707. F OTURMASI’nda bu hafta, halen Gebze Kadın kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta olan, çalışma arkadaşımız hasta ve engelli mahpus Hatice Onaran’ın durumunu sizlerle paylaşıyoruz.
HASTA MAHPUS HATİCE ONARAN
SERBEST BIRAKILSIN!
Türkiye kamuoyu uzun bir süredir haksız suçlamalar, gözaltılar ve tutuklamalarla meşgul. Ne yargılama süreçlerinde ne de yargılama sonrasında yasalara uyulmuyor. Bu hafta durumunu kamuoyu ile paylaşacağımız, komisyon üyemiz Hatice Onaran gibi binlerce insan mağdur edilerek, haksız yere hapishanelerde tutuluyor ve yasalara ayrılık mahpusluk sürecinde de devam ederek, özellikle hasta mahpuslar açısından doğrudan yaşam hakkını tehdit eder bir hale geliyor.
707. F OTURMASI’nda bu hafta, halen Gebze Kadın kapalı Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta olan, çalışma arkadaşımız hasta ve engelli mahpus Hatice Onaran’ın durumunu sizlerle paylaşıyoruz.
61 yaşındaki Hatice Onaran; % 79 engelli ve kanser hastası olup, düzenli tedavi altında, hijyenik bir ortamda, stresten uzak yaşaması gerekirken serbest bırakılmamakta, sağlığı ve yaşamı tehlikeye atılmaktadır.
365 gündür, haksız bir suçlama üzerinden verilen haksız bir ceza nedeniyle hapiste tutulan Hatice Onaran, uzun yıllardır İHD İstanbul Şubemizin Hapishane Komisyonunda gönüllü olarak faaliyet yürütmekteydi. Bu süre içinde mahpuslara ilişkin çalışmalarda çok büyük bir çaba gösterdi. Bu sebeple mahpusların içerde yaşadıklarının en büyük tanıklarından biri idi ve sorunların ortadan kaldırılması için çok mücadele etti. Hasta mahpuslara ilişkin ise daha özel bir çabası oldu. Onlarla her anlamda dayanışmayı hayatının temel bir misyonu olarak gördü. Nitekim Hatice Onaran, hasta mahpusların derneğimize mektup yoluyla yaptıkları başvurular veya ailelerinin derneğimize bizzat gelerek yaptıkları başvurular üzerine, mahpusların yaşadığı derin yoksulluğa kayıtsız kalamadığı için, kendi imkanları doğrultusunda, aralarında eski eşi Menderes Leyla'nın da olduğu 8 hasta mahpus adına cüzi miktarda bir parayı hapishane idaresi hesabına yatırdı. Devletin resmi kurumu olan PTT aracılığıyla, devletin kasasında tutulmak ve hapishane idaresi tarafından harcanmak üzere yatırılan bu paralarla, ekonomik destek talep eden yoksul ve hasta mahpusların temel insani ihtiyaçlarının giderilmesi için insani bir dayanışma sunmak istedi Hatice Onaran.
Ancak; bu insani dayanışma hiçbir surette herhangi bir suç teşkil etmemesine, yasada bu konuda açık bir hüküm olmamasına rağmen suçlama konusu yapıldı. Hatice Onaran tam da kolon kanseri tedavisi gördüğü bir dönemde, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet” suçlaması ile karşı karşıya kalarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı ve sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hatice Onaran’ın aldığı bu ceza için avukatları istinaf yoluna başvurdu, ancak istinaf sadece birkaç ay içerisinde bu kararı onayladı ve karar kesinleşti. Bunun üzerine TEM şube polisleri Hatice Onaran’ın evine giderek onu tutuklamak istediler, o gün evinde olmayan Onaran, 10 Ekim 2024 tarihinde avukatları ile birlikte bizzat kendisi gidip savcılığa teslim oldu ve o gün tutuklandı. Ve o günden bu yana, yani tam bir yıldır, haksız ve hukuksuz yere almış olduğu bir ceza Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulmaktadır.
