Resul Kocatürk

Resul Kocatürk yazdı: "Sessiz sedasız açılan ve halen yenileri yapılmakta olan bu hapishanelerin amacı, hücrelere kapatılan insanın fiziki, psikolojik sağlığını bozmak ve yavaş yavaş öldürmek!"

“Özetle devasa bir dikdörtgen gibi Yüksek Güvenlikli Hapishane (YGH) tecrit ve tretmanın F-Tiplerine göre çok daha koyulaştırılmış olduğu yerlerdir. Bu hapishaneler güneş görmeyen, hava almayan ve görevli gardiyanlardan başka kimsenin görülmeyeceği inşa edilerek insanları birbirlerinden tamamen yalıtan koşullarıyla sağlık hakkının, yaşam hakkının doğrudan gasp edilmesine yönelik hukuki ve meşru dayanaktan yoksun olarak faaliyete geçirilmişlerdir. Durum bu! Yarın neler olabileceğini kestirebilmek zor olduğu gibi bunu düşünmeye de gerek yok! Yok, çünkü gün bugündür.

Result Kocatürk'ün "Tımarhanede 22 Gün"ü

“Çeyrek asra yaklaşan hapisliğim boyunca, bu lanet yerlerdeki hasta mahpuslarla ilgili ‘deli’ hikayeleri dışında elle tutulur hiçbir bilgiye, habere rastlamadım. Tek tük varsa da, kesinlikle istisna kabilindedir. Onun için, içerden birisi olarak burada tutulduğum sürece gözlemlediğim, yaşadığım hiçbir şeyi atlamadan not etmeye çalışıyorum. Umarım yazdıklarımı koruyabilirim ve o bir avuç da olsalar, duyarlı güzel insanlara ulaşmasını sağlayabilirim." diyen Resul Kocatürk’e ne kadar teşekkür etsek azdır.

Hasta tutsak Resul Kocatürk'ün kitabı yayınlandı: "Tımarhanede 22 Gün"

Yaklaşık yirmi yıldır, cezaevlerindeki sorunlara değinen bir köşem gazetelerimizde yayınlanıyor. Böyle bir köşenin yazarı olmamda kendimin de 10 yıl kadar cezaevinde kalmış olmamın bir rolü olup olmadığını pek tartışmak istemesem de, ülkemizde her gün özellikle ‘içeride’ yaşanan hak ihlallerinin yoğunluğu böylesi bir köşeyi elzem kıldı. “İçeriden” köşemiz üzerinden şimdiye kadar binlerce tutsak ile mektuplaştım.