Hapishanelerde Kitlesel Sürgünler Yaşanıyor

“İçeridekileri hatırlamak çoğu zaman dışarıdaki arkadaşlar için önemli görülmüyor. Hele bir de insan, bizim gibi uzun yıllar yatınca,  duvarda asılı duran ve ara sıra bakılan bir hatıra fotoğrafına dönüşüyoruz.”

Seyit Oktay (Muş E Tipi hapishanesi)

Hapishanelerde Savaşın yansıması yaşanıyor demiştik son açıklamamızda. hak ihlallerinin, keyfi cezaların arttığını ve hatta fiziki işkencenin başladığını duyurmuştuk. Konuyla ilgili basında çıkan haberleri ve tutsak mektuplarını paylaşmıştık.

Bunların yanı sıra sürgün politikası da hız kazandı. kitlesel sürgünler başladı. Tutsaklar istedikleri kente, değil istemedikleri kentlerin hapishanelerine yollanıyorlar. Ailelerine - ziyaretçilerine uzak düşsünler, kendilerini iyice tecrit içine hissetsinler diye. tabi bu politika aynı zamanda tutak yakınlarına da yapılan bir eziyettir. tutsakların yakınları, çocukları, anne ve babaları -birçoğu uçak parası bulamadığından- otobüsle yolculuk yapıyor- 1 saatlik görüş için kimi zaman 24 saat yolculuk yapıyor.

Ebedin Abi adlı tutsak, ekibimize yolladığı mektupta bu konuda çok çarpıcı açıklamalar yapmıştı: "Görüş saati bazı cezaevlerinde 45 dakika, bazılarında 1 saatti. Bize sıra bazen öğleden sonra 3-4’de doğru gelirdi. (Ziyaretçilerim) Kış ortası o soğuklarda gece yarısı yollara düşerler, sabah erkenden otobüsten inip cezaevi kapısına gelirlerdi. Uyumadan, dinlenemeden 7-8 saat kış soğuğunda görüş sırası beklerlerdi. Ve bu kadar bekleyiş sonucu içeri girmeleri ile çıkmaları bir olurdu. Gidiş-dönüş yolculuğu 2-3 gün sürerdi..."

Takipçilerimize adres değişikliğini bildiriyoruz. bildirmeye devam edeceğiz. ancak dönem dönem hemen haber alamadığımız sürgünler yaşanıyor. bazı mektuplar geri dönebiliyor. buna rağmen mektup gönderme ısrarımızı korumalıyız. geri dönen mektubumuzu söz konusu tutsağın yeni adresini öğrendiğimizde yeniden yollamalıyız. Örneğin müebbetlik tutsaklardan Ali Gülmez Edirne'ye sürgüne yollanmış. henüz yeni açık adresini bildiren mektubu gelmedi. En kısa zamanda duyuru yapacağız.

“Bu cezaevinde renkler bile yasak” başlığıyla mektubu haberleşen tutsaklar da sürgün edildi. İzmir 2 No'lu F Tipi Hapishanesi'nden mektup gönderen Ozan Oğuz adlı tutsak ve arkadaşları Silivri 2 No'lu L Tipi Hapishanesi'ne yollandı.

Doğudaki hapishanelerden içlerinde seçilmişlerin de olduğu 211 tutsak son 2 haftada Karadeniz bölgesine sürgün edildi.

Tutsak Seyit Oktay'ın sitemkar sözleriyle başladık, kampanyamızın sloganıyla bitiriyoruz açıklamamızı:

"Sizin hala bir mektup arkadaşınız yok mu? Oysa onlar sizin için içeride, unuttunuz mu?"

Görülmüştür Ekibi

İlişkili İçerik