Şiir

Hasta tutsak Mehdi Boz'dan gelen iki şiir

EY ASİ ÇOCUK

Issızdı geceler

Tenhaydı karanlık sokaklar

Kurulmuştu tezgahlar

Dağlar yankılanıyordu

Gerillanın mermisiyle

Kaç zamandı 

Korkaklar pusudaydı

Yıldızlar güneşe doğru yol alırken

Ve ne güzel bir bahar esintisi

Esiyordu

Ey Asi Çocuk

Hani

Devrime sözün vardı

Barikatlar arkasında

Ve

Dağlarda göğüs göğüse

Vuruşurken

Bir korkağın 

Zehirli mermisiyle

Vurulmuştun

Ve 

Leş kargaları

Tutsak yazar ve karikatürist Ömer Özdurak'tan gelen şiir: Adı Saklı

ADI SAKLI

düşler kitabında
bir eski fotoğraf gibi
unutulan sararan
içine düştüğüm sevda labirenti
yalnız, kör sokaklar
kim bilir hangi asi rüzgar dolanır saçlarında
ben, bu düşte sana deli, sana divane
sensizlik kıyılarında
kelamsızlık yemini etmiş bir dengbêj
uzam ve zaman
bana cellad, bana zindan
ateş mavisi gözlerini çevir gözlerime
yoksa bu düş kitabında
bir ağaç misali

dökülür tüm yapraklarım
 
***
 

Konya hapishanesinden gelen şiir: "BÜYÜT GÖZYAŞINLA ÖZLEMİMİ"

BÜYÜT GÖZYAŞINLA ÖZLEMİMİ

Gözyaşlarım var yaprakların üstünde.

Güle değil de, dikenine düştü özlemim.

Gözyaşlarım gözlerine emanettir.

Bilirim değer verirsin emanete.

Bir yanımda dağlar,

Bir yanımda hasretin var.

Gözyaşlarımla öpmek isterim seni

Yanaklarını ıslatarak, yüzünü okşayarak

Sabrımı dağlara ektim gözyaşlarımla beraber

Büyüttüm hasretinle yeşerttim, dili olsa da konuşsa

Anlatsa beni sana hasretim..!

Buharlaştı ruhum, yarım kaldım.

Eksildim sensiz anlatamıyorum ama bil istiyorum..!

Bir tutam saç

Sona Mengütay hakkında 

1974 Kars Susuz Büyükçatak Köyü'nde doğdu. 1993'te özgürlük mücadelesine katıldı. 1996'da DGM'de yargılandı ve tutuklandı. Müebbet hapis cezası aldı. 26 yıldır mahpus. Birçok hapishanede kaldı. 2016'dan beri Kandıra 1 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishane'de.

Tutsak şair Murat Ortaç'tan 3 şiir: "SESSİZ VE SENSİZ, AN, AŞKIN SEMAHI"

SESSİZ VE SENSİZ

Nice Babiller yıkıldı

Sensiz yüreğimde

Açmaz oldu güller

Gönlümün Asma Bahçeleri’nde

 

Bürünürken hüzne

Mateminden

tersine açar oldu laleler

Ülkemin dağlarında

 

Doğmaz oldu Simurg

küllerinden artık

dalgalanmaz oldu kanatlarım

rüzgarıyla yüce dağlarımın

 

Oysaki

hüzünlü bir vedaydı

yalnızca senden payıma düşen

öylece

Sessiz ve sensiz…

***

AŞKIN SEMAHI

Gel de son bulsun bu Ayrılık

Antalya Hapishanesinden Gelen Şiir: SEN GİTTİN

SEN GİTTİN

Sen gittin

Yokladım ardından

Hafızama kazıdığım

                çocukluğumuzu

 

o ilk bakış

ilk gülüşünün çağrısı

bir ışık gibi

                Yankılanıp durdu içimde

 

Senden sonra

Ne tadı kaldı buraların

ne de aydınlığı

gorulmustur

SESSİZ VE SENSİZ

SESSİZ VE SENSİZ

Nice Babiller yıkıldı

Sensiz yüreğimde

Açmaz oldu güller

Gönlümün Asma Bahçeleri’nde

 

Bürünürken hüzne

Mateminden

tersine açar oldu laleler

Ülkemin dağlarında

 

Doğmaz oldu Simurg

küllerinden artık

dalgalanmaz oldu kanatlarım

rüzgarıyla yüce dağlarımın

 

Oysaki

hüzünlü bir vedaydı

yalnızca senden payıma düşen

öylece

Sessiz ve sensiz…

 

Murat ORTAÇ

Yolculuk

YOLCULUK

“Musa-yla yola çıktığımızda

Mısır ağladı ardımız sıra

Aten güldü deli dolu

devrimci bir edayla

 

Kadeş-te iki kardeş çobandık

baş başa verdik

ne olacak bu dünyanın hali

dedik

tartıştık

 

o taş dedi

ben toprak

 o tanrı dedi

ben yaprak

araya Yehova girmeseydi

el bombalarının çekilmişti pimi

 

anlaştık sonunda

volkan tanrısının huzurunda

kurbanı, töreni yasakladık

-ki o zaman