SÜRGÜNÜN ŞİİRİ
Hicran vakti
Gelip çattığında
Sessizlik çöker
Koğuşun üstüne
Çabasız bir telaş alır
Tutsakları
İstemsizce atılır
Her adım
İtinayla toplanır
Tüm eşyalar
Gidenlerden geriye
Yalnızca anıları kalır
***
B-6’nın her köşesi
Anımsatır onları
Şimdi kapıdan
Tahtıyla Xece giriyor
Şirin gülüşüyle
Sigarasını yakıyor
Peşinden
“Güneş” doğuyor avluya
Diyor ki
“Cane naptın
Ağlatma hevalleri”
***
Unutmaz B-6
Unutmaz gidenlerini
Kimse kalmasa bile
Duvarlar anlatır
Onların öykülerini
***
Mazgal açılıyor
Dağınık topuzuyla Dilek
Hasretle konuşuyor
Avludaysa
Sone voleybol oynuyor
Zeynep elinde radyosu
Volta atıyor
***
Hicran vakti
Gelip çattığında
Bir hüzün çöker
B-6’nın üzerine
***
Hicran vakti
Gelip çattığında
Hüzün isyan olur
Sıkılı yumruk mavzer
***
Hicran vakti
Gelip çattığında
Hazırda bekler
Tutsaklar
Düşmanlarını
***
Hicran vakti
Gelip çattığında
Zılgıtlarla uğurlanır
Kavgaya tutkunlar
***
Ve hüzün vakti de
Geçer gider
Yine doldurur
Kahkahalar koğuşu
Görülmemiş günler
Yaşanmamış anlar
Bekler onları
B-6 koğuşunda
***
Ne getireceği
Belli olmasa da
Doğacak güneşin
Gidenler de
Kalanlar da
Her daim dirençli
NOT: Bu şiir 02/08/2026 tarihinde yolladığımız son sürgünün ardından yazıldı.
Ayşenur SEMİZ
Kadın Kapalı Hapishanesi B-6
Bakırköy/İSTANBUL