Elazığ Hapishanesinden bir şiir ile bir mektup: "Ağrıyan yanım..."

Merhaba

(…). Malum, koronadan dolayı telefon ve görüş dışında tüm etkinliklerimiz yasaklanmış durumda. Son bir buçuk yıldır ağır bir tecrit altındayız, cezaevleri olarak. Ben de süreci daha çok şiire yoğunlaşarak değerlendirmeye çalıştım. Şiirsel yönümü geliştirebilmek için bol bol şiir, roman ve hikaye kitabı okudum, açıkçası işe de yaramadı değil. Zamanımızın çoğu okumakla geçiyor zaten. O konuda sizden çok daha avantajlıyız. Bu kitap kısıtlaması da olmasaydı iyiydi ama il halk kütüphanesi ve kurum kütüphanesinden karşılıyoruz. Şuan elimde Yaşar Kemal’in “Karıncanın Su İçtiği” isimli romanı var, yeni başladım. Sizin “Arkası Yarın”ı da istedim, şu an yanımdaki arkadaş okuyor, ilk fırsatta onu da okuyup belki notlarımı paylaşırım.

Bilmeyenler “Cezaevinde zaman çok, yan gelip yatıyorlar” diye anlatıyorlar cezaevini ama inan altı yıla yakın cezaevinde olmama rağmen dinlenebilmek için bile zaman bulamıyorum bazen. Ama yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim. Şu yayınevi işini de halledebilirsem, en az bir hafta tatil yapacağım.

                Değerli yoldaşım; benim şimdilik söyleyeceklerim bunlardır. Yanımda bulunan arkadaşların sana-sizlere çok selamları var. En son şiirlerimi gönderirken bir tanesini unutmuşum. Ağrı’da amcası tarafından katledilen küçük Leyla için yazmıştım. Onu da alta yazıyorum, senin de görmende fayda olacağını düşündüm. Sana bir de fotoğraf gönderiyorum. O zaman açlık grevinden yeni çıkmıştık. Zaten sonradan araya korona falan da girince bir daha çektirme fırsatım olmadı. Sağdaki kısa boylu olan benim, soldaki de Dersimli İrfan Lop arkadaştır. Kal sağlıcakla…

AGRIYAN YANIM

Tanrılar şahidimdir,

Senden sonra başladı unutkanlık.

Mevsimler gelmeyi unuttu,

Yağmur yağmayı, ırmaklar akmayı…

 

Deryalara yazdım seni ak’tın.

Bulutlara çizdim ak’tın,

Dizelerde aktın.

İlhamımla yaratıp dolaştırdım gülüşünü,

tomurcuklarda aktın.

 

Tercümanlar çeviremedi seni, gittiğin yoldan.

İşçiler çalıştırmak istedim doruklarda,

Heykeltıraşlar, mimarlar…

Gittin!

Öksüz kaldı ardında bıraktığın oyuncaklar.

Zimmetine alıp yüreklerimizi,

Hakk’a doğru aktın.

 

Aynalar ifşa etmesin diye söylüyorum;

Ben de bir amcayım.

Ama tanrı şahidimdir Leylam.

Ağrı’lıyım bugün.

Ağrıyan yanım… Bezirhan’da…

21.06.2021

Hakkı AY

1 No’lu Yük. Güv. C.İ.K, C-2

ELAZIĞ

 

İlişkili İçerik