20.02.2026
“Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde!..”
Yıllar yıllar önce,
Bir şubat ayının son haftasında
Acıların çaresizliğinde,
Bir rastlantı sonucu o
Yasaklı, el değmemiş topraklarda,
Cennet ile cehennemin kesiştiği
Ufuk çizgisinde doğdum.
Beyaz karlar örtüyordu
Kara toprağı.
Okyanus ötesi mor ışıkların altında
Dört mevsim, dört kitap
gece gündüz demeden
Acılı safranların bıraktığı acıyla
Mis kokulu çiçeklerin melodisi eşliğinde
Doğdum, buldum kendimi.
Yaprakları dökülmüş ağaçlar
Eteklerini yellendiriyor rüzgarda.
Hayal kırıklıklarıyla dolu geçen,
Bir sistemin
Çark dişlileri arasında,
Bütün geçmişi geleceği ipotek altına alınmış,
Açlığa, yoksulluğa, mahkum edilmiş olarak
buldum kendimi.
Hayatla ben kavgalıyız…
Bir sihirbazın eline düşmüş,
Büyüsüne kapılmış gibi
manyetik,
Bir akımın sarmalında
buldum kendimi…
Takvim yaprakları
Yirmi sekiz Ekimi gösteriyordu.
Yıl Bin dokuz yüz doksan üç
Saatler çoktan gece yarısını geçmişti,
Sabahın kör bir saati.
Zaman sabahın kapılarını çoktan aralamıştı.
Saat sabahın Sıfır iki buçuğu…
AliBaba ARI
1 Nolu F Tipi Hapishane
TEKİRDAĞ