30 yıllık tutukluluktan sonra tahliyeye ‘iyi hal’ engeli

Bolu Cezaevi’nde Fahrettin Şahin, 30 yıllık tutukluluğun ardından “İnfaz Yasası” kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle şartlı tahliye olması engellendi.

 

Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 30 yıldır tutuklu olan Fahrettin Şahin (52), 16 Nisan’da şartlı tahliye olması gerekirken, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nun “iyi halli olmadığı” kararı gerekçesiyle tahliye edilmedi. Meclis’te kabul edilen ve 1 Ocak itibariyle yürürlüğe giren kamuoyunda “İnfaz Yasası” olarak bilinen “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”da yapılan değişiklik kapsamında “iyi hal durumunu” değerlendiren Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, Şahin’in şartlı tahliyeye uygun olmadığına karar verdi.  

 

DİSİPLİN CEZASI YOK

 

Kurul kararında, “iyi hal” sayılabilecek pek çok ibare yer almasına rağmen sonuç kısmında “iyi halli olmadığı” kararı verilmesi dikkat çekti. Kurul kararında, “Kişinin dosyası incelendiğinde, kurum yaşantısında tehdit, tahrik, ısrar, yalan beyan, kavga gibi zorlayıcı tutum ve davranışlarda bulunduğunun düşünülmediği, şuan kurum demirbaşını koruma ve tasarruf kurallarına uyumlu olduğu, toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı gözlemlenemediği, son disiplin cezasını 2017 yılında aldığı, şuan disiplin cezası bulunmadığı değerlendirilmiştir” ifadeleri yer aldı.

 

ÇELİŞKİLİ İFADELER

 

Kurul kararının devamında, Şahin’in cezaevinde bulunduğu süre boyunca idarece konulmuş kural ve kaidelere uyumlu davranmadığı öne sürüldü. Kararda, hala aynı örgüte mensup olan tutuklularla kaldığı ve onlarla beraber hareket ettiği belirtilerek, “iyi halli olmadığı” gerekçeleri sıralandı. Kurul kararında şu ifadeler yer aldı: “Kişinin kuruma yazdığı oda değişikliği talebi dilekçelerinden örgütün içerisinde aktif olduğunun düşünüldüğü, kişinin kaldığı süreçte bireysel görüşme ve grup çalışmalarına katılmamasından dolayı salıverilme sonrasına dair planlarının veya beklentilerinin gözlemlenmediği anlaşılmakla, hükümlünün gözlem değerlendirmesi idare ve gözlem kurulunca 6 ayda bir yapılan iyi hal değerlendirmelerine göre iyi halli olmadığına, koşullu salıverilme tarihi olan 16.04.2021 itibariyle salıverilmesinin uygun olmadığına, hükümlünün cezasının infazına bir süre daha ceza infaz kurumunda devam edilmesine ve hükümlünün durumunun 11.10.2021 tarihinde yeniden değerlendirilmesine…”

 

TAHLİYE GÜNÜ ÖĞRENDİ

 

Duruma dair Şahin’in avukatı Özgür Erol, Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu. Şahin ile yaptığı cezaevi görüşü sonrası konuştuğumuz avukat Erol, tahliye işlemleri için cezaevine gittikten sonra söz konusu karardan haberdar olduğunu söyledi. Erol, “Karar ne bana ne de Fahrettin Şahin’e bugüne dek tebliğ edilmemişti. Kurul bu kararı verirken de Şahin ile herhangi bir görüşme yapmamış. Kararda yer alan iddialar hakkında diyecekleri sorulmadan karar verilmiş. Kararı bugün benimle birlikte öğrendi. 30 yıl hapis yatmış bir insanın böylesi bir muameleye maruz bırakılmasını nasıl tanımlayabiliriz” dedi. 

 

‘KEYFİ BİR KARAR’

 

Kurulun şartlı tahliyeyi engelleyen kararına değinen Erol, “Bir insan oda değişikliği istediği için herhangi bir örgüt içinde etkin olduğu sonucuna siz nasıl varabilirsiniz. Bir diğeri siz bu sonuca hangi yetkiyle varıyorsunuz. Siz yargı kurumu musunuz? Herhangi bir yetkiniz yoksa, sizin bu konuda ne düşündüğünüzün ne önemi var” diyerek tepki gösterdi. 

 

Kurulun kararında sıralanan gerekçelerin keyfi olduğunu belirten Erol, “30 yıl hapis yatmış bir insanın 6 ay daha hapis yatmasına neden olan böylesi bir karar almak olağanüstü ve keyfi bir karar. Böylesi bir kararın hukuki hiçbir karşılığı olmadığı gibi, vicdani ve etik açıdan da çok sorunlu bir karar. Buna ilişkin elbette her türlü itirazı yapacağız. Özellikle tedbir ve acil talepli başvurularla bu sürecin takipçisi olacağız” dedi.  

 

GERİYE DOĞRU UYGULAMA 

 

“İnfaz Yasası”nda yapılan düzenleme kapsamında “iyi hal” değerlendirmesinin daha çok adli tutuklulara uygulandığına dikkat çeken Erol, “Böylelikle, siyasiler adliyelerin faydalandıkları infaz kolaylıklarından faydalanamadıkları gibi, var olan şartlı tahliye hakkını da gasp eden bir düzenleme. Burada şöyle bir hukuksuzluk da var. TCK 7. Maddesi der ki; infaza ilişkin düzenlemeler yürürlüğe girdiği andan itibaren uygulamaya konulur. Ve hemen altına şöyle devam eder; şartlı koşullu tahliyeye ilişkin hükümler bunun istinasıdır. Yani koşullu salıvermeye ilişkin hükümleri geriye doğru uygulayamazsınız. Yaptığınız yasa ya da düzenlemeyi bu tarihten sonra işlenen suçlarda uygulayabilirsiniz. 30 yıl önce tutuklanmış ve hüküm giymiş bir insanın tahliyesine 3 ay kala yürürlüğe giren yönetmelik, geriye doğru hukuk dışı bir şekilde uygulandı ve Fahrettin Şahin’in tahliyesi engellendi” şeklinde konuştu.

 

MA / Zemo Ağgöz

İlişkili İçerik