28 yıl tutsaklıktan sonra beraat eden sonra NATO operasyonlarında yeniden tutuklanan yazar Ergül Çiçekler'den mektup var

Sevgili Özcan, 

Seni ve tüm dostları sıkıca kucaklıyorum. Buraya ilk geldiğim hafta inanmayacaksın üç dört gün neredeyse paso uyudum. Dışarıda bu kadar yorulmuş olduğumu fark etmemişim meğer. Yani “Kutsal tembellik hakkımı” kullandım. Daha da kullanacaktım olmadı. Maalesef dışarıdan yazı vb. istenince benim sırt üstü yatıp roman okuma hayalim tuzla buz oldu. Bir dahakine yurt dışında tutuklanacağım:)  

Güzel fotoğraf için teşekkürler dostum. Anı iyi yakalamışsın, yüreğine sağlık. Bir ara heveslendim, bir iki fotoğraf da çektim. Arkadaşlar çektiklerimi görünce “sen yazmaya devam et” dediler:)  

Evet, bir kez daha buralardayız. Dosya mı? Ya inan boş bile değil. Sendikanın eylemlerini koymuşlar. Sendikanın sosyal medyasından alarak. Dedim “bizde daha iyi çekimleri var bunların. Ayrıca hepsini koymamışsınız.” En acayip soru Emekçi Kadınları (Eka) üye olup olmadığımı sordular. Cidden sordular. Dedim gördüğünüz üzere bu teknik olarak mümkün değil. Yani sizi Nato’yu protesto etmeyesiniz diye tutukluyoruz deseler işleri çok daha kolay olurdu. İlk duruşmada çıkarız. Tabii bu dört ayla bir yıla yakın sürebiliyor. Bu türden dosyalarda ise ortalama 4 ay. Maalesef 7 Eylül’deki sergiye yetişemiyorum. Fakat Bergama’ya her türlü yetişirim:) Sergi için Adil’e bir şeyler yolladım, umarım almıştır.  

Burada bir öykü atölyesi başlattık. Aslında olay “demokratik” olarak şöyle gelişti. Başta bir iki arkadaşla çalışacağız demiştik. Bir baktım 16 kişinin 14’ü ile atölye olmuşuz. Neyse dedik bir ay geçti diğer hapishanelerden de yazılar gelmeye başladı. Öyküyü bilmem ama bir kısmı çok iyi makale yazıyor:) Çözüm olarak politik jargonu yasakladık. Gelen yeni öykülerden birinin adı “Protestonun Protestosu’ydu”:) İyi şeyler de çıkıyor tabii. Ama hala aklımın almadığı İTÜ ve Boğaziçi öğrencilerinin şahıs zamirlerini bilmiyor oluşuydu:) Ben diyorum kelime oyunları yapan biri gidip “dumanı tüten dokuma tezgahı” yazıyor. Dedim semaver yazacaktın galiba. Yok, söz oyunu yapmışmış:)  Bu gibi şeylerin dışında gayet güzel gidiyor.  

Burası garip bir hapishane. Normalde uyuşturucu davalarından yargılananları burada topluyorlar. Toplam 50 küsur siyasi var 30-35’i Nato operasyonlarından. Buraya getirdiklerinde, çok sürmez başka yerlere sürerler demiştim, ama herhalde çok tutmayacaklar diye bunu yapmadılar.  

Bir de çerçeve yasa meselesi. Bakalım bir çerçeve için bu kadar propaganda yapıldı içine bir tane Mona Lisa koyacaklar mı! Nedense bir önceki seçimler geldi aklıma. Karadeniz’in altı gaz doluydu falan. Bakalım göreceğiz artık. Galiba ben eski kafalıyım, çünkü ne getireceğinden çok ne götüreceğini düşünüyorum.  

İyi ihtimal gerçekleşirse Ekimin 15 gibi aranızda oluruz. Aksi ihtimaller için yorum zor. Neyse hepi topu birkaç ay. Dinlenerek çıkacağız.  

Arzu nasıl, selamlar söyler misin. Onunla bir çay içecektik bir türlü olmadı artık çıkınca:)  

Tüm dostlara selamlar. Sergi için başarılar. Kendine çok iyi bak. Görüşmek üzere 

17 Ağustos 2026 

 

Ergül ÇİÇEKLER 

Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishane F9 alt 

Silivri/İSTANBUL