Yukarıda değinildiği üzere, mahpuslara para göndermek suç değildir. Nitekim bu husus, mahpuslara para yatırmak ve mahpusların hesabına yatırılan paranın nasıl harcanacağını düzenleyen “Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik” ile de açıkça ortadadır. Buna göre;
-Birincisi; Mahpuslara elden para verilmez, mahpus adına cezaevi idaresine yatırılır. Yönetmeliğin 5. Maddesine göre; “Banka ve posta aracılığıyla gelen veya ziyaretçiler tarafından hükümlü ve tutukluların nam ve hesabına yatırılan paralar, idarece görevlendirilecek bir personel tarafından alınarak kaydedilir. Müdürü bulunan kurumlarda, hükümlü ve tutuklular hiçbir şekilde yanlarında nakit para bulunduramaz.”
-İkincisi; Mahpus adına cezaevi idaresi hesabına yatırılan para da mahpuslara elden verilmez. Bakanlıkça belirlenen haftalık limit dahilinde elektronik para ödeme sistemi ya da cezaevi idaresi hesabından doğrudan kantin hesabına aktarılır.
Yönetmeliğin 8. Maddesine göre; “Müdürü bulunan kurumlarda kalmakta olan hükümlü ve tutukluların yapacakları harcamalar, nakit hareketi olmaksızın tutulan kayıtlar üzerinden gerçekleştirilir. Hükümlü ve tutuklular, Bakanlıkça belirlenen haftalık limit dâhilinde, nakit hareketi olmaksızın, elektronik para ödeme sistemi bulunan kurumlarda bu sistem aracılığıyla, diğer kurumlarda doğrudan emanet para hesabından kantin hesabına aktarılan para üzerinden harcama yaparlar. Emanet para hesabında para bulunmaması ya da mevcut paradan daha fazla tutarda alışveriş yapılmak istenmesi veya Bakanlıkça belirlenen haftalık limitin aşılması durumunda ihtiyaç istem formu işleme konulmayarak kendisine bilgi verilir.
Böylece mahpuslar adına kimler tarafından para yatırılacağına dair herhangi bir kısıtlamanın olmadığı, hapishaneye yatırılan paranın kullanım tasarrufu tamamen idarenin yetkisinde olduğu, açıkça ortadadır. Kullanımı doğrudan yönetmelikçe belirlenmiş bu hususun hiçbir surette “Terör Örgütünün Finansmanı” olamayacağı tartışılacak bir mesele dahi değildir.
Ancak buna rağmen, Hatice Onaran, hukuka ve vicdana aykırı bir biçimde tutulmaya devam ediliyor.
%79 oranında engeli bulunan Hatice Onaran, tutuklandığı dönemde kolon kanseri tedavisi görmekteydi. Tutuklama ile birlikte tüm tedavi süreci ve tedavi hakkı ortadan kalktı. Eğer tutuklanmasaydı, 16 Ekim 2024 tarihinde Kartal Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 3 ayrı vücut bölgesinden tomografi çektirecek ve detaylı biyokimyasal analiz yaptıracaktı. Ancak bunların hepsi yarım kaldı. Hapiste olduğu süreç boyunca sadece birkaç kere hastaneye götürüldü ve onlarda da kelepçeli muayene dayatıldı. Etkin bir tedavi göremedi ve hala göremiyor. Bunun yanında Hatice Onaran’ın özel beslenmesi ve hijyenik bir ortamda yaşaması gerekiyor. Hapishanede bu koşullar sağlanamayacağından, kanser hastalığının nüks etmesi ve hızla yayılması gibi telafisi imkânsız durumlar gelişmeden, Hatice Onaran hakkındaki bu hukuka aykırı karar düzeltilerek, derhal serbest bırakılması gerekmektedir.
707. F OTURMASI Kapsamında; HASTA MAHPUS HATİCE ONARAN ve BÜTÜN HASTA MAHPUSLARIN SAĞLIK VE YAŞAM HAKLARININ KORUNMASI için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz.
İnsani dayanışma suç değildir!
Hatice Onaran Serbest Bırakılsın!
Tedavi Haktır Engellenemez!
Tecrit Öldürür Dayanışma Yaşatır!
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ HAPİSHANE KOMİSYONU!
--
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Katip Mustafa Çelebi Mh. Çukurlu Çeşme Sk. Bayman Apt. No: 2/1 Taksim- Beyoğlu