane C Tek 55. TEKİRDAĞ

 

***

 

21 Haziran 2021

Adil Abi,

                Merhaba. Sevgiyle kucaklıyorum.

"Sayenizde bazı Alman arkadaşlar da edindim. Bana kart-mektup gönderiyorlar..."

Merhaba,

                Dilerim iyisin. Bir süre önce gönderdiğin kartı almıştım. Çok geçmeden de söyleşiler ulaştı.         Bilgisayara geçen arkadaşın da eline emeğine sağlık. Kim bilir kaç söyleşiyi böyle bilgisayara geçmişler. Hani uzun süredir içerideyiz ya, doğrusu merak ediyorum değerlendirmelerdeki isabet oranını. Diğer hapishanelerdeki arkadaşların değerlendirmelerini de.

“Savrulup gidiyor ömür dediğin.”

21.06.2021

Merhaba,

                Adil Abi, öncelikle selam ve sevgilerimi yolluyorum. Umarım iyisin, iyisiniz. Biz iyi sayılırız. Hayat akıp gidiyor. Geçenlerde GÖRÜLMÜŞTÜR’e, GÖRÜŞECEĞİZ diye kardeş bir platform gelmiş. Arkadaşlara yazmışlardı. Sevindim buna. İçeride üretilen eserlerin tanıtımını yapacaklarmış. Mapusun sesini dışarı taşımasına dair verdiğiniz emekten dolayı bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Böylesi yoğun ve anlamlı çalışmalar mutluluk veriyor.

26 Yıldır tutsak olan Gülazer Akın'dan mektup var: "Sesinizi daha az duyar olduk..."

Merhaba

                Daha önce de söyleşi soruları gönderdiğini yazmıştın. Elime geçmedi, yoksa yanıtsız bırakmazdım. Pek mektup gelmiyor ya da verilmiyor bilmiyorum. Gittikçe dışarıyla iletişimimiz azalıyor. Sesinizi daha az duyar olduk. Zahar dünya dönüş yönünü değiştirdi. Biz hangi dünya, hangi çağdayız onu bile karıştırır olduk.

Ferhan Mordenizden mektup var

Ömrün yeşil güneşi terk eylediğinde ansızın
Yüreğin şen bahçesini
Bilin ki büyük aşkın muştusudur sizden göçüm
Ve
Sizlere armağanım
Bütün zamanları besleyecek
Bu amansız sevdanın soylu düşleriyle yeşerttiğim
Rengârenk çiçeklerin tohumları
Ekin şarkılarla gövdemin döndüğü toprağın rahmine
Sizlere
Aşkla direnip, güzelleşerek özgürleşmenin
Sırrını açacak newroz mevsiminin rengârenk sabahlarında…

Ferhan MORDENİZ

T Tipi Kapalı Cezaevi A-2 Menemen/İZMİR

***

MERHABA

NURİYE GÜLMEN SİLİVRİ’DEN YAZDI “Ceza aldığım açlık grevinden yeniden yargılanıyorum”

Tutuklu ihraç akademisyen Gülmen, üçüncü duruşma öncesi yazdığı mektubunda “Beni kaçma şüphesiyle tutukladılar ve hala aynı şüpheyle de alıkoyuyorlar. Oysa ben hiç kaçmadım, hep buradaydım” dedi.

Ayça Söylemez

İstanbul - BİA Haber Merkezi

07 Haziran 2021

Demirtaş'tan mektup var: "Direnmek yaşamaktır"

Kitaplar ve sayılar bize bir şeyler söylüyor ama anlayana. Burak Eldem’in romanından alıntı yaparak Mazlum’dan emanet cümleyle bitirelim o halde. Sayfa 493: Berxwedan jiyan e. (Direnmek yaşamaktır.)

07 Haziran Pazartesi 2021

Geçen ay cezaevi kütüphanesinde -bu iki kelime nasıl yan yana geliyorsa artık- Knut Hamsun’un Açlık romanına rastladım. Kaydını yaptırıp odaya götürdüm. Romanı anlatmaya niyetim yok, şu sıralarda açlığın ne olduğunu iyi biliyorsunuz.

AYTEN ÖZTÜRK CEZAEVİNDEN YAZDI “Bana ‘hapislerde çürüyeceksin’ demişlerdi”

Ayten Öztürk “İşkencede 25 kilo verdim. Bedenimde 898 yara-iz tespit edildi. Beden yaralarım kapandı ama içimdeki yaralar bu adaletsizlik ortadan kalkmadan asla kapanmayacak. Sesime ses olun” diye yazdı.

Ayça Söylemez

İstanbul - BİA Haber Merkezi

01 Haziran 2021, Salı 11:09

“Yaşadığım adaletsizliği sizinle paylaşmak istiyorum. Öyle bir adaletsizlik ki,

6 gün değil

60 gün değil

tam 6 ay, 2 mevsim

sürdü sürüyor.”

 

Tutsak Karikatürist Melih Gürler'den adres değişikliği bildirimi ve bir rica

19.04.2021

Iğdır’dan

Merhabalar;

            Buradan hepinizi kucak dolusu saygı ve sevgilerimle selamlıyor ve yüreğimin sıcaklığıyla kucaklıyorum. Öncelikle gönderdiğiniz sıcacık mektubunuzu aldım. Pullar için de teşekkür ederim. Lakin! Bundan sonra bütün hapishanelerde mektuplarla gönderilen pullar yasaklandı. “YASAK”

“Zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de bir sürgü.”

            1 Mayıs ve Doğanın Diliyle-Rengiyle Merhaba…

            Size bir Mayıs ve doğanın tüm rengiyle selam, sevgi ve saygılarımı gönderiyor, 1 Mayıs emekçi direniş ve diriliş bayramınızı kutlarım.

            Göndermiş olduğunuz anlamlı ve değerli kartınızı aldım. Zor spas (çok teşekkürler.) Sevgili yeğenim Öykü Can’ın gönderdiğim resimleri beğenip-sevmesi, beni de sevindirdi mutlu oldum.

Yazar ve çizer Ahmet Bilge'den yeni mektup var: "Tahliye olana kadar ziyarete çıkamayacağım..."

"İçeride salgınla birlikte yürürlüğe konan genelge hala yürürlükte. Açık ziyaretler yapılmıyor. Ayda bir ya da iki sefer yarım saatlik kapalı görüşler –tek kişiyle- var ama bunun için de ziyaretçi çağırmaya değmez. Bu gidişle tahliye olana kadar ziyarete çıkamayacağım galiba."

Ahmet Bilge. Elbistan E Tipi Kapalı Hapishane.

Tutsak çizer ve yazar Serdar Koç'tan mektup var: "Güneşi görmeyeli altı ay oldu..."

12.04.2021

Merhaba,

            Selam ve sevgilerimi sunuyorum. En son yolladığınız kart ile pulları aldım. Teşekkür ediyorum. Yıllar yılı biz içeridekilerle dayanışma durumundasın. Ailelerimiz dahil bizim bitmeyen mahpusluğumuzdan usandılar. Haksız da sayılmazlar. Sana yazarken hep bir takdir duygusu yokluyor içimi. “Övgü iyi insanları daha iyi, kötü insanları daha kötü yapar” diye bir söz var. Övgü olsun diye değil, fakat böylesi yerlerde insani ve dostça davranışlar çok daha anlamlı ve değerli oluyor.

"11 yıllık hapishane yaşamımda bir ilkle karşılaştım..."

 

“Üç buçuk yıldır isteğim dışında sürgün getirildiğim Bünyan’da bulunmaktayım. Üç buçuk yıldır sevk yazıyorum ve red cevapları bitmiyor. Yani zorla getirildiğim hapishaneden kendi isteğimle gidemiyorum. Dolayısıyla ziyarete gelen de olmuyor, uzaklık vb. nedenlerden dolayı. En son 2 yıl önce filandı, hevallere destek amaçlı girmiş olduğum süresiz açlık grevinde ziyaretçilerim gelmişti. Zaten hayatta olan tek varlığım, ailem kız kardeşim, onu da göremiyorum…”

Engin Bulut. 2 No’lu T Tipi Hapishane. A Tek 3. Bünyan/KAYSERİ

***